![]() Kemal Özer
|
1997'de bir kamu alımı için beş firma ile birlikte bize de talep mektubu gelmişti. Eski kanuna göre acil gereksinim için uygulanan maddeden yararlanılarak yüz elli bin dolarlık bir alım için teklif verme süresi sadece bir gündü. Teklif talep edilen beş firmanın yetkilisi ilgili kamu kurumunun genel sekreteri ile görüşmeye gittik.
Muhatabımız burnundan kıl aldırmayınca araştırma ihtiyacı hissettik. Gördük ki aslında alım yapılmış, ürünleri kullanılmaya bile başlanmış. Talebin amacı sadece yasal süreci tamamlamak.
Gün geçmiyor ki siyasi görüşleri ne olursa olsun birçok kimse ihaleye fesat karıştırmak ve ihale yolsuzluğu gibi nedenlerle gözaltı ve tutuklamalar olmasın. Yakın tarihimiz ihale yolsuzlukları yüzünden yargılanıp ceza almış, Yüce Divan'da yargılanıp cezaları tecil edilmiş siyasetçilerle dolu. Yirmi yıl ticaret yapmış biri olarak devletten iş almak hiç içime sinmemiştir. Bu yüzden ihalelere ilgi duymam ve girmem.
Kamu İhale Kanunu, Anasol/M döneminde bütünüyle değiştirilmişti. O günden bu yana birçok kısmı ondan fazla düzenleme ile değiştirilmiş. Şimdilerde yeni bir değişiklik tasarısı Meclis'ten geçip Cumhurbaşkanın onayına sunuldu. Değişiklikle ilgili önemli eleştiriler var. Eleştirilerin odaklandığı nokta usulsüzlüklerin artacağı eleştirisi yer alıyor.
2008 yılının ilk on ayında 4568 adet ihale yapılıyor ve tümü için kamu İhale Kurumu'na şikâyet geliyor. Kurum bunun 4387 hakkında uyuşmazlık kararı veriliyor. Kaçı yargı'da yahut güvenlik güçlerinin izlemesinde bilmiyoruz.
Kanunun değişikliğinin sahibi olarak Kurum, değişiklikleri 'saydamlığı artıracağı ve e-ihale süreci başlatacağı' gerekçesi ile savunuyor.
Daha geçen hafta bir grupla ilgili ihale yolsuzluğundan dolayı üçüncü operasyon yapıldı. Farklı kurumlardan onlarca kişi tutuklu. İnsan sormadan edemiyor: Neden? Nedeni çok açık. Maddepereslik, Allah'tan utanmamak, Ahirete inanmamak. Laikçilik sendromu tutulanların istediği bu olmasın sakın?
Rusya yolsuzluklarının önüne geçemeyince Putin, yolsuzluğa karşı 'Şeriat'a geçilmesini arzuluyor. Putin gibi bir gayri Müslim nereden bilsin ki İslam Şeriatı insanı cezalandırmakla meşgul olmaz. O, insanı suça iten sorunları, bataklıkları kurutmakla meşgul olur.
Avrupa Birliği İlerleme Raporu, geçtiğimiz ay açıklandı. Raporda yolsuzluk ve insan hakları konularında, Türkiye'ye çok önemli eleştiriler var. AB, Türkiye'yi 'yolsuzlukları halen yaygın bir şekilde sürdürmekle' suçluyor.
Hatırlarsak geçtiğimiz yıl Mevlana'nın 800. doğum yılı olarak kutlanmaya çalışıldı. Bu süreçte 30.09.2007 tarihinde Konya'da bir program düzenleniyor.
Program öğle reklâm edildi ki: ister istemez bütün dikkatleri üzerine çekiyordu. Reklamlarında o kadar çok şey taahhüt edildi ki izlemeye gidenlerin çok büyük bir kısmı stadyuma bile giremedi. Girebilenler ise sükûtu hayale uğradı.
Taahhüt edilenlerin önemli bir kısmı gerçekleştirilemedi yahut gerçekleştirilmemişti. Programı izlemeden manşet atan gazeteler ertesi gün yükselen eleştiriler karşısında geri adım atıp ağır eleştiriler yönelttiler. Bazı gazeteler yalan haber vererek 'Dünyada ilk defa 10 bin sis bombası patlatılarak yapay bulut elde edildi' diye yazdılar. Fakat programda sis bombası atılmamıştı.
Bizde Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ihale ilgili bilgi edinme müracaatında bulunmuştuk. Bakanlık evirdi çevirdi, rica etti, kızdı, muhatabı kendileri olmadığını belirtti ve reddetti. BEDK'ya gittik. BEDK 05.12.2007 tarih ve 2007/1308 sayılı kararı ile ihale ile ilgili her türlü bilgi ve belgelerin tarafıma verilmesine hükmetti.
Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 31.12.2008 tarih ve 6183 sayılı yazı ekinde BEDK kararı doğrultusunda ihaleye ait 110 sayfalık dokümanı gönderdi. İşte o dosyadaki ilginçlikler:
1- 800. yıl kutlamasını işinin 5. Boyut firmasına verildiği açıklanmasına rağmen işin 5. Boyut Ltd. Şti.'nin yanı sıra CF Prodüksiyon Ltd Şti. ile IR A.Ş.'ye verildiği;
2- Organizasyon tek bir firmaya verilerek tek bir muhatap yerine
a. Havai Fişek işleri 93.250.-YTL'ye IR A.Ş.'ye
b. Senaryo yazımı, koreografi hazırlanması ve film gösterimi 93.000.-YTL'ye IR A.Ş.'ye
c. Işık Gösterisi yapılması, 93.400.-YTL'ye CF Ltd Şti.'ne
d. Led ekran kurulması, 93.650.-YTL'ye CF Ltd Şti.'ne
e. Ses düzeni kurulması, 95.530.-YTL'ye CF Ltd Şti.'ne
f. Stadyum sahne tasarımı ve uygulaması, 92.000.-YTL'ye 5. Boyut Ltd. Şti'ne
g. Senfoni Orkestrası-Ahmet Özhan ve MFÖ Konseri, 92.950.-YTL'ye 5. Boyut Ltd. Şti'ne
h. Anadolu İllerinden Canlı Yayın, 92.300.-YTL'ye 5. Boyut Ltd. Şti'ne
i. Stadyumda Zemin Kaplama ve Podyum Kurulması, 92.000.-YTL'ye 5. Boyut Ltd. Şti'ne
j. Organizasyon Katılımcıları Konaklama, 92.450.-YTL'ye 5. Boyut Ltd. Şti'ne
k. Canlı Yayın ve Reji Sistemi Kurulması, 90.450.-YTL'ye 5. Boyut Ltd. Şti'ne veriliyor.
3- Adı geçen şirketler farklı gibi gözükse de İstanbul Ticaret Odası'nın kayıtlarına göre Ezel A. ve Sami D. Bu şirketlerin ortakları olması ve Sami D.'nin programın bütünün yönetmesi,
4- Yapay bulut, 300 semazen, 18 ayrı kentten canlı yayın gibi gerçekleşmeyen birçok taahhüdün yapılmaması ve buna karşılık 'her şey mükemmeldi eksiksiz gerçekleşti' açıklamalarını en yetkili ağızların dile getirmesi oldukça manidardı.
Mevlana'nın hiçbir koşulda razı olmayacağı adına çirkin başlıklara adının karışması ve dedi-dokuların ayyuka çıkmasına neden olan ve köşemize sığmayacak birçok sorun.
İş Resme Gazete'de ilan edilerek tek bir firmaya verilmek yerine malum ihale yasasının imkânlarından yararlanılarak 11'e bölünmüş ve her biri 95 bin YTL sınırında bırakılmış. Neden acaba?
Çünkü rakam büyük, Resmi Gazete'de ilan edilse dost düşmen görecek ve birçok firma ihaleye ilgi duyacak, ihalenin kimde kalacağı belli olmayacak. Gazetede ilan edilse kamuoyunda 1,2 trilyona gecemi olur gibi 'çatlak sesler' yükselecek.
Acaba Hz Mevlana birkaç saatlik anlamsız bir gece için bu israfa müsaade eder miydi? Adına içkili lokanta, bakkal, kasap, market, lokanta, pide, vb dükkânlar açılarak ticari ranta alet edilmesine müsaade etmeyeceği gibi bu tür şov ve israfa da asla müsaade etmezdi. Hatta yapanların yakasına yapışır ve hesap sorardı.
Madem Mevlana için harcayacak 1,2 trilyon kaynağınız var. Bununla 300 bin Mesnevi basma imkânınız var. Geri dönüşüm kâğıdına Mesnevi basarak her eve birer Mesnevi ulaştırsaydınız iyi bir iş yapmış olurdunuz ve herkes de alkışlardı.
Bu konuda Kültür Bakanlığı soruşturma başlatmıştı. Ne oldu acaba? Merak buyurmayın hiçbir şey olmadı. 1,2 trilyon alanın yanına bu dünyalık bir 'kâr'lar olarak kaldı vesselam.
Bütün bu yolsuzluk ve su-istimaller neden yapılır? Çünkü: Ölmek üzere doğanlara verilen ilk eğitim ölmeyecek gibi dünyalık için çalışmak. Dünkü Taraf Gazetesi'nin son sayfasındaki 'Öldüğünüzde cennete giderseniz Tanrı'nın (doğrusu Allah olacak) kapıda size ne demesini isterdiniz?' sorusuna bir gazeteci ne demiş: “O sahneyi düşünmek bile istemiyorum” Neden acaba inanmadıkları için mi yoksa düşündükçe ne halde olduklarını gördükleri için mi?
Son olarak Hayretten Karaman Hoca'nın son yazılarından birinde belirttiği “Sadece bizden olan ve olmayan kriterlerini kullanarak ehliyeti kaale almazsanız bu zulümdür… İhalede iki şey var. İhaleyi bakanlık ya da yerel yönetim yapsın; milletin, halkın emanetçisidir. Bir kere o benim paramı harcıyor. Bana hizmet yaptırıyor. Bizim ayıplayacağımız, günah sayacağımız şey, biri 10'a diğeri 8'e yapıyor. Sen bizden diye 10'a yapana veriyorsun. Biri iyi yapıyor, diğeri kötü yapıyor, bizden diye kötü olana veriyorsun. Bu zulümdür. İslam'a, dine ve ahlaka sığmaz" cümlesi ile son verirken şunu belirtmeliyim. Benim Demirel ve Yılmaz gibilerden hocanın bu hassasiyetini beklemiyorum ama Erdoğan'dan bekliyorum.
| Alış | Satış | |
| Euro | 2.0585 | 2.0684 |
| Dolar | 1.5118 | 1.5191 |
| Sterlin | 2.2570 | 2.2688 |





















