Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Altan
İkinci Şemdinli mi?
Perşembe, 04 Eylül 2008 03:25

 

Dün öğleye doğru telefonlarım çalmaya başladı. Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi, Kandıra Cezaevinde tutuklu bulunan emekli Orgeneral Eruygur ile Orgeneral Tolon'u ziyaret etmişti...

TSK da ziyaretin 'kendi adlarına' olduğuna dair resmi bir açıklama yapmıştı. Üstelik...

'Ergenekon'un avukatı' Deniz Baykal'ın partisi, TSK adına yapılan bu ziyareti 'geç kalmış bir ziyaret' olarak niteliyordu.

Doğrusu ya...

İlk aklıma, Orgeneral Büyükanıt'ın Şemdinli olayları nedeniyle gözaltına alınan astsubay için 'tanırım, iyi çocuktur' demesi geldi.

Acaba, Ergenekon da bir ikinci Şemdinli sürecine mi giriyordu? 

* * * 

Tabii bu soruya katılmayanlar, hemen Genelkurmay'ın dün yayınladığı bildirinin son cümlesini hatırlatacaklardır: 'Bilindiği üzere, dün olduğu gibi bugün de Türk Silahlı Kuvvetlerinin yargıya olan saygısı ve güveni tamdır.'

Ama...

Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt da zanlı Ali Kaya için 'tanırım. İyi çocuktur' dedikten sonra bu tür bir iki kelam etmişti. Askeriye ve askeri yargı, bu topraklarda pek de hukuk olmadığından 'iyi çocuktur' kısmını algılamıştı.

Astsubay Ali Kaya sanık iken 'takdirname' almış, daha sonra da sivil mahkemede 39 yıl ceza almış olmasına rağmen dava Yargıtay tarafından bozulmuş...

Dava oradan askeri mahkemeye pas edilmiş... Bir önceki mahkemenin ağır kararına rağmen askeri mahkeme iki astsubayı da ilk celse de tahliye etmiş...

Tahliye olur olmaz da, silahları kendilerine teslim edilmiş ve Batı'ya tayinleri çıkmıştı. Hiçbir gerçek hukuk devletinde olmayan askeri mahkeme, sivil mahkeme farkı buydu herhalde.

Bu arada...

AK Parti hükümeti marifetiyle de...

İddianameyi hazırlayan sivil mahkemenin savcısı da 'görevden men' edilmişti.

* * *

Hálbuki...

Şemdinli olayı, aynı gün tüm haber sitelerine şöyle düşmüştü:

'Şemdinli'de 9 Kasım 2005'te eski PKK'lı Seferi Yılmaz'a ait bir kitabevi bombalanmış, patlamada Mehmet Zahir Korkmaz adlı bir kişi hayatını kaybetmiş, beş kişi yaralanmıştı.

Kitabevine bombayı attığı öne sürülen bir kişinin sığındığı otomobil halk tarafından durdurulmuş ve içindeki üç kişi (PKK itirafçısı Veysel Ateş ile astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz) tartaklanarak polise teslim edilmişti.

Aynı gün otomobilde keşif yapan savcı ve CHP Hakkári Milletvekili Esat Canan'ın üzerine de ateş açılmış, bir kişi de burada ölmüştü. Ateş açan kişinin uzman çavuş Tanju Çavuş, olayda ölen kişinin de Ali Yılmaz olduğu belirlenmişti.

Keşif sırasında, astsubaylara ait olduğu belirtilen sivil arabanın bagajında üç kalaşnikof, el bombaları, resmi evrak ve Hakkári ile ilçelerinin haritası ve bir isim listesi bulunmuştu. Listede bombanın patladığı kitabevinin üzerinin kırmızı kalemle çizildiği belirlenmişti.

Olaydan bir gün sonra PKK itirafçısı Veysel Ateş, kitabevine bomba attığı gerekçesiyle tutuklanıp cezaevine konurken, astsubaylar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.' 

* * * 

Yaşanan...

Belgelenen...

Görülen bir skandal, gözlerimizin içine baka baka yok sayıldı.

Askeri bürokrasi 'iyi çocuk' deyince...

Adaletin de aynı şeyi tekrarlaması...

Eğer doğal hákim bunu yapmıyorsa, o zaman davaya 'askeri mahkemenin' bakıp aynı şeyi söylemesi...

Bizim adalet anlayışımız budur işte.

Şimdi de korkarım aynı şey olmasın. 

* * * 

Üstelik...

Dahası var...

Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi'nin dün Kandıra Cezaevinde ziyaret ettiği iki orgeneralden biri olan Hurşit Tolon da...

26 Aralık 2005 tarihinde, bomba atmaktan yargılanan 'iyi çocuk' için 'Ali Kaya devletini sever' demişti. O tarihteki Anka'nın haberini hatırlatmakta fayda var:

'Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, basının Şemdinli olayları sırasında 'yargısız infaz' yaptığını savunarak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt gibi kendisinin de astsubay Ali Kaya'yı tanıdığını söyledi.

