Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kemal Özer
Kapatılma davası kadar önemli bir dava
Perşembe, 10 Nisan 2008 14:37

Kapatma davası nedeniyle oluşan ekonomik zararı Başsavcı öder!başlıklı 19 Nisan'da yazdığımız yazımızda Kapatma davası nedeniyle meydana gelmiş ve gelecek, gerçek ve tüzel kişilerin ekonomik zararlarının tümünün Başsavcı tarafından ödenmesi yasalar gereğidir. İlk bakışta kara mizah falan zannedilecek ama bu gerçeğin ta kendisidir” demiştik. Yazımızda ulusal ve uluslar arası mevzuattaki gerekçeleri de ayrıntıları ile belirtmiştik.

 

Yazımızın son paragrafı ise şöyleydi. Şu itirazın geleceğini biliyorum. Olay Yargıtay Başkanımızın 'Başsavcı takdir hakkının kullanmıştır' şeklinde ifade ettiği gibi değildir. Elbette Başsavcı takdir hakkını kullanmıştır ki bu davayı açmıştır. Ama Sayın Başsavcı bu takdir hakkını kullanmadan önce davanın ülkemize nasıl bir yararı ve zararı olacağını, ekonomik ve siyasi sonuçlarını da hesaplamak durumunda idi. Hesapladı, uygun gördü diyebilirsiniz. Ama bu yetmiyor kamu vicdanı bunu onaylamıyor. İddianame dikkatle incelendiği zaman görülecektir ki, Diyarbakır Valiliği'nce yalan olduğu açıklanan yalan haber bile iddianameye girebilirken, Kocaeli Belediye Başkanlığı'nın Müftülüğün istediği üzerine Kuran'ı Kerim dağıttı diye 5 yıl siyasi yasak istenen İbrahim Karaosmanoğlu'ndan önce, Kocaeli'nde belediye başkanlığı yapan CHP'li Sefa Sirmen'in de başkanlığı döneminde Kuran'ı Kerim dağıttığı ortaya çıktı. Ama kimse bu nedenle CHP'nin kapatılmasını istemedi, isteyemezdi ayrıca istememelidir de. Aynı fiilin sahiplerinin partisi değişince sonucu değişirse o hukuk ve dava inandırıcı olur mu?” Yazımdan dolayı e-posta gönderen bazı kimseler 'zorlama bir yorum' olduğunu belirtirken bazı kimseler ise 'gerçekten dava açsak kazanır mıyız çok ciddi zararlarımız oldu' şeklinde sorularını yönelttiler.

 

Aslında beklediğim haber gecikmedi. Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde bir çiftçi, Ak Parti hakkında kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya hakkında tazminat davası açtı.

 

Çiftçi Abdulhadi Akaydın basına bilgi verirken "Leasing yoluyla çok sayıda iş makinesini Euro ile aldım. Kapatma davası nedeniyle Türk lirası değer kaybedince zarara uğradım. Bu neden olan başsavcı hakkında dava açtım” demiş ve eklemiş. "Bu iş makinelerini Avrupa'nın ortak para birimi olan Euro olarak borçlandım. Ak Parti'ye açılmış olan bu kapatma davasının vermiş olduğu siyasi ve ekonomik kriz neticesinde borsada ciddi düşüşler meydana gelmiş ve yabancı para birimleri Türk lirası karşısında değer kazanmıştır. Almış olduğum bu iş makinelerin taksit ödeme vadesi 20 Mart 2008 tarihli olduğunu döviz kurundaki bu yükselişten dolayı borcumu ödeyemedim. Bu mağduriyetinin tek sebebi Ak Parti'yi kapatmaya yönelik hazırlanan iddianamenin ve iddianamenin Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmesidir."

 

Bu dava nasıl sonuçlanır?

Bu dava çok önemli bir dava olacağı kesin. Kuşkusuz dava yerel mahkeme tarafından reddedilebilir. Temyiz edilirse Yargıtay'ca da yerel mahkemenin kararının onanması kuvvetle muhtemeldir. Bu durumda çiftçimiz ve diğer mağdurlar için AHİM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) hatta Birleşmiş Milletler Lahey Adalet Divanı yolu gözükür.

 

Bu çok önemli dava ile ilgili olarak Yargının siyasallaşmasına karşı olan tüm hukukçular bu hak arama konusunda örnek çiftçimize destek olmak zorundalar. Bu örnek dava sayesinde Türk Demokrasisi önemli bir yol alacaktır. Bu dava Ak Parti'nin kapatılma davası kadar önemli. İnanıyorum ki çiftçimiz bu davayı kazanılacak.

 

Hürriyet haberlerini de rasgele yapıyorsa ne olacak?

 

Türkiye'yi bölmeyi bir alışkanlık haline getiren Hürriyet, ülkenin kamplara bölünmesini yeterli görmeyip topraklarını da bölmeyi uygun bulmuştu. 'Hürriyet'in Hugo Skandalı'nın mürekkebi kurumadan bir skandala daha imza atan Hürriyet özür için 3 gün bekledi. Diledi dilemesine fakat Hürriyet'in özrü kabahatinden büyük.

