Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Norveç’te Müslüman ayrımcılığı
Türk göçmen Gülay Tetik 15 aydır çalıştığı çocuk yuvasından Lutheran Hıristiyan olmadığı gerekçesiyle kanundışı şekilde işten çıkarıldı.
Çarşamba, 11 Haziran 2008 12:51

Haber Merkezi / TIMETURK

Avrupa’da Müslümanlara yönelik ayrımcılık ve din ırkçılığına bir örnek Norveç’te yaşandı. Türk göçmen Gülay Tetik 15 aydır çalıştığı çocuk yuvasındaki görevini dini gerekçe gösterilerek işine son verildi.

8 yıl önce Türkiye’den göçen Tetik, Bergen Indermisjon çocuk yuvası hakkında konuşmaktan kaçınıyor. Onun savunmasını ise daha önce beraber çalıştığı Norveçli Mona Blanco üstlenmiş. Tetik, yasalara aykırı şekilde, işine son verildiği gün yuvadan ayrılmak zorunda bırakılmasını Blanco, “utanç verici ve korkunç” olarak niteliyor.

Tetik’in dini gerekçelerle işten kovulmasının kanıtları ise kendisine verilen Tavsiye Mektubu’nda ortaya çıktı. Müdür Ase Johannessen mektubunda, Tetik’in sakin ve harika karakteriyle görevindeki başarısını överken, yuvanın sahibinin çalışanların Lutherian Hıristiyan olması zorunluluğu yüzünden son verildiğini bildirdi.

Tavsiye mektubuna göre, Tetik Bergen yuvada Ağustos ayından beri kadrolu olarak görev yapıyor. Ocak’tan Aralık’a kadar halk sosyal servisinden ödemesi yapıldı. Ocak’tan itibaren yüzde 40 geçici yüzde 60’da yedek olarak görev yaptı.

“Bu nasıl komşunu sev?”

Tetik, yuvayla asla yazılı bir anlaşma yapmadığını teslim ediyor. Norveç kanunlarına göre, kurumlar Tetik gibi zamanın yüzde 40’ını geçici kadro olarak geçirenlere yazılı sözleşme yapma zorunluluğu bulunuyor.

Tetik’in yuvadaki sorumlulukları, çocuklara göz kulak olarak onlarla oynamak, yiyecek hazırlamak ve altlarını temizlemek gibi görevler içeriyordu. Tetik, inancının Hıristiyan toplantılarına katılmayı engellemediğini hatta Noel’den önce kiliseye gittiğini söylüyor.

Türk göçmene, yaz tatilinden sonra Ağustos’un 4’ünde yeniden başlayacağı bildirildiği halde Mayıs ayında işine son verildi. Tetik’e kanunların zorunlu kıldığı ihbar da verilmedi. Tetik ve Blanco, iş görüşmelerinde asla Norveç kilisesine bağlı olmak şartının kendilerini bildirilmediğinin altını çizdiler. Blanco’nun bu konudaki sözleri çok anlamlı: “Eğer bu Hıristiyanlıksa ve bu ‘komşunu sev’se, Norveç Kilisesi’nden ayrılmayı düşünebilirim”.

beklenti..
amed cingöz..
eğer bu kadın orda çocuklara irtica öğrettiyse vay haline norveçlilerin..allah yardımcıları olsun..laiklikleri kesinlikle elden gitti.artık işimiz yok bide norveçle uğraşıcaz..bi önder sav ve deniz baykal da oraya lazım.gerçi bir türk dünyaya bedeldir.gerek yok ..dünyaya 1 er tane laik insan yeter..
Cuma, 20 Haziran 2008 09:17
Komşu!!!
zehra
Şahsen ben çocuğum olsa onun bir hristiyan tarafından eğitilmesini ve hatta beraberliğini bile istemem yani müslüman bir öğretici varsa neden tercih edeyim. Aynı mantıkla yapılan davranışın bir sakınca oluşturmadığı kanaatindeyim. Bu durum bizde öncelikliyse onlardada aynı önceliği alabilir. Ters olan Türk vatandaşının, bu mantığı güden bir işveren tarafından işe alınmasıdır. Yani bu fikir işe girdikten sonra mı hasıl oldu. Önceden bu konuda fikirleri vardıysa bu Türk vatandaşının müslüman oluduğunu bilerek işe almamaları gerekirdi.Tabi işin bir de "komşunu sev" düşüncesine sadık bir tavır sergilenmesi var. Şu anda kilise düsturuyla yetişen başkanların ve halkın haçlı savaşlarının devamını sürdürdükleri aşikardır. Komşu!!! ha ha ha güleyim bari.Ne komşusu,ne dostluğu.???Kim dost? kim düşman? Komşularımızın hepsi düşman. Kiliseden çıkmayan adamlar, işgence uzmanı, çocuk katili.Blanco ya tavsiyem bir an önce kiliseden çıkması. Kilisenin komşusunu sevmediği ortada...Allahu ekber!
Çarşamba, 11 Haziran 2008 14:08
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 1.7372 1.7456
Dolar 1.1844 1.1901
Sterlin 2.2009 2.2124
RÖPORTAJ
Anket
Pekin Olimpiyatları'ndaki başarısızlığımızın sebebi sizce kim?
Foto Galeri
Videolar