Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rusya faturayı Türkiye'ye kesti...
Moskova, savaş gemilerine boğazlardan geçiş izni verdiği için faturayı Türkiye'ye keserek, '21 gün içinde gemiler Karadeniz'den çıkmazsa sorumlu Türkiye olur' dedi.
Perşembe, 28 Ağustos 2008 10:51

 

Karadeniz’e giren NATO savaş gemilerini yakından izleyen Moskova, Boğazlardan geçiş izni verildiği için Türkiye’ye fatura kesti.

Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı General Nogovitsin, "Karadeniz savaş gemisi kaynıyor. Montrö Antlaşması’na göre azami süre olan 21 günün dolmasını bekliyoruz. NATO gemileri Karadeniz’den çıkmazsa, bunun sorumlusu Türkiye olur" dedi.

NATO ülkelerine ait savaş gemilerinin birbiri ardına Karadeniz’e girişini ilk defa "Güvenliğine ciddi tehdit" olarak tanımlayan Rusya, 1936 Montrö Antlaşması’nın ihlal edilmemesi konusunda Türkiye’yi uyardı.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir dizi NATO ülkesi savaş gemisinin bölgedeki faaliyetlerini değerlendiren Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı General Anatoliy Nogovitsin şöyle konuştu: "Karadeniz savaş gemisi kaynıyor. 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi uyarınca Karadeniz’e kıyısı bulunmayan yabancı bir ülke, Karadeniz’e toplam 45 bin tonu geçmeyecek askeri gemi sokabilir. Bu gemilerin burada bulunma süreleri 21 günü geçmemeli. NATO savaş gemilerinin amacından haklı olarak şüphelenen Rusya, Karadeniz Donanması üzerinden yabancı deniz araçlarını askeri kurallara göre takibe başlamıştır." Nogovitsin, üç haftalık sürenin dolmasını beklediklerini belirterek, "21 günün sonunda NATO savaş gemileri burada kalmaya devam ederse, ilk sorumlunun Türkiye olacağını hatırlatmak isterim" diye konuştu.

100 NATO füzesi toplandı

Söz konusu NATO savaş gemilerinde 2500 km menzilli, nükleer başlık taşıyabilen Tomahawk füzeleri bulunduğunu hatırlatan Nogovitsin, "Şu anda Karadeniz’de 100’e yakın füze toplandı. Bu füzeler bulundukları noktadan Kafkaslar bir yana, Baltık kıyısındaki St. Petersburg şehrini bile vurabilir. Rusya bu güçlerin varlığını elbette sorgulamak zorunda" dedi.

Karadeniz’deki NATO gemilerinden duyduğu rahatsızlığı dün ilk kez "alarm" düzeyinde değerlendirmeye başlayan Moskova, kendi filosunu da harekete geçirdi. Moskova kruvazörünün Sivastopol üssünden Abhazya karasularına girmesiyle, bölgedeki Rus savaş gemisi sayısı altıya çıktı.

Şanghay buluşması

Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanıması üzerine Batı’dan gelen sert tepkilere kulak tıkayan Moskova ise, Çin’in kapısını çalmaya başladı. Tacikistan’da çalışmalarına başlayan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesine katılmak üzere Duşanbe’ye hareket eden Rusya Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev, ŞİÖ ülkelerinden açık destek bekliyor. Ancak siyasi uzmanlar, ŞİÖ’nün dengeli bir tavır takınacağı görüşünde.

Sözleşme ne diyor

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre, Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin bu denizde bulundurabilecekleri gemilerin toplam tonajı 45 bin tonu, kalış süreleri ise 21 günü geçemez. Azami kalış süresinin aşılması halinde uluslararası bir antlaşma çiğnenmiş olur. Bunun yaptırımı antlaşmada yer almasa da, koşulların denetimi Türkiye’nin sorumluluğunda.

İlgili haber için tıklayın:

‘Türkiye’nin yolu çok zor’

 

 

