Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kemal Özer
Haçlı mirası sorunlar-2
Pazar, 30 Kasım 2008 16:44

 

Önceki yazımızı 'Yunanistan'a bir Alman kral atayanlar; Türk ırkçılığını bir Kürt olan Ziya Gökalp'e, Arap ırkçılığını bir Türk olan Abdurrahman Kavakibi'ye, Kürt ırkçılığını bir Ermeni olan Montil Esenyana'a emanet edip giderler. Ektikleri fitne tohumları, bu ülkenin en büyük ayak bağı olmayı sürdürmüştür' diye bitirmiştik. Konumuza devam edelim.

 

Ulus devlet süreci, daha önce olmayan Kürt, Ermeni ve Alevi gibi sun sorunlar meydana getirmiştir. Buna ilave olarak ise, laiklik üzerinden dindarlar sürekli huzursuz edilmişlerdir.

 

1915 olaylarının iç yüzünü Ermeni'lerde çok iyi bilmektedirler. Ancak konuyu siyasi malzeme olarak kullanmak işlerine geliyor. Türkiye üzerinde hesabı olan tüm batılı ülkeler bu meseleyi, iç siyaset malzemesi olarak ve dolayısıyla dış politikalarında siyasi bir araca dönüştürmektedirler.

 

Papa II. Jean Paul 2001'de “Ermeni soykırımı bir vakıadır. Bu, tüm Ermenilerin vicdanında ve kalbinde bir yaradır” demişti. Papa 16. Benediktus ise birkaç gün önce yaptığı açıklamada "1915 olayları Ermeni soykırımıdır" diyor. Sözde din kurumunun bile Türkiye üzerinden siyaset yapmayı sürdürmesi karşısında, bu söz konusu sorunla ilgili daha gerçekçi açılımlar yapmamızın gereği ortadadır.

 

Bu meseleyi Türkiye'nin aleyhine kullananların ellerinde en az üç-beş soykırım kanı vardır ve herkesi kendileri gibi görmek işlerine gelmektedir. En zor mücadele ön yargı ve bildiği halde kasten inat eden kimse ile yapılan mücadeledir. Bu yüzden Türkiye'nin işi oldukça zor. Dünya çapında daha fazla bilgilendirici faaliyet yapma zorunluluğu ortadadır.

 

Cumhurbaşkanı'nın maç gerekçesi ile başlattığı 'Ermenistan açılımı' ile devam eden süreç oldukça önemlidir ve sürdürülmelidir. Kavga politikasının Türkiye'ye yararı yoktur. Eski politikalardan dönülmesi son derece isabetli olduğu aşikârdır.

 

Büyük can ve mal kaybına neden olan, ülkenin ve insanlarının sorunlardan biri hiç kuşkusuz Kürt/Güneydoğu sorunudur. Bu sorun sadece Doğu ve Batı meselesi değildir.

 

Aslında bölgesel olarak bir Güneydoğu sorunundan söz edilebilirse de sorun daha kapsayıcı olarak sosyal, kültürel, dini ve askeri bir sorundur. Bölgenin dışında da sorunun devam etmesi bunu gösterir. Bugüne kadar sorun küçümsenerek, görmezlikten gelinmiştir. Sorunun çözümünün tek bir formülü yok. Ancak çözüme niyetlenenlerin Kürt meselesinin tarihi arka plânlarını iyi bilinmesi gerekir.

 

Bu sosyal, kültürel, dini ve askeri sorun, bir üst Türk kimliği inşa edebilmek için, diğer kimlikleri alt kimliklere dönüştürme yahut taleplerini yok sayma çabasından da kaynaklandığını artık görme vaktidir. Bizim böyle bir amacımız yoktu diyorsanız sorunu neyle izah ettiğinizi açıklamak zorundasınız demektir.

 

Bölgenin en önemli sorunlarındaki biri sık sık söz edildiği gibi gelir azlığı değil, gelir paylaşımındaki büyük adaletsizlik. Bölgedeki ağalık ve aşiret sistemine son verilmeden, gelir paylaşımı başta olmak üzere birçok sorunun çözmek imkânsızdır. Toprak reformu ve toprak dağıtımı yapılarak bölgedeki kölelik sistemine derhal son verilmesi gerekir.

