Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Savcının darbecilerle tek kişilik mücadelesi
Eski Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, 12 Eylül darbesinin son mağduru. Eski Savcı, yayınlanan yeni kitabında darbecileri yargılamak isterken başına gelenleri anlatıyor.
Cuma, 12 Eylül 2008 13:00

Haber Merkezi / TIMETURK

12 Eylül darbesini yapan dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in yargılanması talebiyle iddianame hazırladığı için görevinden alınan Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, mücadelesini kitaplara taşıdı.

Daha önce “Günaydın Savcı Bey” isimli kitabı çıkan Kayasu, 12 Eylül darbesinin yıl dönümünde ikinci kitabını yayınladı. 

Kayasu, Metropol Yayınları’ndan çıkan “Onuncu Köyün Savcısı 12 Eylül’ün Son Mağduru” isimli kitabında darbecilerin yargılanması ve haksız bir şekilde men edildiği mesleğine dönmek için verdiği mücadeleyi ayrıntılarıyla anlatıyor. Kendi mücadelesi üzerinden Cumhuriyet savcılarının içine düştüğü duruma dikkat çekiyor.

Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Peki doğruyu söyleyen bir savcı ise ne yaparlar, onu da mı kovarlar? Kitap darbecileri yargı önüne çıkarmak isteyen Savcı Sacit Kayasu’nun başına gelenleri anlatıyor.

Eski savcı, kitabında dönemin Cumhurbaşkanı, başbakan, milletvekilleri ve bakanlarına yazdığı mektuplara da yer veriyor. Tek kişilik mücadelesini anlatıyor.

Kayasu, bugün gelinen noktada “Ne darbecileri yargı önüne çıkartabildim, ne de kendimi yargılanmak ve ihraç edilmekten kurtarabildim. Bir hukuk devletinde üstelik de bir savcının bu duruma düşmesi acıdır ama ondan da önemlisi utanç vericidir” diyor.

Kimse bana sahip çıkmadı

“Kendinizi neden onuncu köyün savcısı olarak görüyorsunuz?” şeklindeki soruya şu cevabı veriyor: “Dokuz köyden kovulmama sebep olan olay, 12 Eylül darbesini gerçekleştiren Kenan Evren hakkında iddianame tanzim etmemdi. Türkiye’de bunu herkes söyleyebilirdi ama dava açmaya kalkışmak olacak şey değildi. Askere dokunan yanardı. Savcı bile olsan Türkiye’de asker hakkında ithamda bulunamazdın. Bu yüzden kimse bana ve davama doğru dürüst sahip çıkmadı. Yazarından sanatçısına, çizerinden akademisyenine kadar hemen herkes benden uzak durdu. Milletvekili ve bakanlar sesimi duymazdan geldiler. Cumhurbaşkanı ve başbakan ise hiç ilgilenmedi.

Sanki demokrasi bir tek bana gerekliydi ve darbe bana karşı yapılmıştı. Hâlbuki ben 12 Eylül darbesinden en ufak bir zarar görmemiştim. Yazdıklarım ve söylediklerim hep doğruydu. Ama ben her köyden kovuldum. Belki 10. köyde umduğumu bulabilirim.”

Pişman değilim

Kayasu, bütün yaşadıkları sıkıntılara rağmen pişman olmadığını şu sözlerle dile getirdi: “Varsın yanımda doğru dürüst kimse olmasın. Veya beni aptallıkla suçlasınlar. Yaptığımın doğru olduğuna ve mutlaka yapılması gerektiğine hep inandım.”

Kayasu, “Ne istiyorsunuz?” sorusuna ise, “En verimli zamanımda mesleğimden edildim. Tamam, savcılığa dönemiyorum. Ama avukatlık yapmak istiyorum. Bu hakkımın iade edilmesini istiyorum. Ben hukuk fakültesini boşa okumadım” dedi.

12 Eylül darbecileri yargılanabilir

Darbecilerin halen yargılanabileceğini düşünen Kayasu, “Birileri çıkıp yargının herkes için işletilmesini istemeye cesaret ederse 12 Eylül 2010’a kadar Kenan Evren ve diğer sorumlular hakkında dava açılması mümkün” diye konuştu.

Kayasu, “Kenan Evren’e hapse göndermekte ısrarcı mısınız?” sorusuna ise, “90 yaşına gelmiş bir insanın hapse girmesi şart değil. Yargılanıp mahkûm olması, darbecilerin cezasız kalmadığını göstermesi açısından yeter” cevabını veriyor.

Ergenekon davası beni umutlandırdı

Darbecilerin yargılanması noktasında Ergenekon davasının kendisini umutlandırdığını ifade eden Sacit Kayasu, davaya bakan Savcı Zekeriya Öz’ün yıpratılmak istendiğine dikkat çekti. Kayasu, “Eğer bu dava da fiyaskoyla sonuçlanırsa, davayı takip eden savcılar cezalandırılırsa o zaman darbe heveslileri darbelerine devam edeceklerdir. Türkiye darbe geleneğinden kurtulamayacaktır” dedi.

Kayasu’nun kitabı da savcıların çetrefilli konulara girdiği zaman başına nelerin gelebileceğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Kitabı okuyanlar, Türkiye’nin neden darbelerden kurtulamadığını daha yakından görecekler. Aynı zamanda bir savcının otobiyografisi niteliğinde olan kitap, baştan sona ilgiyle okunacak türden.

Darbenin kronolojisi

Kayasu kitabında 12 Eylül darbesinin kronolojisini şöyle anlatıyor: “12 Eylül 1980’de yapılan darbenin ardından 650 bin kişi gözaltına alındı. Yargılanan 230 bin kişiden 7 bini için idam istendi. Bunlardan 517’si idama mahkûm edildi, 50’si asıldı. 400 gazeteciye 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 30 bin kişi sakıncalı olduğu gerekçesiyle işten çıkarıldı. 388 bin kişiye pasaport verilmedi"

 

biz kaç kişiyiz
tarık yüksel
biz kaç kişiyiz kaç kişi kaldık nokta com gibi sitelerle kaç kişi oldıklarının öğrenen ...... kominist ..... haline düşmek onlar kadar azalmak ne kadar acı. Galiba toprak kutsal değil. devlet kutsal değil. insan ve refah kutsal. ŞEREFSİ BİR TOPLUMUN EN ŞEREFLİSİ en şerefsiz OLANIDIR.
Cumartesi, 13 Eylül 2008 14:35
yalnız,sahipsiz.. ama ONURLU GURURLU...
cemil nadir özgün
Yazının ayrıntılarını zaten başlıkta yazdım.Buna çok şey eklemek sonucu değiştirmiyor Zaman başa sarılıp düzeltilemiyor...12 Eylül şudur...12 Eylül budu..Şöyle oldu böyle yapıldı diye söyllenenler bu GURUR sahibine ne türden yaklaşımlar getirdiler?Ben enazından yorumlarımda ya da kendi meslekdaşlarına yazdığım mektuplarda SAVCILIĞIN KAYASU OLMAYI GEREKTİRDİĞİNİ yazdım.Onun acısını yaşayarak değilse bile anlayarak.Darısı(Kovulması değil canım..Hukuk ahlak-bilinç ve sorumluluğunu kastediyorum.)SAVCI ÖZ'ün başına...
Cuma, 12 Eylül 2008 13:06
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 1.9865 1.9961
Dolar 1.5711 1.5787
Sterlin 2.3159 2.3280
RÖPORTAJ
Anket
Kurbanınızı kendiniz mi keseceksiniz yoksa vekaleten mi kestireceksiniz?












Foto Galeri
Videolar