Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kemal Özer
Elektrik zammı özelleştirme oyunu mu?
Cumartesi, 20 Eylül 2008 17:27

 

Enerji Bakanı Hilmi Güler, 5,5 yıl boyunca elektriğe zam yapmadıklarını belirtiyor ve ekliyor 'Neden yapmadık gerekmediği için, geciktirdiğimiz için değil, şimdi gerekiyordu o yüzden yaptık.' O halde şimdi ki zamlar gerçekten gerektiği için mi yapılıyor?

 

1 Ocak 2008'den geçerli olmak üzere yüzde 19,5 olarak geliyor ilk zam. Ardından yapılan açıklama ile Temmuz'dan itibaren maliyet bazlı fiyatlandırmaya geçileceği belirtiliyor. Demek ki bugüne kadar maliyet bazlı değil keyfi tesadüfî işletmecilik yapılmış… Bu cümlenin tefsiri budur.

 

1 Temmuz 2008'dan geçerli olmak üzere yüzde 21'lik ikinci zam geliyor. 1 Ekim 2008'den itibaren geçerli olmak üzere yüzde 9,27'lik üçüncü zam. Toplamda ise konutta yüzde 58, elektrik zammı…

 

31 Aralık

100,00

%19,50

1 Ocak

119,50

%21,00

1 Temmuz

144,60

%9,27

1 Ekim

158,00

 

 

Beş bucuk yıl gerekmeyen zam nasıl oldu da yedi ayda yüzde 58 oranında gerekti. [Kimileri bu oranı yüzde 54 olarak hesaplamış. Doğrusu yüzde 58'dir] Geçmişte zam yapmamak mı hatamıydı yoksa şimdi ki zamların altında başka gerekçeler mi var?

 

Bu sorunun cevabını almak için enerjide neler oluyorsa önce ona bakalım.

 

Temmuz ayında 150 dolara yaklaşarak rekor kıran petrol fiyatlarında düşüşünü sürüyor. Bugünü itibari ile 90 dolarlar seviyesine kadar geriledi. [Düşüş oranı yüzde 40] Ancak Türkiye'de ne petrol fiyatları bu oranda geriledi ne de elektrik fiyatlarının artışı engellenebildi.

 

Enerji bakanı petrol fiyatlarındaki düşüşüne rağmen yapılan artışı, 'Petrol fiyatları düştüğü halde niye zamdan bahsediyorsunuz diyebilirsiniz, neden? Bizim Rusya'dan aldığımız gaz 6 ay geriden yansıyor, İran'dan aldığımız gaz 9 ay geriden geliyor ve biz hesapları 3'er aylık periyotlarla yapıyoruz. Yüksek fiyatlı petrolün dalgası hale devam ediyor' diyerek izah etmeye çabalıyor.

 

Bakan 'bu zammın gerekçesi geçen ayların zamlı maliyetinden kaynaklanıyor ve altı ay sonra fiyatlar düşecek' demeye getiriyor. Düşer mi düşmez mi? Artışlar maliyet endeksli bir çalışmadan mı yoksa başka nedenlerden mi çok kısa sürede göreceğiz.

 

Elektrik zamlarının gerekçesini birkaç yıl önceki özelleştirmelere bakarak anlamaya çalışalım. Türk Telekom 25.07.2005 tarihinde özelleştirilmişti. Biraz daha geriye gidelim 2004 yılı sonlarına doğru özelleştirme süreci başlatılan Türk Telekom'da yönetim yeni bir tarife sistemine geçmişti. Özelleştirmeye kadar tamda Enerji Bakanı'nın 'maliyet bazlı fiyatlandırma' edebiyatı ile zam üstüne zamlar yapılmıştı. Bu süreçte 'sabit ücret' adlı bir 'soygunla' yeniden tanıştırılmıştık. Devlet elinde bitap dürülen telekomünikasyon yatırımcısı ve tüketicisi şimdi özel sektörü tekelinin insafına zamlı tarifeler ve haksız kıyak uygulamalarla terk edilmişti. Gerekçesi de 'maliyet bazlı fiyatlandırma(!)' idi.

 

5,5 yıl maliyet bazlı fiyatlandırılmayan elektrik, ne hikmetse tamda Telekom örneğinde olduğu üzere özelleştirme öncesinde maliyet bazlı hale getiriliyor.

 

İşte hikâyenin adımları:

 

Önce elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirme takvimi başlıyor. Ardından yüzde 19,5 zam, affedersiniz maliyet bazlı fiyat yapılandırması yapılıyor.