 

Kuşkusuz sorun, yalnızca ekonomik bir soruna indirgenemez. Halkın genel güvenlik sorunlarını çözerek, bölge halkının bir an evvel tarım ve hayvancılığa dönmesi sağlanmalıdır.

 

Baskı, polisiye veya askeri tedbirlerin, sorunu çözmekten öte içinden çıkılmaz hale getirdiği ortadadır. Hala var mıdır bilmiyorum ancak Türkçe bilmeden askere gelen yöre insanına askerlik öncesinde dil eğitimi verilmesi ve diğer askerler arasında ayrıcalığa neden olabilecek sorunlar varsa –ki iddia edilmektedir- ortadan kaldırılmalıdır. Bölgenin mayın sorunu bir an evvel adil bir çözüme kavuşturulmalıdır.

 

Yörenin sürgün bölgesi olarak kullanılmasına da derhal vazgeçilmelidir. Çözüme yardımcı olmak yerine içinden çıkılmaz hale getiren Güneydoğu bölgesi memur tayin sistemine son verilmelidir. Görev süresini tamamlamak için gün sayan sorumsuz memurlar da çoğu kez sorunu büyüten taraf olabilmektedirler. Bu yüzden tayin öncesinde bölge hakkında birçok açıdan bilgilendirilmesi ve bölge halkı ile doğru iletişim için yapması gerekenler konusunda eğitimden geçirilmeleri gerek.

 

Köye dönüş hızlandırılmalı, yıkılan köylerin gerçek bedelleri ödenmelidir. Batı bölgelerinin öyle yöreleri var ki Türkiye'de yaşadığınıza bile inanamazsınız. 'Doğuya yatırım gitmiyor bu yüzden' gibi meseleyi basite indirgemek sorunu ciddiye almamaktadır.

 

Kişinin aidiyeti, kendi iradesinde olmayan, külli iradenin dilemesi olup bir üstünlük nedeni olamaz. Veda Hutbesi'nde Efendimiz s.a.v. konu hakkında son noktayı 'Râbbiniz bir babanız birdir. Hepiniz, Âdem'in soyundansınız. Âdem'de topraktandır. Allah en şereflisiniz, en muttaki olanınız, Allah'ın emirlerini en çok yerine getiren, yasaklarından da, en çok sakınanınızdır. Arab'ın Arap olmayana üstünlüğü ancak takva iledir' diyerek koyar.

 

Her farklı kimliğin (din ve dil başta olmak üzere) kendi kültürüne sahip çıkma hakkı, temel insan haklarındandır. Kimlik kişinin kendisini ne olarak gördüğüne bağlıdır. Hiç kimse 'artık burada bize yer yok' kanaatine sürüklenmemelidir.

 

Kürtlerin içindeki sorunların önemli kısmı Türklerinde sorunudur. Lakin Kürtlerin sorunlarından beslenen önemli miktarda şer odağı vardır. Bu grupların bir kısmı kandan beslenirken bir kısmı 'seçkin' gibi gözükür. Bunların varlık nedeni sorunun çözülememesidir.

PKK, Kürt sorununu terörize ederek, çözümsüz bırakma sürecinin adıdır. Ergenekon davası göstermiştir ki, devlet adına bazı kimseler bu sorunu kendi varlık sebebi olarak görmüşlerdir.

 

Kürtler şayet temel haklar konusunda samimi iseler terör örgütünü dışlayıcı adımları atmak zorundadırlar. Bunun için Kürt sorunu ile terör örgütü sorunu birbirlerinden ayrılmalıdır. Bu, çözümün ilk şartlarındandır ve hem siyasal sistem hem Kürtler hem de çözümden yana olan herkesin yapması gereken bir davranıştır.

 

Kürt aydınlar ve terör örgütü dışı oluşumlar, öncülük ettikleri kitleleri makul hareketlere yönlendirmelidirler. Şehirleri talan eden, genel huzuru bozucu ve toplumun kendilerine bakışı zedeleyici davranıştan uzak tutmalıdırlar. Bu işe, gösteri ve yürüyüşlerin istismarını engelleyerek başlayabilirler. Gerçekten çözümden yana iseler, şehirleri ve masum insanların varlıklarını talan eden gösterilerinin, toplumsal desteği kaybetme ve güven erozyonuna neden olduğunu görmeleri gerekirdi.

