Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kemal Özer
Oda İmparatorluğu ve iktidara çağrı
Cumartesi, 05 Temmuz 2008 14:46

Sanırsınız ki Anadolu'daki son İmparatorluk Osmanlı'dır ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması ile yıkılmıştır. Hayır. Osmanlı İmparatorluğu doğru ve hatalı uygulamaları ile tarihe mal oldu. Ama hikâyesini özetleyeceğimiz bir imparatorluk daha var ki: Bu imparatorlukta tahta oturanı indirmek için vinçler yeterli değil. Çoğu oda başkanına soruyorsunuz: Ne iş yaparsınız? 'Oda başkanıyım' diyor. 40-50 yıldır bu işi yapınca artık onun için bir meslek olmuş. Bazı odalar için 2 dönemden fazla seçilme yasağı vardı. Bilirsiniz oturan kalkmayınca yasalar değiştirilerek diğer odalar için 2 dönemle sınırlandı. Ancak bir dönem bazılarında iki yıl iken bazılarında dört yıl. Bu da adil değil.

 

TÜİK, 31 Aralık 2007 tarihi itibariyle Türkiye'nin nüfusunu 70.586.256 olarak açıklamıştı. Aradan 7 ay geçti hala aynı mıyız? Günlük kaç kişi doğdu kaç kişi öldü belli olduğu halde bir türlü online yayınlamayı akıl edemiyorlar. Lütfedip cevap verirlerse: Hikmetin sual ediyoruz.

 

7.851.218 üye

Esnaf, tüccar, sanayici, avukat, veteriner, doktor, eczacı, ziraatçı, mühendis, mimar, mali müşavir gibi meslekleri icra edenlerden bir oda veya borsaya üye olanların [Anayasa gereği kamu kurum ve kuruluşları ile KİT'lerde çalışanların odalara üye olması zorunlu değil] toplamı 7.851.218 gerçek yahut tüzel kişiden biraz fazla. Biraz fazla diyorum çünkü elimdeki verilerin bir kısmı [nüfus verileri gibi günlük değişen veriler] birkaç aylık. Bu nedenle artışlar olabilir.

 

Bu rakamı üzerinden hesap yapacak olursak nüfus yüzde 11,12'si bir odanın üyesi. Ülke nüfusunun yarıdan fazlası emekli yahut öğrenim çağındaki genç ve çocuklardan oluştuğuna göre, geriye kalan dört kişiden biri bir odanın üyesi. Diğerleri de işsizler, işçiler, memurlar ve ev kadınları.

 

Milyar dolarlar…

Odalar üyelerinden yıllık aidat [yıllık aidat, aylık asgarî ücretin brüt tutarının yüzde onundan az, yarısından fazla olamaz] ve munzam aidat [Odalarca her yıl için; gerçek kişi vergisi beyannamelerinde gösterilen ticarî kazanç toplamı; tüzel kişi kurumlar vergisine ilişkin beyannamelerinde gösterilen ticarî bilanço kârı üzerinden binde beş oranında munzam aidat tahsil olunur] olmak üzere iki çeşit aidat alıyorlar. Görüleceği üzere işletmelerin kazançlarının ortaklarından biri de meslek kuruluşları. 7.851.218 üyeye sahip odaların, yıllık yaklaşık sadece aidat geliri 6-7 milyar doları aşıyor.

 

Yüzden fazla başlıkta para

Vize, tasdik, genel kurul, çeşitli belgeler, gazete, kira gelirleri, karne gibi yüzden fazla başlıkta bir bu kadar daha gelir elde etmektedirler. Bu ücretlerde çoğu kez yönetimin keyfine göre belirleniyor. Örnek mi buruyun örnek. Oda üyesi her ihaleye girerken odasından İhale Durum Belgesi' almak zorunda. Bu belge KTO'da 50 YTL, ATO'da 10 YTL İTO'da 6 YTL. 'Oda Kayıt Sicil Sureti' KTO'da 12 iken İTO'da 6, Ato'da 3 YTL. Bu gelirler yıllık ortalama 12 milyar doları aşmaktadır.

 

Tüm odalar anayasanın 135. maddesine göre kurulan 'kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları'dır. Anayasa odaların görevlerini şu şekilde tanımlıyor: “Belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak.” Bu görevleri kaç odanın ifa ettiğinin takdirinin bu odaların mensuplarına ve siyasetçilerin vicdanına bırakıyorum.

