Türkler tarih yapar ama tarih yazmaz,diyen kimse, bizi iyi tanıyan biri olduğuna şüphe yok..!
Tarih yazmak bir yana,nice tarihi olayların merkezinde bulunmuş insanlarımızın tarihe tanıklık edecek "hatıra" ları bile bir elin parmakları sayısını geçmez..
Oysa,özellikle tarihin dönüm noktalarında bir öge olarak bulunmuş bu insanların Hayatları,hataları ve hatıraları sonraki nesiller için hazine değerindedir.
Çünkü gelecek bunlar üzerine kurulacaktır..Bunlar geleceğin kurulmasında ana sermaye olarak kullanılacaktır.
Hayatlar ve Hatıralar, ideolojinin kör bakışına teslim olmuş "Tarihçi" lerin,tarih saptırmalarına karşı da koruyucu özellik taşır.Çünkü birinci eldir,apaçık ve yorumsuz..!
Hiç bir "Hatırat" ne kadar öznel olursa olsun, ideolojiye saplanmış bir "Tarihçi" kadar subjectif ve yanıltıcı olamaz..
Hiç bir insan,kendi hayatı üzerinde-eğer yazan gerçekten kendisiyse-büyük yalanlar söyleyemez..
Hayatlar yaşanır biter,hatalar hata sahipleriyle birlikte tarihe karışır ama Hatıralar bize kalır..Yargılam için değil ama yararlanmak için...
Batı toplumlarında geniş bir Hatırat külliyatı varken,bizim bundan yoksun oluşumuz ne büyük bir eksikliktir ki, eksikliğini her an hissettiriyor..
Abdurrahman Dilipak'ın epeyce emek vererek hazırladığı,İşaret Yayınlarından çıkan Dr.Rıza Nur'un, "Hayat ve Hatıratım" ını okurken bunları düşündüm.
Sosyal,siyasal ve toplumsal hayatımızın kırılma noktasında önemli görevler almış Rıza Nur, son derece samimi bir dille anlatmış yaşadıklarını..
Bunlar bugünkü "Resmi" tarih tezlerine ne kadar aykırı düşerse düşsün, olayları farklı açılardan görmek hem hakkımızdır ve hem hakikati anlamanın tek yoludur.
Bugün, bu şahsiyetler ölmüş gitmişken,biz yani bu toplum,bu millet yaşamaktadır ve yaşamak istemektedir.
Tarihi yargılamak için değil ama ondan yararlanmak için istiyoruz.
Dünü,bugünü ve yarını anlamak adına çok önemli bir hazine olduğunu düşünüyorum bu eserin..
Her konuya,özellikle de tarihe "at gözlüğü" ile bakmaktan kurtulmak için ya da dürbünün tersinden bakmak aymazlığından kurtulmak için, bu tür alternatif söylevleri de okumak gereği var..
Emeği geçenlere teşekkür ediyorum..
Okunma Sayısı : 63