Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ö. F. Gergerlioğlu
Hem kel hem de fodul
Salı, 03 Haziran 2008 08:36

Son günlerde   yaşanan  olaylar  aslında  başka  bir  açıklama  ihtiyacı  hissettirmeyen  ve  diğer  olaylarla  kendini   açıklayan  ve   eleveren   olaylar  olarak  önümüzde  duruyor. Bu  ülke'de  Hz.Muhammet ile  dalga   geçilebiliyor  ama  Türkiye'de  dine  baskı var  diyen  Ali  Babacan'a  şiddetle  saldırılıyor. CHP  Genel  Sekreteri  Önder  Sav son  günlerde  gündemden  düşmüyor  ve saklandıkça  başına  yeni gaileler  açılıyor. Önder  Sav'ın  tavırları  açıklanmaya  çalışılırken Ali Babacan  konuştu  ve  olaylar  matematikteki  sağlama  gibi  kendisini açıkladı.  

Ali  Babacan'ın  Avrupa'da  “Türkiye'de  Müslüman  çoğunluğa da  baskı  var”  sözleri  boşuna  söylenmiş  bir söz  değildir. Zira  Türkiye'de  din  özgürlüğü  denince batılıların  akıllarına  hemen  hristiyanların  hakkı  geliyor. Sanki  din  özgürlüğü  alanında sadece  ve  sadece  hristiyanlar  sorun  yaşıyor.Tabiiki  hristiyanlar da dinlerini  yaşama ve yaşatma  alanında  sorunlar  yaşıyorlar. Ama  bu  ülke'de  yıllardır  büyük  gerginlik   dinini  sosyal  hayatta  yaşamak  isteyen  müslüman  çoğunluk  ile  devlet  erki  arasında  olmuştur. Önder  Sav   trajik  bir biçimde  bu   gerçeğin  önemli  bir  prototipi  iken  CHP'liler Ali  Babacan  hakkında  mecliste  soru  önergesi  veriyorlar. 

Önder  Sav  konuştu  ve  80 yıllık   elitist  zihniyetin  yapısını  özetledi. Yıllardır  milletin  dini  değerleri  ile  dalga  geçmeyi  bir  marifet  sanan  bir  anlayış vardı. Dini  geri  bir  anlayış, dindarları hep dalga  geçilecek  kişiler  olarak  gördüler. Çağdaş cumhuriyet  tüm  gerilikleri  yok  edecekti. Cumhuriyet'in  halkevlerinde  yetişen  aydınları halkı  yobazlıktan , karanlıktan  kurtaracaktı.Halkın  değerleri  ile  dalga  geçerek  aydınlatmaya   başladılar. Halka  tepeden  bakan  aydınlar cehaleti  yok  edecekti. Gizli  açık  hayatın  bir  çok  alanında  din  ve  dindarlarla  alay  etmeye  başladılar.Sinema  filmlerinde,  tiyatrolarda  gazetelerdeki  karikatürlerde  dalga  geçilen  hep  dini  değerler  ve  dindar  kişilerdi. Karanlığı alay  ederek  tahkir  ederek  yok  edeceklerdi. Fakat  zamanla  halkın  dini   bırakması  şöyle  dursun  dine ve  dindarlara  daha  çok yaklaştığı  anlaşıldı. Bu  sefer  dindarlara  açık  bir  baskı  yapılmaya  başlandı. Cumhuriyet  tarihinin  en  büyük  halk  aydınlanma  girişimi  olan  İmam  Hatip  okullarının  sayılarının  artması  gündemdeydi. Zira  fakir  halk  destansı  bir  gayretle  bir  eğitim  hamlesine  girişiyor  ve  zor  koşullarda  hiç  bir  devlet  yardımı  almaksızın  okullar  inşa  ediyordu. Karanlığa  karşı mücadele  ettiğini  söyleyenler  ise  bu  halk eğitim  hareketini  akamete  uğratmak  için  her türlü  yola  başvuruyordu. İmam  hatip  okullarına  gidenlere  zamanın  “Sav”ları  “ölü  yıkamayı  öğrenme  okuluna mı  gidiyorsun”  diyordu  ve  halkın  fakir  çocukları  boynunu  büküyordu.”Sav”lar  çok  cesurdu.Dudaklarından  eksik  etmedikleri  o  müstehzi  gülüşleri  ile  çok  mütekebbir  idiler.Ama  başaramıyorlardı  nedense.Durduramadıkları  yöneliş  bu  sefer  karşılarına  okuma  isteği  ile  dolu  olan  başörtülü idealist  kızlar  olarak  sıkıyordu.Onlara da  her  türlü zulmü  yapıyorlardı.Hakaretler  ediyorlardı  anfilerde. Sınıflardan  atıyorlardı   pek zalim  bir  ruh  hali  ile. Hem  alay  ediyorlar  hem de  zalimce  kovalıyorlardı  sınıflardan.”Sizleri  karanlıktan  kurtaracağız” demişlerdi. Ama  aydınlanmak  İsteyenlerin  okullarını  başlarına  yıkıyorlardı. Sonra da  pişkinlikle  “haydi  kızlar  okula”  kampanyaları  düzenliyorlardı. Başörtülü  kızları  muzaffer  bir  şekilde  okullardan  kovmanın  mağrurluğu  üzerlerinden düşmemişken  yine  başaramadıklarını  anlamanın  hayal  kırıklığını  yaşıyorlardı. Halkın  dini  değerlere  yönelişi  durmamıştı. Yıllarca  hacca  gitmeyi  araplara para  kaptırmak  olarak  anlayan  anlayış  bir  anda  kazara  kameralara  yakalanıyor   ve  80  yıllık zihniyet 2 , 3 dakikalık  bir  kamera  kaydı  ile    bir  anda  kendini  özetlemiş  oluyordu. “Dine  baskı  yok”  diyenler  “hacca  gidersen  Muhammet  seni  bırakmaz”  diyordu  ısrar  eden  yaşlı  adama. Kamera  kayıtları  reddedilemeyecek  bir  şekilde  ortalığa  saçılırken  çorap  söküğünün  başlangıcı  ortaya  çıkıyordu. Özür dilemeyi  düşünmeyen  anlayış  haline  bakmadan  Müslüman  çoğunluğa  baskı  var  diyene de  hakaret  etmekle  meşgul  olmaya  başlamıştı.”Hem  kel  hem de  fodul”  başka  kim  için  denebilirdiki. 