Tolon, 'ben de bu astsubayı 1997 14 Mayıs Çelik Operasyonu'nda Kuzey Irak'tan tanıyorum. Dediği gibi, aklı başında, devletine, milletine bağlıdır' dedi. Şimdi aynı şey, sanık general için mi söylenmekte? 

* * * 

Bu arada...

Önceki günkü devir teslim konuşmalarını...

Kuvvet komutanlarından birinin de iki bin beş yüz sayfalık iddianameye rağmen 'Ergenekon'un ne olduğu belli değil' dediğini de hatırlamak gerekir.

'İyi çocuklar' edebiyatına geri mi dönülüyor acaba?

Dönülüyor ise 'İkinci Şemdinli'ye mi hazırlanalım? 

* * * 

'İyi çocuktur' lafından, sivil mahkemenin kırk yıllık cezası da aşılarak 'tahliye' çıkmıştı...

Bakalım, TSK adına yapılan Korgeneral ziyaretinden ne çıkacak?

STAR

 

bir masal
tarık yüksel
DOMUZ UYGARLIĞI (masal) PARTİTİON II Evvel zaman içinde kalbur saman içinde milattan önce tazmanya ormanında köpeklerin yardımıyla domuzların aslanı al aşağı edip hizaya getirmesinden epeyce bir zaman geçmiş. Hırpalanan al aşağı edilen aslanın yerine genç zıpır gibi bir aslan devralmış. Genç aslan geçmişte yaşananları unutmuş köpeklerin domuzlarla olan sadakatını tam algılamamış. Aslan ormanın kralı olduğunu sanıyormuş. Ormanın krallığını devraldığı aslanın hata yaptığını düşünmüş iyi ilişkiler kurularak aslanında domuzların bu ormanda diğer mahlukat gibi olacaklarını ormanın krallığına idaresine göz koyacaklarına ihtimal vermemiş. Yine bir gün köpeklerin klavuzluğunda ormanın en işlek caddesinden geçerken daha önceden senoryosunu domuz köpek ve sırtlanların yazdığı mutabakata vardıklar oyun devreye konmuş. Köpek yine sadece kemik karşılında oyuna katılmış. Aslan ormanın en işlek caddesinden geçerken aslan ormanda her şey güllük gülüstanlık ken ansızın sırtlanlıktan domuzluğa terfi eden domuz aslanın ensesine ansızın tokat patlatır. Senoryaya göre aslan bu duruma sinirlenecek sövüp sayacak domuzlar bu durumda ormandaki diğer ahaliye bakın gördünüz mü sövdü saydı aslan ormanı iyi idare edemiyor bizim azılı domuz yönetsin yada tüm emirleri bizim azılı domuzlardan alsın. Aslana vurulan ansızın tokat ortamı bir anda germiş. Araya domuz köpekler ve sırtlanlar girmiş. Domuzlar ; sende tokatı hak ettin. Sen tek başına yapamazsın çek git diye kaç defa dedik. Köpekler valla bize hep yal verdin hiç kemik vermedin ama biz yinede uzlaşamadan yanayız.Domuzlarla uzlaş yarı yarıya. Sen sadece ormanda çiftçilik işlerine bak. Ormanın geleceğine domuzlar karar versin. Onlar istedikleri bostana girsin tarumar etsin. O onların hakkı. Sırtlanlar ise yine diş göstermiş. Domuzların gelenek ve göreneklerine karşı çıkarak ormanın düzenini bozduğunu sonunun hep hayırlı görmediğini yüksek sesle domuzlardan cesaret alarak söylemiş. Zamanla bu olay uzlaşmayla bitmiş. Uzlaşma ile ormanın geleceği ile ilgili kararları domuzlar verecek ama görüntüde aslan görünecek. Köpek domuz işbirliği ilelebet sürecek . Aslan bu mutabakata razı olmuş. Ormanda diğer canlılar sevinmiş bayram etmiş. Oysa bu olay ŞEVKAT tokatı olduğunu ne aslan ne ormanın çoğunluğu anlayamamış. Köpekler kemiklerini alınca bir sevinmişler bir sevinmişler. Domuzlar ise rakı içmişler konken salonlarında viski patlatmışlar.
Perşembe, 04 Eylül 2008 17:18
Trafsızlık
Adil
Şemdinli olayını anlatıyorsun askeri mahkemede olanlara niye değinmiyorsun yakalanan ppk lıların şemdinlinin nasıl bir pkk kurgusu olduğu itiraflarından niye bahsetmiyorsun. Sendemi bir çift kadın memesine memleketimi satarım diyenlerdensin.
Perşembe, 04 Eylül 2008 14:17
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 1.9744 1.9839
Dolar 1.5645 1.5720
Sterlin 2.2793 2.2912
RÖPORTAJ
Anket
Kurbanınızı kendiniz mi keseceksiniz yoksa vekaleten mi kestireceksiniz?












Foto Galeri
Videolar