 

Gezmedik ülke kalmamış…

Oda, borsa, baro ve üst organlarının başkanları siyah plakalı araçlarla şehir şehir dolaşmakla kalmayıp birçoğu odaların yahut üst organlarının kasasından üstelik yolluk alarak ülke ülke gezmektedirler. Bir kısmı görevi süresince gezmediği dünya ülkesi kalmadığını kamuoyuna yansıyan konuşmalarında ifade etmektedirler. Görevli(!) olarak yaptıkları dünya seyahatlerinde kendi şirketleri için bağlantılar yaptıkları iddiaları ile üyeler için tahsis edilen fonların çoğunu kendi şirketleri yahut yandaşlarına kullandırdıkları iddiaları herkesin dilinde…

 

İdeoloji ideoloji…

Seçimlere birkaç grup girdiği halde kazanan grup ekip arkadaşları ile odanın kasasından tatil beldelerine yaptıkları gezi veya eğitim adlı turlar basına yansımızdır. Birçoğu siyasi gelecek hazırlamak için oda imkânlarını kullandığı, bu sayede siyasete girdiği herkesin malumudur. Hatta birçoğu anayasanın emredici hükmüne rağmen meslek mensuplarını korumak bir yana siyasi görüş ve ideolojisinin üyelerinin hepsi sanki başkan yahut yönetimle aynı düşünüyormuş gibi siyasi dayatma, siyasetçilerle ideolojik kavgalara girişme, darbe yandaşlığı, üyeler arasında ideolojik tarafgirlik, ekonomik veya başkaca tercihler nedeniyle açıkça anayasa suçu işlemektedirler: 28 Şubat dönemini bir düşünün o dönemin oda başkanları kimlerle nasıl flört ediyordu. Bugün durum nasıl? Hafızalarınızı yoklamak yeterlidir.

 

Ülkemizde bir mesleği icra etmek için bir odaya üye olmak anayasal ve yasal bir zorunluluk. Odaların mensupları arasında tarafsız bir anket yapılsa oda yönetimlerinde yer alanların dışında kalan tüm üyeler bu odaların varlığından rahatsızdırlar. Hemen herkes bununda sadece bir 'para tuzağı' olduğu görüşünde birleşecektir. Odalardan memnun olanların oranı yüzde 3-5'i asla bulmayacaktır. Bunlarda 5.000'den fazla odanın 75.000'den fazla yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile on binlerce meclisi üyesinden ibaret olacaktır. Kuşkusuz sorun sadece bugüne ait bir sorun değildir. Dünde, bu günde aynıdır. Değiştirilmezse gelecekte de aynen devam edecektir.

 

'Kaynaklar heba ediliyor'

Bu odaların üst kuruluşlarından biri olan TOBB'un Başkanı geçtiğimiz günlerde 'Devletin milletin kaynaklarını heder ettiğini' ifade etmişti. Doğru söze ne diyebiliriz. Peki, acaba Odaların üyelerin kaynağını heder etmesini nereye koyacağız?

 

STK yönetici olarak yaklaşık iki yıl önce meslek oda ve borsalarının 100 milyar dolardan fazla kaynağının olduğunu ve bu kaynağın hazinenin iç ve dış borçlarının ödenmesi için hazineye aktarılması yönünde bir basın açıklaması yapmıştım. O tarihte birçok kişi bunun gerçekliği ve gerçekleşmesi konusunda endişeli idi. Bazı oda başkanları üstü kapalı bu rakamın doğruluğu ifade etmiş olmasına karşın bazıları ise sessiz kalmayı tercih etmişti.

 

Odaların kasası devletin borcunu sıfırlar

Rakamlar ortada. Yılda 12 milyar dolardan fazla bu kaynağın hepsini personel giderine harcamıyorlar. Sadece yüzde 25 tasarruf edilse yılda 3 milyar dolarlık bir kaynak demektir. Elli yıllık bu birikimin toplamı 150 milyar dolardır. Bunu elli yıl olarak kabul etmiyorsanız yirmi beş yıl kabul edin. O zaman da 75 milyar dolar eder. 25 yıllık neması ile 150 -200 milyar dolar cepte demektir. Gerçek ise bundan daha fazla.

 

Yüz elli bin nüfuslu bir ilin ticaret borsasının sadece iki gayrimenkulünden yıllık geliri 2,5 trilyon yani 2 milyon dolar. Bir birliğin geçtiğimiz yıl devletten aldığı 110 milyon dolarlık binanın gelirinin hesabını ben yapamadım. Şirket, menkul ve gayrimenkuller…

 

Odalar anayasal bir kuruluşsa ve alacakları da amme alacağı ise kaynakları da devletin her zaman borç ödemek için kullanabileceği bir kaynaktır. Borçsuz bir ülkeden en çok kazanç elde edip büyüyecek olan yine o odalar ve zorla üye yapılan üyeleri olacaktır. Türkiye makûs borç sorunu yine kendisine ait bu kaynakla çözerek büyük bir atılım yapabilir. Bu nedenle iktidar ve muhalefeti ile bu konuyu masaya yatırıp çözüme kavuşturulması şart.