 

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.,  01.7.2008 tarihinde 1.225 milyon dolara Sabancı Holding A.Ş.-Österreichische Elektrizitatswirtschafts-Aktiengesellschaft (Verbund)- Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. Ortak Girişim Grubu'na, yine aynı tarihte Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.  600 milyon dolara Akcez Ortak Girişim Grubu'na satıldı. Aynı gün uygulamaya girmek üzere on beş gün öncesinde yüzde 21 zam yapılıyor.

 

Meram Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. ise 15 Eylül 2008 son teklifler alınmış ve Başkent ve Aras'ta olduğu üzere tarife yürürlüğe girene kadar satılmış olacak. Bu satış tamamlandığı günlerde yüzde 9,27'lik üçüncü zam da devreye girmiş olacak...

 

Yeni zamlar yeni özelleştirmelerle beraber gelip gelmeyeceğini izleyip göreceğiz. Elektrik zamlarını değerlenmişken bu sektördeki iki haksızlık ve hukuksuzluğu belirtmekte yarar var.

 

İlki vergiye vergi uygulaması. Tüketicinin elektrik faturasına elektrik tüketimine ilave olarak enerji fonuTRT payı ve belediye tüketim vergisi alınıyor. Bunların hepsi birer vergidir. Bunlar toplanıp enerji tüketim bedeline ekleniyor ve çıkan toplama bir de KDV uygulanıyor. Bu durumda TEDAŞ, vergiden vergi almış oluyor. 24 milyon aboneden alındığı düşünüldüğünde ortaya çıkan fatura çok büyük oluyor. Bir malın çifte vergilendirmeye tabi tutulmasının Anayasa'ya ve vergi mevzuatına aykırıdır.

Örneğin vergi dairesine vergi borcunuzu ödemek için gidiyorsunuz veznedar, verginize KDV tahakkuk ettirip ek vergi talep ediyor. Ne kadar komik geliyorsa enerji faturasında vergiye vergi eklemekte o kadar trajikomiktir. Hâlbuki KDV mal ve hizmetlere uygulanan dolaylı bir vergidir. 

 

ENERJİ HESABI

 

YANLIŞ

DOĞRU

 

Enerji harcaması

100

100

YTL

Enerji fonu %1

1

1

YTL

TRT Payı %2

2

2

YTL

Bel. Tük. Ver. %11,5

11,5

11,5

YTL

Toplam

114,5

 

 

KDV %18

20,61

18

YTL

Genel Toplam

135,11

132,5

YTL

Fark yüzde 1,97

 

 

 

 

Hatalı hesaplama neticesinde her elektrik faturasına yüzde 1,97 haksız ve yasalara aykırı KDV eklenmektedir.

Diğer haksızlık ise zam (affedersiniz yine yanıldım maliyet bazlı fiyat ayarlaması)nın belirlenen bir günde başlatılmasıdır. Buda eski faturaların yeni zam tarife ile ödetilmesi demektir.  Nasıl mı? Yeni tarife 1 Ekim'de yürürlüğe girecek. Sizin sayacınız en son 3 Eylül'de okunmuş ve fatura edilmiş ise yeni faturanızda 3 Ekim'de okunacaksa siz eski fiyattan harcadığınız elektriğinizi yeni fiyattan ödeyeceksiniz. Hâlbuki her abonenin ilk fatura tahakkukundan sonra yeni tarife geçerli sayılsa bu haksızlık önlenmiş olurdu. Elbette yüce(!) bürokrasimizin bu konuda da bir bildiği mutlaka vardır.

 

Yeni fiyatlandırma sistemi ile özelleştirmenin aynı zamana denk gelmesi asla anlamsız olamaz. Her şey bir hesap üzerine kuruludur. Hiçbir özel yatırımcı geleceğinden emin olmadığı ve gelirlerince güvence görmediği işletmeyi almaz. Hala anlamayanlar varsa anlayanlara sorsun! Ancak Doğan Medya'sına ve muhalefet partilerine sormayın. Bu onların ilgi alanına girmez.

 

Tüketiciyi koruma devletin görevi değil miydi? Hayır, hayır o sadece bizim gibi üç-beş itizalci/anarşist'in işi.

 

 

Özelleştirenleri unutma...
kaya
Kemal bey bu özelleştirmeleri yapanlarıda unutmayın. Babalar gibi satarım diyecekler bazılarıda onları nasıl savunurumun derdine düşmüş yazık....... Bu halka az bile . Koyın gibi halk bence daha fazla yapmaları lazım......
Pazartesi, 22 Eylül 2008 14:49
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 1.9865 1.9961
Dolar 1.5711 1.5787
Sterlin 2.3159 2.3280
RÖPORTAJ
Anket
Kurbanınızı kendiniz mi keseceksiniz yoksa vekaleten mi kestireceksiniz?












Foto Galeri
Videolar