türkiye sağlam
mehmet ilbaş
arkadaşlar sizin bu yorumlarınız türkiyenin, aciz güçsüz dışa bağımlı bir ülke olduğunu gösteriyor. Oysaki hiç Âlakası yok. Şu ana kadar bir çok emekli bordo berelinin, sat komandosunun röpörtajını okudum ve hepsinin başından geçen çok büyük olaylar var rusya zamanında boğazlardan geçmek için 8 gemiden oluşan bir filo yollamış tam boğazların yakınına yaklaştığında deniz mağarasının altından bir denizaltı çıkmış ve rus donanması hızlı bir şekilde oradan kaçıp uzaklaşmış. . . hiç mi bordo bereli hikayesi okumadınız . .. çuval geçirme olayında o bölgede 10 kişilk bordo bereli timi 45 abd askeri ve 20 kürt varmış eğer bordo bereli timin komutanı emir verseymiş oradan sağ asker çıkamazmış bu olay üzerine abd askerleri üslerine döndüğünde abd gemelkurmaylığından üst düzey bir yetkili türk görevlileri arayarak :sizlere minnettarım askerlerininiz askerlerimizi güvenli bir şekilde yolladı teşekkürler. . . aynen böyle bir konuşma geçmiş yani diyeceğim kimse türkiyeye saldırma cesaretinde bulunamaz eğer türkiyenin böyle özel kuvvetleri ve üst düzey hava kuvvetleri olmasaydı çoktan türkiye paylaşılmıştı . .. herkes rahat olsun. . . sayqılarımla. . .
Pazar, 07 Eylül 2008 15:42
ÜLKEMİ SEVİYORUM
Hakan
ABD kendi çıkarları ugruna arada Türkiyeyi harcıyor. Peki ben ülkemi seven bir sıradan vatandaş olarak bunu anlıyorumda Bu ülkenin Ben cumhurbaşkanıyım Ben başbakanıyım Ben genaralıyım. Diyenler bunu nasıl yorumluyor. benim dütün dünyanın gördüğünü ggörmüyorlarmı.
Salı, 02 Eylül 2008 17:24
Türkiye nin gücü
Hakan tüt
Evet türkiye kendini ispatlamak istiyorsa uluslar arası anlaşmaların gereğini yerine ğetirip anlaşma koşullarını8 aşan ülkelere dur deme yetkisi var bunu kullanmasa yarın rusyada bogazlardan savaş gemileriyle çıkış yapar öbürü giriş yapar türkiye bu bogazın paralı bekcisi bile olsa ne yazar. DEVLETLER. ÜLKELER .ULUSLAR Böyle dönemlerde belli olur. Türkiye bu gücünü kullanmaktan aciz. bizim ticaret bakanıda çıkmış diyorki rusya ticarete ambargo koyatrsa Bizde koyarız olur biter Be bakan sen rusyadan mal alıyorsu sen mecbursun rusya istediği ülkeden mal alır sen dogalgazı petrolü kimden alıacaksın . Atalarımız dogru demiş AKISIZ BAŞIN CEZASINI HALK ÇEKER diye. Saygılar
Salı, 02 Eylül 2008 17:19
sözleşme
tunç altan
sözleşmeler anlasmalar olsa ne yazar hic bişey türkiyenin elinde değil ki gemiler gecer uçaklar gecer incirlikteki gibi batı güçlerinin hic öyle bi derdi yok montrö gibi falan filan geçerken para verseler bari :)
Cumartesi, 30 Ağustos 2008 03:59
olmadık şeyle ne uğraştık kaldık
1
abd nin yapmak istediği yine şeytanın bir numaralı özelliğidir ortaya bir çomak sokmak sonra da bakalım ne olacak diye karşısına geçip seyretmek. daha önce kaç yerde yaptılar bunu artık akıllı olalım.maşa değil.yarun rusya ile birbirimize bir düşürürlerse abd inine çekilip sadece ortamı karıştırmaktan başka bir politikayı sergilemeyeceğini ben size söyliyeyim. abd ve ab hiçbir zaman parmağını alevin üstüne tutmaz.sadece ortaya bir şey atar sonra da karşsına geçer işte zira barış gelsin edalarıyla sistemi söndürme edalarına girişir.dünya savaşlarında görülmedi mi bu. ve şu anki savaşalrda.sonra bakıp görüyor işte efendim biraz olay çözer gibi yapma havası estirerek wilson ilkeleri falan filan,biz sürü şey...burada da yapacağı şey aynıdır.karadeniz de ortalığı karışıklığa vererek sonra arkadan silah satmalar falan sonra baktı gördü iş kızışıyor mu bir takım tehditlerle arkadan bir ilke ortaya atar ve olayı bitirdiğini gösterir havası verir.Kürlerle biz Türklerin arasını açan,kıbrıs da haklı old.halde bize amborgo koyan,2.dünya savaşında bizi de zorlamaya çalışan,1.dünya savaşında bir takım sömürge ile beslenen alglere işte sanki efendilik havası vererek tüm zararların bizim gibilerin üstüne yılıklmları...yani dışarıdan 3.kşinin fitnesine kanarak birbirimize düşmeyelim.Yunanistan a kıbrıs da pompayı veren kim? Batı.vs.vs.
Perşembe, 28 Ağustos 2008 17:24
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.0052 2.0149
Dolar 1.5858 1.5934
Sterlin 2.3896 2.4021
RÖPORTAJ
Anket
Hindistan saldırılarını Müslümanlar mı yaptı?












Foto Galeri
Videolar