 

Skandalla ilgili tepkilere dayanamayan Hürriyet Gazetesi açıklamasında iki itirafta bulunuyor “Önceki gün verdiği spor ekinde Google'dan rastgele indirilmiş” Buda gösteriyor ki Hürriyet telif yasasına saygı duyamadan Google rastgele indirdiği resimleri haberlerinde kullanabiliyor. Telif ihlalinin yanında Hürriyet haberlerini de rasgele yapıyorsa ne olacak? Aslında Hürriyet Gazete dağıtılmadan baskı sırasında bölücülük yaptığının farkına varmış ancak gazeteyi dağıtmaktan çekinmemiş. Bunu da itiraf ediyor.

 

Ben Hürriyet'in patronu olmak istemem ama olsaydım hemen ava çıkardım.

 

Yasaklar nasıl delinir?

Çok komik. Ama artık alıştık. Youtube.com, Alibaba.com derken şimdide google yaksa geldi. http://groups.google.com/ adresine girildiğinde “Yasak T.C. Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 14.03.2008 tarih ve 2008/15 Nolu Kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir” meri ile karşılaşıyoruz.

 

Bu nur topu gibi yasağı açmanın bin bir yolu var.

1-     https://browseunblocked.com/

2-     http://www.vtunnel.com/ sitelerine girin buradaki adres alanına http://groups.google.com/ adresini yazın yolunuza devam edin. Googlegoups servislerini kullanın.

 

Geçtiğimiz yıllarda çok söyledik ve yine tekrarlıyoruz. İnternet'i yasaklayamazsınız. Buna devletlerin bile gücü yetmez. Artık bizim çocuk İnternet'i biliyor devri kapandı. İnternet'i bilgisayarı bilmeyen çocuk mu var. Yaşlı yasakçıların bu canavar beyinlere gücü yetmez. Bu böyle biline.

 

başsavcı şimdiye kadar nerede idi?
ulubatlı
Akp 6 yıldır tek başına iktidar ile ülkeyi yönetir iken, şimdiye kadar bir uyarı (resmi olarak) bile yapmayıp (kanunda, buna bir engel olduğunu sanmıyorum), baş örtüsü tartışması başlayınca kapatma davasıda başladı. Çiftçimiz haklıdır. Çünkü savcı, hareket ederken anayasal hukuki ve ulusal kaygılardan hareket etmemiştir. Muhalefet yapamayan, çözümler üretemeyen Baykalın, yargıdaki uzantısı gibi hareket etmiştir. Başörtüsüne önem vereneleri, gerçek hayattan uzaklaştırp, ortaya çıkan rantı (özel ve resmi iş alanlarında, eğitimde, sporda, vb) ve bu adaletsizliği görmeden gerçek hayataki yarışta mücadle edenler, baştan diskalifiye edileneri hatırlama ahlakını gösterirler. Bu bakış bile toplumumuzu başörtüsne, gerçek inanca özgürlük açısından, bir samimiyet sınavı verdiğini hatırlatmaya yeter. Sn Kemal Özer çok haklısınız! buda yetmez CHP nin 'toplumda ayrımcılık yapmak, çatışmaya ortam hazırlamak, laikliği, Atatürkü suistimal etmek' vb. içerikli dava çok rahat açılabilir! Ama nerde?
Cumartesi, 12 Nisan 2008 16:28
arkadaşlar bazı işler semboliktir!
binayak
Arkadaşlar, bazı işlerin hak almak için yapılmaz veya istenmez. Önemli olan o işle ilgili sembolik de olsa sonuç elde etme gayretidir. Burada aleyhe de sonuçlansa bence, böyle bir dava ile çiftçi kardeşimiz vatandaşlık hakkını kullanarak sembolik olarak yargıtayı vatandaşça mahkum etmiştir...
Cumartesi, 12 Nisan 2008 00:16
acı
Meral Baştuğ
acı gerçektir.gerçekler acidir.
Cuma, 11 Nisan 2008 18:11
Güzel
Recep
Bende bir genç hukukçu adayı olarak Güzen beyin fikrine katımıyorum. Öyle olduğu zaman sizde AKP'ye dava açın/açalım. Euro olsaydı yada euro borcum olsaydı bende dava açardım. İktidarında ekonomik kriz çıkarma hakkı elbette yoktur. Sizde AKP'den çıkardığı kriz ve beceriksizliği yüzünden zarara uğrayanalrda istemeli. Peki bu nasıl?
Cuma, 11 Nisan 2008 11:03
saptırma
Güven
Her zaman olduğu gibi yine olayı saptırıyorsunuz.Komik oluyorsunuz.Benim de Euro borcum var,diyorumki AKP anayasayı ihlal etti ve dini-siyasal simgeleri kamusal alana taşımak istedi.Yargı da bu kanunsuzluğu önlemeye kalktı.Euro yükseldi ve borcum arttı.Hadi sebep olan AKP bunu ödesin.Nasil??
Cuma, 11 Nisan 2008 09:57
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.0585 2.0684
Dolar 1.5118 1.5191
Sterlin 2.2570 2.2688
RÖPORTAJ
Anket
Yerel seçimler yaklaşırken, partiler arasındaki yarış da kızıştı. Peki sizce bu yarışı kim kazanacak?










Foto Galeri
Videolar