 

Her konuşan Kürt'ü terör örgütü yanlısı olarak görmemeli, onlarda bu yanlış düşünceye katkı sunmamalıdırlar.

Devletin eğitimi yörede yaygınlaştırması, isteyen Türk ve Kürtlere ilköğretim okullarında Kürtçe öğrenme imkânı sunulmalıdır. Kadınlar ve genç kızlar, bölgenin en çok mağdur edilen grubudur. Kadınların bölgesele uygulamalar yüzünden ellerinden alınan temel haklarının iadesi için, kapsamlı çalışmalar ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

 

Bölgeye açılan üniversiteler akademik olarak da desteklenmesinin yanı sıra, Mardin Artuklu Üniversitesi'nin Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü açılması girişimi desteklenmeli ve diğer üniversitelerde de yaygınlaştırılmalıdır. İşgalcilerin diline verilen önemin bir kısmını kendi insanımızın diline de verilmesi, bir lütuf değil haktır.

 

Bölgede kardeşliğin tesisi için en önemli faktörün din olduğu gerçeğinden yararlanmak şarttır. Türk tipi laiklik açısından bir mahsuru yoksa(!) Bölgede yüksek rütbeli subayların resmi kıyafetleri ile Cuma ve Bayram namazlarına gitmeleri sorunun yarısını çözecektir. Baykal çarşaf fetvasından sonra, askerin üniforması ile camiye gitmesine de fetva verirse laikçilerin hışmından askerleri korumuş olur.

 

Konumuza Alevi-Sünni ve Din özgürlüğü sorunu bağlamında devam edeceğiz.

 

 

 

Ulusal devlet
Hadi
tim gibi anlamak için ne yapmalı bilmiyorum. ulus devlet denilince enden Türiye Cumhuriyeti'ni anlama ihtiyacı hissediyorsunu. ulsu devlet devle sadece o mu ki. 18-19 yy ulusdevler yuzyılıdır ve dunyanın sorunuda budur.
Salı, 02 Aralık 2008 11:27
İlla Milliyetçiliği Suçlayacaksanız!
siganfu-tim
Abdülhamid'in oluşturduğu HAMİDİYE ALAYLARI Kürt aşiretlerinin İsyan ve yağmasını yine Resmi Görevli KÜRT AŞİRETLERCE önlenmesi yani ASAYİŞİN TEMİNİ amacıyla kurulmuştur.Ziya Gökalp Sünni Kürt Aşiretlerin Alevi Kürt Aşiretlere BASKI yaptığı şikayetinde bulunmuş ve hapse girmiştir.Şaki İbrahim adlı bir de eser yazmıştır.Yavuz'dan günümüze SAYISIZ KÜRT AŞİRET İSYANLARI vardır.Hem de Şeri ve HİLAFET yönetiminde!Aleviler için ise 2. Mahmut kıyımı son örnek sayılır.Ama Celali adıyla İsyan edip "CELALİ İSYANLARI" adı altında tarihte yer bulan SAYISIZ ALEVİ TÜRKMEN İSYANI vardır!Bunların hepsi OSMANLI DEVLETİ tebası olarak vardır!Milliyetçilik ilk önce Cumhuriyetle ortaya çıkmaz.ARNAVUT İSYANI ile YUNAN isyanından da önce başlar.Balkanlar Arnavutluk arkasından parça parça elimizden çıkar.Milyonlarca Müsüman-Türk Anadolu'ya göç eder!İslamiyet ORTAK DEĞERLERİMİZDEN BİRİDİR!Bunu demek için TARİHİ ÇARPITMAYA GEREK YOKTUR!İslamiyet birleştirici olduğu kadar AYRIŞTIRICI da olur!Tekke-Cemaat-Tarikat-Medrese-Mutasavvuf-Ülema-Mezhep vb nedenler KAŞINDIĞINDA ŞİDDETLİ BİR AYRIMCILIK UNSURU OLUR!İFRAT ve TEFRİT yani!
Pazartesi, 01 Aralık 2008 23:07
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.0585 2.0684
Dolar 1.5118 1.5191
Sterlin 2.2570 2.2688
RÖPORTAJ
Anket
Yerel seçimler yaklaşırken, partiler arasındaki yarış da kızıştı. Peki sizce bu yarışı kim kazanacak?










Foto Galeri
Videolar