 

Rakamlar ortada. İnanmayan ilgili odaların sitelerine girip baksın. Tatmin olmuyorsa benim yaptığım gibi bilgi edinme hakkını kullansın. Herkes görecektir ki bu durum 'imparatorluk'tan başka bir kelime ile adlandırılamaz.

 

Meclis araştırmalı

Siyasi iktidarlar tek başlarına bu konuda adım atamayabilirler. Aslında en büyük görev milletvekillerine ve dolayısı TBMM'ye düşmektedir. Oda, borsa ve baroların gelirleri, varlıkları ve kaynakların kullanımı konusunda mutlaka bir meclis araştırması yapılmalı ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda çözümler üretilmelidir.

 

Birçok ülkede odalar üyelik zorunlu değil. Birçok ülke de bizim işadamı derneklerimiz gibi aynı alanda birçok meslek örgütü kurulmuş meslek mensubu [sendikalarda olduğu gibi] kim daha iyi hizmet ediyorsa oraya üye oluyor. Bizde de bu oda sultasına, son verilmelidir. Hem zorla üye yapacaksınız, hem zorla kontrolsüz para alacaksınız, hem adına 'sivil toplum örgütü(!)' diyeceksiniz. Bunların sivil toplum örgütü olmadığını hem anayasa hem de yargı kararları çık açık ifade ediyor. Bu haliyle kurumların hiçbiri ne devlete ne de üyesine 'yâr' olamazlar. Olsa olsa yöneticilerine 'haz' verirler gelecek hazırlarlar.

 

Oda yönetimleri için iktidar mücadelesi tavan yaparken, gönüllülük esası üzerine çalışan dernek ve vakıfların [gerçek sivil toplum örgütü] ezici bir çoğunluğu ekonomik sıkıntılarla boğuşmanın yanı sıra, yönetimlerine alacak insan kaynağı sıkıntısı çekmektedirler. Neden? Çünkü odalardaki paralar bularda para yok. Zaten başarı da bu yüzdendir…

 

Üyelik serbest olsa kaç üye kalır?

Odalar olmasa ne olur? Hiçbir meslek mensubu için hiçbir ey eksik olmaz. Esnaf, ticaret tescil gibi işlemleri kim yapacak. Bunların kime ne faydası var? Olmasa ne olur? İlla zorunlu olanları her bakanlığın taşra teşkilatla neden yapamasın? Odalara üyeliği serbest bırakalım tek bir fert üye kalır mı yahut üye olur mu? Üyelerin dayanışmasını istiyorsak her meslek mensubu doğru çalıştığına inandığı bir derneğe üye olur. Zaten odalara alternatif onlarca aynı adlı dernek var ülkemizde. Gelin bu imparatorluğa el birliği ile son verelim. Girişimci ve müteşebbisin üzerindeki bir yükü indirelim.

 

Sonuç itibari ile bu rakamları nereden buldun diyeceklerin aşağıdaki dökümleri dikkatle incelemelerini öneririm.

 

Oda, borsa ve barolar:

a) 6964 Sayılı  Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu ile kurulan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)'ne bağlı 719 oda ve 4 milyondan fazla üyesi var.

 

b) 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu ile kurulan Esnaf ve Sanatkârların Odaları, Esnaf ve Sanatkârların Odaları Birlikleri, Esnaf ve Sanatkârların Odaları Birlikleri Federasyonlarından oluşan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK)'na bağlı 14 Federasyon, 3.151 Esnaf Odası ve 1.876.192 esnaf üyesi bulunuyor.

 

c) 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ile kurulan TOBB'a bağlı 300 adet Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Odası, Sanayi Odası, Deniz Ticaret Odası, Ticaret Borsası ve toplam 1,4 milyondan fazla üyesi var.

 

d) 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ile kurulan TMMOB'nin bünyesinde 23 mühendislik odası (Çevre Mühendisleri Odası (5.767), Elektrik Mühendisleri Odası (32.572), Fizik Mühendisleri Odası (1.762), Gemi Mühendisleri Odası (2.313), Gemi Makinaları İşletme Mühendisleri Odası (1.578), Gıda Mühendisleri Odası (9.200), Harita Ve Kadastro Mühendisleri Odası (10.087), İç Mimarlar Odası (1.516), İnşaat Mühendisleri Odası (69.066), Jeofizik Mühendisleri Odası (3.354), Jeoloji Mühendisleri Odası (11.461), Kimya Mühendisleri Odası (11.921) Maden Mühendisleri Odası (9.977), Makine Mühendisleri odası (68.909), Metalurji Mühendisleri Odası (3.407), Meteoroloji Mühendisleri Odası (496), Mimarlar Odası (33.606), Orman Mühendisleri Odası (8.792), Petrol Mühendisleri Odası (953), Peyzaj Mimarları Odası (3.188) Şehir Plancıları Odası (4.117), Tekstil Mühendisleri Odası (1.648), Ziraat Mühendisleri Odası (21.678)) ve yaklaşık 318 bin üyesi bulunmaktadır.

