![]() Kemal Özer
|
Takvimler 18 Aralık 2007'yi gösterirken eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt konuşuyor; “PKK artık ayağını denk alsın. Unutmasın ki bizim için PKK'nın oradaki kampları ve hareketleri BBG evi gibidir. Yeter ki gidip vurabilme imkânı sağlansın. Oraları artık elimizin, avucumuzun içi gibi biliyoruz”
Bu kez takvimler 06 Ekim 2008. Bu kez konuşan Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız; “Büyükanıt'ın 'BBG evi' benzetmesine cevap veriyor; “Teknik olarak aynı anda her yeri kontrol edebilecek bir imkân düzeyine sahip değiliz. 'Kuş uçsa görürüz' Hayır, hiç kimse göremez”
Iğsız'ın söylediklerinin doğruluğu Aktütün'de ispatlandığına göre Büyükanıt bizim kandırmış mı oldu?
Şükür ki Aktütün'de yaralı kurtulanlarda var. İşte onlardan Mehmet Tokmak şunları anlatıyor: "İlk çatışma Perşembeyi Cuma'ya bağlayan gece saat 24.00 sıralarında çıktı. Jandarma harekât ekipleri termalle yaptıkları gece avında iki kişinin görüntüsünü almış. Bizler de mevzilerimizdeydik. Bize ateş emri verildi. Çatışma çıktı sabaha kadar sürdü. Sabah çatışma durdu. Öğle saatlerinde teröristler yeniden saldırıya geçti. Bu kez daha kalabalıklardı ve her yerden ateş ediyorlardı. Kanas ve roketatarlarla saldırıyorlardı. Biz de ateş ediyorduk.
Ramazan'la konuşuyorduk yanına iki tane daha el bombası düştü. Ramazan, onları patlamadan alıp teröristlerin üzerine attı. Başımızı kaldıramıyorduk, destek de geç kalmıştı. Ramazan yaralıydı ve çok kan kaybediyordu. Sürekli su vermem için yalvarıyordu. Fakat su vermemek için ona, 'Tamam, sabret, yardım geliyor' diyordum. Yanımda su vardı. Ancak daha önce bize 'su vermeyin' dendiği için ona su vermedim.
Daha sonra Ramazan'ın yalvarmalarına dayanamadım, durumu da iyice kötüleşmişti. Ve birkaç yudum su verdim. Ramazan orada şehit oldu. Yarası çok ağırdı. Ben de o arada yaralandım. Kâbus gibiydi, gözümüzü açamıyorduk. Yardım geldiğinde yanımdaki tüm arkadaşlarım ölmüştü."
Bu fidanlar kahramanca çarpışırken komutan golf oynuyor. Gelişmeler Başbakan'a on iki saat sonra haber veriliyor. Ülkenin Başbakanı dış gezisini kesip yurda dönüyor. Sivil Başkomutan dış gezisini iptal ediyor. Kamuoyuna ise olaydan bir gün sonra haberdar ediliyor.
Aktütün Karakolu'na kurşun yağdırıldığı bilgisine rağmen Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu'nun Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde düzenlenen Golf Turnuvası'nda golf oynamaya devam ediyor. Golfe devam eden asker ve kuvvet komutanı... Şu anda herkesin dileği Başkomutanın bu komutana süresiz izin vererek golfüne kaldığı yerden devam etmesidir.
Iğsız, “Esas amaç görevi yapmaktır. Eğer olaya şehit sayısıyla bakarsak o zaman Çanakkale'de neler olduğunun bugün hesabını veremeyiz. Mali yetersizlik yüzünden, karakolları taşıyamadık…" demiş. Bu cümle Ecevit'in ünlü tabiri ile kimsenin içine sinmedi. Bu vahim hayatı ileride kuvvet komutanı olması öngörülen biri nasıl yapar?
Çok şükür ki maliyenin verileri ise Iğsız'ı yalanlıyor. Maliye geçen yıl Genelkurmay'a 12 milyar 997 milyon YTL'lik ödenek ayırıyor ancak bu paranın 1 milyar 277 milyon YTL'lik kısmına hiç dokunulmuyor. Yani para sorunu yok.
Bir güvenlik uzmanı her defasında olduğu üzere askerlerin hangi kurşunla öldüğünün tespiti için otopsi yapılmadan defnedilmesini eleştiriyordu. Çok önemli bir nokta… Olay yerinde kaç askerinin olduğunu tespit edemeyip terör örgütünün elinde olduğu zannının uyandırılması bile başlı başına bir skandaldır.
Biraz askerin üzerimizdeki psikolojik baskısı, biraz milliyetçilik hastalığının nüksetmesi ve başkaca nedenlerle yere göğe sığdırılamayan Türk Ordusu'nun yönetim kadrosu açıkça bellidir ki başarısız olmuştur. Herkesin ortak fikri budur. Bu hal ise çok üzücüdür.
Bu ülkenin ne siyasetinde, ne diplomasisinde ne bürokratında ne de askeri bürokrasisinde yeteri miktarda özeleştiri ve istifa geleneği olmadığından ilk günden bir suçlu arayışı başlamıştır. Aslında o suçlu bellidir. Hasan Iğsız konuşmasının içerine bakarak bile yeterli bunu anlamak mümkündür.
Şimdi de kısmi OHAL ilan edilmesi isteniyor. OHAL çözüm olsaydı on yıl önce bu sorun çözülürdü. Terörü OHAL artırdı yorumlarını ne çabuk unuttuk. OHAL çözüm getirmez sadece krizi derinleştirir. Çözüm için çok yol var. İlgili koltuk sahipleri bu çözümleri çok iyi biliyorlar. Eksik olanı biz de onlar da biliyoruz.
Askeri kadrolar bu kez, her defasından fazla yıpranmış, her defasından fazla açık vermiştir. Bundan ders çıkarırlar mı bilmiyoruz. Ama ülkenin dirliği ders çıkarmayı gerektirir.
Golfçu paşa ülkeden ne zaman özür dileme irade ve medeni cesaretini gösterirse o gün çözüm için büyük bir adım atılmış demektir.
Fidanları kıyılan analar babalar sizin yerinizde olmanın zorluğunu biliyoruz. Ülkeye ateş düşmüş ama harap olan Basra onların Basra'sıdır. Biran düşünün ve bu duruma itiraz edin. Kurtulun şu tebaa köleliğinden ve kırın zincirlerinizi. Bilin ki ardınız toplum var. Yargıya başvurun artık herkes hesap vermeli yoksa komşunuzda, başka kardeşlerinizde sizin gibi harap olmaya devam edecek.
Anayasa'nın 104. maddesine göre Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanıdır. Yani Başkomutan Genelkurmay Başkanı değil Cumhurbaşkanı'dır. TBMM'nin açılışında başkomutan konuşuyor. Komutanlar ise başkomutanı protesto ediyorlar. Başkomutan şimdi kendine bağlı komutanları çağırıp olup bitenlerin hesabının bir bir sormazsa analara düşen yeni Mehmetler yetiştirmektir. Daha çok ölecek Mehmet lazım.
| Alış | Satış | |
| Euro | 1.9865 | 1.9961 |
| Dolar | 1.5711 | 1.5787 |
| Sterlin | 2.3159 | 2.3280 |



















