![]() Kemal Özer
|
Yine 15 can gitti. Buna düpedüz acziyet denir. Şimdi yine çıkıp 'şehit' nutukları atılacak. Bu fidanları kim, ne uğruna öldürdü, bu ölümde kimlerin ihmali var? Bu soruların cevapları bulunmadan bu son olmayacak… Terör, istihbarat, askeri önlemler, akıl, teknoloji, güçlü ordu, sorumlulukmuş… Artık Güneydoğu ve Kuzey Irak BBG eviymiş… Hadi oradan!
Akıllı insan ısırıldığı delikten bir daha geçmez. Feraset sahipleri bir hatayı bir daha yapmazlar. Sanki millet devletine sahip çıkamazda sadece bunlar sahip çıkıyormuş gibi, ikide bir çıkıp milleti hor hakir görüp, kendini devletin sahibi zannedip nutuk çekenler, bir karakolu beş kez hedef olmaktan koruyamıyorsa… Sahi burada ciddi bir sorun yok mu?
Yeni Genelkurmay Başkanı hergün yeni fidanlara kıyılırken çıkmış '28 Şubat sürecinin felsefesini, çizgisini sürdürüyoruz' diyor. Görülüyor ki milletle yönetenlerin derdi aynı değil. Tek ortaklıkları aynı ülke vatandaşı olmaları…
28 Şubat zihniyetinin ve onların taşeronlarının ülkeyi ne hale getirdiği ortada. Otuz yıla yaklaşan terörle mücadele de ortada. Hala bir ülkenin Genelkurmay Başkanı çıkmış sınır karakolu korumak yerine 28 Şubat konseri veriyor.
Adına postmodern darbe deseler de 28 Şubat bir darbe idi. Ünlü Hukukçu Gültekin Avcı Genel Kurmay Başkanının 28 süreci ile ilgili söylediklerinin en azından TCK 215'e göre 'İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen övme' fiili içerdiği için yargılanması gerektiğini ifade etmekle kalmayıp TCK 312'dende yargılanması gerektiğini belirtiyor.
Bu konuda açıklamaları ikinci başkan yapıyor. 28 Şubat için bile konuşan genelkurmay Başkanı neden sus pus? Karakolun parasızlıktan taşınamadı iddiası var ki: Çok ayıp, çok çirkin… ve El insaf, El Vicdan. Bu gerçekten böyle ise bu millete hakarettir. Yorumcular ve uzmanların terör örgütünün her hamlesine bir kılıf bulması acz ifadesidir. Bazen umsak konuşmaktan hayırlıdır. Bari susun ve bir kez olsun özür dileyin.
Son saldırı söz konusu karakola yapılan beşinci saldırı imiş. Son saldırıdan beş ay önce yapılarak altı fidan daha kesilmiş. Muhtemelen hep yapıldığı üzere o tarihlerde de Türk Silahlı Kuvvetleri'ne henüz alınmayan ve yıllar sonra teslim alınacak, bilmem ne silahları ile basına açıklamalar yapılarak 'propaganda' yahut [Ertuğrul Zekai Ökte tarafından kurulan] 'psikolojik harekât' devam ettirilmektedir.
Ergenekon belgelerinde de adı geçen ve şimdilerde Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi Genel Başkanlığı'nı yapan Ertuğrul Zekai Ökte 2002'de Aksiyon'a verdiği mülakatta bakın neler söylüyor: “Psikolojik harekâtı Türkiye'de ben başlattım, Toplumla İlişkiler Başkanlığı'nı kurdum. O zaman bilinmiyordu. MGK'ya bağlı Toplumla İlişkiler Başkanlığı yapar. İçeriye, halka karşı da yapılıyor. Her türlü vasıta kullanılır. Medyayla da yapılır. Medyanın yüzde 80'i psikolojik harekât yapıyor.”
Aksiyon bu mülakatı yayınlarken manidar bir giriş yazıyor “Doğu Perinçek'ten Ertuğrul Zekai Ökte'ye kadar, 'bilinen' isimler, Kurtuluş Savaşı yıllarına geri dönerek, bağımsızlığın kazanılması için düşmana karşı milli kuvvetleri savunma hatlarında örgütlemeye başladılar. 'Hangi düşmana karşı' sorusuna, önce malum birkaç ülke adı verilerek başlanan cevaplar, detaya indikçe 'iç düşmanlara' doğru yöneliyor. Ömrünü 'asker' olarak geçirmiş Ertuğrul Zekai Ökte'yle yaptığımız röportajda da bunu görmek mümkün. Geçtiğimiz günlerde resmi açılışı yapılan Yeniden Müdafaayı Hukuk Derneği Hareketi'nin başkanı/lideri (şimdi partidir ve genel başkanıdır) Ökte'nin, belki de psikolojik harekâtın Türkiye'deki üstadı olmasından dolayı, konuşmayı yapmak kolay olmadı; yaparken de karşımızda her an değişen renkler bulduk. Askerlerle ilişkisi, çeşitli çevrelerce 'ihtilalleri hazırlayan sivil kıyafetli asker' ithamına muhatap olması, Özel Harp, Ergenekon gibi oluşumlarla birlikte anılması onu hep 'meşhur meçhul' yaptı. (Aksiyon Sayı: 383 - 06.04.2002)
Farkındayım, konudan konuya geçiyor gibiyim. Fakat dikkat ediniz! Bu saldırı dün olmasına rağmen bugün kamuoyuna duyuruluyor. 'Hep öyle oluyor' diyebilirsiniz. Haklısınız. Genelkurmay saldırı ile ilgili geciken açıklamasında; “Aktütün Karakolu'na on kilometre mesafede Irak'ın kuzeyinde bir terörist grup tespit edilmiş ve bu terörist grup önce Hava Kuvvetleri, daha sonra topçu tarafından ateş altına alınmıştır.”
Geçtiğimiz kış Kuzey Irak'a yapılan operasyonları ve geri çekilme sürecini hatırlayınız. Süreç sonrasında ABD Türkiye'ye ültimatom vererek çektirmiş izlenivermişti. Kamuoyunda ise, bölge terörden bütünüyle temizlenmiş hissi verecek açıklamalar yapılmıştı. Demek ki
Genelkurmay açıklamasında “Şehit olan personelimize Allah'tan rahmet, silah arkadaşlarına ve onların değerli ailelerine ve yüce milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz” diyor. Taraf yazarı Rasim Ozan Kütahyalı 'Müslümanlar ve Güneydoğu'da ölüm' ile 'Laik devlet ve şehadet' yazıları ile Yeni Şafak yazarı Yasin Aktay ise 'Laiklik ve şehitlik' yazıları ile konuyu geçtiğimiz günlerde incelemişlerdi. Bu nedenle tekrar etmenin anlamı yok. Lakin cümlede geçen 'Allah' kelimesi laikliğe aykırı mı, değil mi bunu çokça tartışmalılar Genelkurmay yetkilileri.
Time Türk okurlarının, haberlerin altına yazdıkları yorumların birinde 'Haydi başbakan oyunu boz' çağrısı yapılıyor. Çağrıda 'Haydi Başbakan! Madem dönme hassasiyeti gösteriyorsun gel boz oyunları. Ta iki bin bilmem hangi seneye kadar, kimin nereye geleceğinin şimdiden belli olduğu yuvalanmayı dağıt. Haklarında suç duyurusunda bulun' diyor. Demek ki toplumun Başbakan'dan çok büyük beklentileri var.
| Alış | Satış | |
| Euro | 1.9865 | 1.9961 |
| Dolar | 1.5711 | 1.5787 |
| Sterlin | 2.3159 | 2.3280 |



