 

e) 3568 Sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile kurulan TÜRMOB'a bağlı 77 adet (Serbest Muhasebecilik (29.137), Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Odası (41.894), Yeminli Mali Müşavir Odası (3.795)) Oda ve 74.826 üyesi müşavir bulunmaktadır.

 

f) 6023 Sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu ile kurulan Türk Tabipler Birliği'ne bağlı 64 Tabip Odası ve 83.000 doktor üyesi bulunmakta.

 

g) 4515 Sayılı Avukatlık Kanunu ile kurulan Türkiye Barolar Birliği'ne bağlı 76 Baro bulunmaktadır ve bu barolara yaklaşık 61.000 Avukat üyedir.

 

h) 6643 Sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nu ile kurulan Türk Eczacılar Birliği'ne bağlı 51 Eczacı Odası ve 23.200 Eczacı üyesi bulunuyor.

 

i) 6343 Sayılı  Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına Hakkında Kanunla kurulan Türk Veteriner Hekimleri Birliği'ne bağlı 44 oda yaklaşık 15.000 Veteriner Hekim üyesi var.

 

 

 

Samimiyet
Adem Tatlı
Bende bu yazıyı samimi bulmayanı samimi bulmuyorum. Samimi olsa adını yazardı. Sayın Özer'ın bu yazısı ile bir soygunun fotografını daha çekmiş.
Pazartesi, 07 Temmuz 2008 16:55
Ele geçirmek
Misafir
Ben bu yazıyı okuduğumda sıradan biri olarak şunu düşündüm. Demek ki tarikatlar bütün dernekleri ele geçirememişler. Hatırlarsanız bu iktidar nerde oda seçimi var nerede dernek seçimi var hep kendi adamlarını seçtirmek için uğraşmıyormu. Onun için bu yazıyı pek samimi bulmuyorum....
Pazartesi, 07 Temmuz 2008 15:43
Bir Yanlışı Düzeltin
Mehmet Çalık
Osmanlı imparatorluğu Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu için yıkılmamıştır. Osmanlı İmparatorluğu sömürü olma yolunda tepe taklak giderken Atatürk gibi bir deha çıkmış ve Türkiye Cumhuriyetinin temellerini atmıştır.
Pazartesi, 07 Temmuz 2008 14:39
Herşeyi sor
kazım yaray
sevgili yazar,tabiki katıldıgım yanlar var.katılmadıgım,bu ülke meclis başkanına 1.300 milyara makam aracı alacak kadar zenginmi?Onca para alırlarken kendilerini gazilerle aynı statüye getirip birtkım haklardan yararlanmaları dogrumu?İnsanlar açlıkla sefaletle ugraşırken daha ayagını ataratmaz köşke 30 trilyon harcamak dogrumu?İnsanlar hastanelerde çile çekerken 1yıllık 60 trilyon saglık harcaması dogrumu?bizim çocuklarımız işsiz gezerken H.C güzelin 39 yaşındaki oglunun Gül tarafından işe alınması dogrumu?Ben elektrik paramı öderken birilerinin hala kaçak kullanması dogrumu?Başbakanın 290.7 trilyon örtülü ödenek parasının hesabını vermemesi dogrumu?Neremiz dogruki!
Pazartesi, 07 Temmuz 2008 11:37
Neo-Deli Dumrul
Cengiz Kaya
Ağzınıza, beyninize, emeğinize ve kaleminize sağlık. İTO benim paramla Formula1 yarışı düzenleme hakkını nerden aldı? Benim paramsa ben niye yarışa ayrıca para ödüyorum. Yılda 1000YTL gibi bir para ödeyip, ayrıca aldığım tüm belgelere(hizmet demeye dilim varmıyor) niye para ödemekteyim. İTO önüne belge almak için geldiğimde ayrıca otopark parası da ödemekteyim. Üyeliğimi sildirmek için bile para ödemek zorundayım. Asalak bir kurum olmaktan öteye gitmemiş, bir hizmet vermiş ya da vermeye çalışmış değil. Saygılar
Pazar, 06 Temmuz 2008 23:22
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.1394 2.1497
Dolar 1.5282 1.5356
Sterlin 2.4991 2.5122
RÖPORTAJ
Anket
Sizce Askeri yargı'nın varlığı demokrasiye uygun mu?
Foto Galeri
Videolar