Cumhuriyet  eliti yanlış  bir  yol tercih  etmişti. Halkın  dini  ile  halkın  etnik  kimliği  ile  alay  etme  yolunu  seçmişti. Şimdi  bunlar  karşısına   dev sorunlar  olarak  çıkıyordu. Yıllardır  Türkleştirilmeye    çalışılan etnik  kimlikler  aslını  soruyor,  bastırılmaya  yok  edilmeye  çalışılan  dini  kimlikler  ise  önlenemeyen  bir  yöneliş  ve  yükseliş  gösteriyordu.Küçümseme  en  baştan insani  bir  tavır  değildi ve   bu yüzden  hiçbir  şekilde  başarılı  olamıyordu. 

Pek  manidar  bir  şekilde  kendisini  açıklayan  olaylar  peşi  sıra  geldi  son günlerde. Ama  asıl marifeti  artık  siyasetteki  ve  bürokrasideki  Ortodoks  cumhuriyetçi kesimin  göstermesi  gerekiyor. Cumhuriyetin  demokrasi  katledilerek  devam  ettirilemeyeceğini  anlamaları  lazım. Tarihin  gerisinde  kalıyorlar  ve  tek  sığınakları  olarak  ellerindeki  güçleri  kalıyor. Acilen  durumlarını   gözden geçirmeleri  gerekiyor. Zira  konuştukça  kendi  kendilerini  açıklıyorlar Çok  dikkatli  olduğu  için  önemli  bir  görevde  olduğunu  söyleyen bir  genel  sekreterin  içine   düştüğü  trajikomik  hali  hep  yaşamak  istemiyorlarsa  bunu  yapmak  zorundalar. En  azından  inanmasalar da  insana  ve  inanca  saygılı  olmayı  öğrenmeleri  gerekiyor.

Helal Olsun
Özcan Çapkın
Bu kadar güzel bu kadar anlamlı ve de harfiyen doğru söze ne denir. Olsa olsa şapka çıkartılır. Sayın Gergeroğlu Vallahi helal olsun sana, bu kadar tercüman olunur inananların düşüncelerine. Selamlar.
Pazar, 08 Haziran 2008 12:38
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.0052 2.0149
Dolar 1.5858 1.5934
Sterlin 2.3896 2.4021
RÖPORTAJ
Anket
Kurbanınızı kendiniz mi keseceksiniz yoksa vekaleten mi kestireceksiniz?












Foto Galeri
Videolar