Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Altan
Derviş ne dedi?
Cuma, 20 Haziran 2008 06:58

Dün toplanan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi'nin onur konuğu Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş'ti.

Derviş, kendi konusunun ekonomi olduğunu söyleyince kendisini can kulağıyla dinledim.


Analizine, küresel ekonomiyle ilgili üç tespitle başladı. 'Teknolojik verimlilik artıyor...

Teknolojinin yayılma hızı artıyor...

Dünyada yatırım oranları artıyor...'

Kısaca ne demek?

Sanayi sonrası dönem... Ya da 'bilgi çağı' dünyada yavaş yavaş koltuğuna oturmakta demek...

***

Aynı konuyu geçenlerde star'da 'Tutanamayanların Krizi' başlıklı yazımda şöyle vurguluyordum:

'Yoksullar neden daha da dibe vuruyor?

Çünkü Çin ve Hindistan gibi ülkelerde, 'tutunamayanlar' arasından bir üste hamle eden, 'orta sınıf' kategorisini yakalayan epeyce büyük bir nüfus var.

Tutunamayanların bir kısmı biraz daha dibe giderken, diğer bir kısmı da yukarı doğru hareketlenmede...

Sanayi Devrimi'nin köhne kıskacını aşamayanlar aşağı, sanayi sonrasının yeni ışığını algılayanlar da yukarı doğru gidiyor.'

***

Kemal Derviş'in benim açımdan ikinci önemli tespiti Türkiye'nin 2002 ila 2006 arasında yakaladığı ekonomik başarıya ait olanıydı.

Bunları yeni yatımlara, yeni makine parkına ve kapasite kullanımına bağlıyordu...

Derin ve kalıcı bir değişimden ziyade, akılcı ama geçici bir strateji sonucu elde edilmiş bir başarı olarak değerlendirmekteydi o dört yıllık dönemi.

Bu, Türkiye'nin yapısal devrim açısından gitmesi gereken uzun bir yol olduğunun ifadesiydi.

***

Bu yol ne?

Teknik deyimle 'tasarruf oranları' yani yatırımlara ayrılacak olan payın büyümesi...

Türkiye'nin tasarruf oranı, sürekli ve yüksek büyüme oranlarına sahip diğer ülkelere kıyasla epeyce düşük...

Türkiye'nin ihtiyacı olan yüzde 7-8'lik büyümeyi kesintisiz sağlayabilecek noktadan uzakta.

Kısacası Türkiye zengin değil.

Örneğin, demokratik bir rejimi koruyarak yüzde 8'lik bir kalkınma oranını tutturan 1.1 milyar nüfuslu Hindistan'da tasarruf oranı yüzde 34'lerde iken bizde ancak bunun yarısı...

Bu durum, 'zenginleşmenin' tek hedef haline gelmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

***

Gene star'da 'Bela' başlıklı yazımda, tasarruf oranın nasıl yakıcı olduğunu şöyle vurguluyordum:

' Tasarruf, gelirin tüketilmeyen kısmıdır.

Fakir bir ülkenin gelir yetersizliği onun kanatlanıp gitmesini engeller.

Türkiye, akılcı bir iktisat politikası ile daha fazla zenginleşmeyi hedeflemedi.

Ama kaynaklarının çok üzerinde bir kalkınmadan da hiç vazgeçmedi.

Aradaki farkı da ya para basarak gidermeye çalıştı ya da borçlanarak.

Halbuki sağlıklı yöntem, mevcut ekonomik kaynaklardan daha büyük zenginlik yaratmak ya da tasarrufları oranında bir kalkınmayla yetinmekti.'

Daha sonra da bunun güncel anlamına dikkat çekmeye çalışıyordum:

'Bir ülkede tasarruf açığı artıyor ve kapatılamıyorsa 'bela' kapıdan içeri girmeyi bekliyor demektir. Tasarruf açığı yüzde 5'e vardıysa, çığlık çığlığa 'aman dikkat' diye bağırmak gerekir.

Neden mi?

Çünkü tasarruf açığının yükselmesi ülkenin uluslararası sistemle ilişkilerinin bozulması anlamına gelir.

Uluslararası sistem ise bu kaymayı hep sert darbelerle önleyegelmiştir.

Bir ülkede tasarruf açığı artıyor ve kapatılamıyorsa 'bela' kapıdan içeri girmeyi bekliyor demektir.'

***

Bela...

Türk toplumu için bela ne demek?

Fakirlik demek.

Ama burjuvazinin yerini bürokrasinin aldığı bir toplumda 'en büyük tehdit' yoksulluk olmuyor da...

Hep laiklik oluyor.

Uluslararası çok önemli bir kuruluşun yöneticisi olarak iktisatçı Derviş'in söylediği şuydu:

'Tek bir hedef olmalı, o da toplumsal zenginleşme.'

Ama nerede?

Biz esas sorunumuz dışında her sorunu deliler gibi tartışıyoruz.

Başımızı belaya sokacak yoksullaşmayı ise hiç gündemimize almıyoruz.

Bela, bu ülkeye yoksulluk kapısından girecek.

Herkesin nasıl zenginleşeceğimizi konuşması gerekir.

Bunu Amerika'dan buraya bakan Derviş görüyor ama Türkiye'nin içinden bakanlar görmüyor.

STAR

 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 1.7314 1.7398
Dolar 1.1746 1.1803
Sterlin 2.1482 2.1594
RÖPORTAJ
Anket
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 1 yıllık icraatını nasıl buluyorsunuz?










Foto Galeri
Videolar