Ergenekon operasyonu ile Türkiye'de bir ilk gerçekleşti. Dokunulamaz sanılan kişilere dokunuldu. Gözaltı sonrası tutuklanana kadar çetecilerin yargılanabileceğine inanamayanlar önemli isimlerin tutuklanması ile rahat bir nefes aldı.Türkiye'de bir ilk gerçekleşti.Hukuk devleti olabileceğimiz ihtimali doğdu.
Darbe günlükleri tekrar okunduğu taktirde 2003 ve 2004de Türkiye'nin çok vahim badireleri atlattığını anlıyoruz. Gözünü darbe hırsı bürümüş eski J and. Komutanı emekli memur Şener bey ısrarla darbe istemiş. Kuvvet komutanlığı düzeyindeki kişiler birbirlerinin ayağını kaydırmaya çalışmış. Genelkurmay başkanı şiddetle sıkıştırılmış.Genelkurmay başkanının “darbe yapmayalım çünkü ortam müsait değil, halk istemiyor” şeklindeki açıklamaları onun dinci(!) olarak yaftalanması için yeterli neden olmuş.Günlüklerden anlaşıldığına göre bilhassa yeni ADD Başkanı eski komutan Şener bey diğer komutanları memlekette irtica olduğuna dair çok dolduruşa getirmiş.Toplandıklarında irtica örneği olarak çeşitli fotolar sunmuş.Kimbilir bu fotolar hangi fotomontajların ürünüydü?Yargıtay başsavcısının Ak Parti iktidarı döneminde İçki tüketiminin azalmasının irticanın arttığına dair bir delil olarak iddianamesinde sunduğu bir ülkede yaşıyoruz.Koca kuvvet komutanları buna benzer birçok bilgi ile bilgilendiriliyordu herhalde.Bu tür irticanın arttığına dair bilgiler anket sonuçları olarakta önümüze 5-6 ay öncesinde gelmişti.Başörtülülerin azaldığına dair anket sonuçları olmasına rağmen yeni yapılan anket sonuçları başörtülülerin dehşet verici boyutta arttığını gösteriyordu.Kurmay olmuş paşalar muhteris Şener bey'in dolduruşuna geldiklerini nedense sonradan anlıyorlardı.Özden Örnek, Şener bey'in gözünü darbe bürümüş ihtiraslı bir kişi olduğunu anlamış.İyi ki de anlamış.Zira başarısız olacağı beli olan bir darbe girişimi ile boş yere birçok masum kişinin kanı dökülecekti.Başarısız olacaktı.Zira halk desteği yoktu.Başarısız olacaktı.Zira bu denli acemice ve amatörce hazırlanmış bir darbe girişimi olamazdı.Bu darbe girişimi eğer fiiliyata geçseydi Levent Kırca skeçlerinin gerçeğini Türkiye'ye yaşatacaktı.Darbe ilan konuşmasında bir diğerinin hapşırması ile konsantrasyonu bozulan komutanın aksilikler üst üste gelince “yapmıyorum arkadaş darbe marbe yapmıyorum.Adamın ağzının tadını kaçırdınız” demesi gibi olmuş paşaların darbe için toplaşmalarının sonu.Aslında dehşet verici bir maceranın tekerine çomak sokan Genelkurmay başkanı Hilmi Özkök yine en dirayetli kişi imiş.
Bunca yargı darbesinden sonra postallı darbe isteği depreşmiş olan emekli memur Şener bey bu kez yeni kod adları ile ortaya çıkmış.Kod adlandırmalarında kendilerini yetim olarak gören komutanlar “gemi aslanı” ve “tayfası” diye nitelendirdikleri hükümeti devirmekten başka bir yol görememişler.Geminin sahil-i selamete ermesi için illaki darbe yapılması gerekmiyormuş anlaşılan.Ama acemi darbecilerimiz darbeye teşebbüs bile edemedikten sonra soluğu kodeste aldılar.Şimdi Ergenekon'un artık tam anlamıyla çözülmesini bekliyoruz.1 numaranın ortaya çıkmasını bekliyoruz.Şener bey 1 numara değilse hala darbe tehdidi vardır ve darbecilere karşı yine müteyakkız olmak gerekir.Darbeye karşı gibi duran bazı kesimlerin ise bilinçaltında şöyle dediklerini duyar gibiyim.”Kardeşim ne olmuş yani paşalarımız cumhuriyeti tehlikede gördükleri için darbe düşünmüşler ama yapamamışlar keşke yapabilselerdi de biz de şu başaramadığımız siyasi mücadeleden kurtulsaydık.Adamlar kötü bir şey mi düşünmüş”
Aslında Özden Örnek'in de gözaltına alınması gerekiyor. Zira kendi bilgisayarından çıktığı ispatlanmış darbe günlüklerinde darbeye destek veren bir paşa da o.Genelkurmay başkanları telefonda kuvvet komutanlarını kendisinden habersiz toplantı halinde yakalayınca çok bozuluyor.Paşalar da bunun üzerine Hilmi Özkök ile teamülün dışında bir tartışma yaşıyorlar.Sonunda paşalar bu Genelkurmay başkanı ile kesinlikle yürünemeyeceğine inanıyorlar.Hepsinden önemlisi günlüklerde “hükümete karşı tüm umudum sizlerde” diyen eski cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in durumu.Bu sözleri başkomutan mevkiindeki bir kişinin askeri gücü elinde bulunduranlardan istemesi son derece gariptir.Aslında Sezer'in de bu çerçevede sorgulanması gerekirdi.
Daha da önemlisi daha önceden Örnek ve Eruygur hakkında suç dıuyurusunun akıbetidir.MAZLUMDER tarafından yapılan suç duyurusu cumhuriyet savcılığından askeri savcılığa gönderilmiş ve orada da dava bile açılmamıştı.Ama şimdi yeni dehşet verici bulgular ile eski paşalar tutuklanıyor.Bu durum bize, her şeyden önce hiçbir ülkede olmayan askeri ve sivil yargı çift başlılığının ortadan kaldırılması gerektiğini gösteriyor.
Ergenekon'un yurt dışına kaçmış paşası Levent Ersöz 'ün Şemdinli'de bomba atan Veysel Ateş'i ekibinde bulundurmasından anlaşılıyor ki 2500 sayfalık iddianameden çok ilginç sonuçlar çıkacak. Hrant Dink cinayetinden Gazi olaylarına Malatya Zirve kitabevi misyoner katliamından Danıştay'ın Ergenekon ile ilişkili katiline kadar anlaşılıyor ki Ergenekon çok geniş bir yelpazede faaliyete bulunmuş. Ergenekon belikli kalıcı tarihi kökleri olan ve birçok insan hakları sorununun müsebbibidir. Artık adil yargıya düşen kollarının bir kısmı tutulmuş o dev ahtapotun gövdesine inmek.Bu gözü dönmüş ahtapotun tamamen yok edilmesi için kime ucu dokunursa dokunsun hukuk'un sonuna kadar işletilmesi gerekecek.Adalete inanmış bireyler o dev ahtapotla efsanevi bir mücadele vermek zorundadır.