Kapatma davası oy birliği ile kabul edilmesi üzerine bazı çevreler dün gece hem sevinçten sarhoş oldu hem de gerçekten demleninceye kadar içmişler. Anayasa Mahkemesi'nin iddianamenin kabulü ile ilgili kararına kimse şaşırmadı. Bahse girerim ki geçen yıl kişi başına 12,18 litre olan içki tüketimiz bu yüzden 2008'de 20 litreyi bulacak. Elbette Ergenekoncuların bugün hangimizi alacaklar stresini de eklerseniz ortalama daha da yükselebilir.
İçki muhabbetti bir yana malum iddianame Anayasa Mahkemesi'ne ulaştığı andan bu yana Mahkeme üyelerinin hangisinin hangi yönde oy kullanacağını herkes bilmekte idi. İddianamenin kabulü kimse için asla sürpriz olmadı. Kısacası sonucu belli bir davadan söz ediyoruz.
Sonucu başında belli bir davanın hukukiliğini tartışmanın anlamsızlığı da ortada. Hukuk'ta suç olarak karşılığı olmamasına rağmen kendisini halkın efendisi sanan bir kitlenin suç olduğu iddiasındaki bir konuda, mahkemeler hangi kararı verirse versinler bu karar topulum yüzde seksenden fazlasının vicdanında yer bulmadığı gibi bulmayacağı da ortada. CHP lideri ne düşürse düşünsün birçok CHP'li genel başkanları ile aynı fikirde değil. MHP'liler de aynı durumda.
Sonuç belli. Ak Parti vicdanlarda kapatılmaz olarak yer etse de mahkemece kapatılacak. Ergenekon soruşturmasında yer alan;
“Hukuk olarak son derece olumlu yanıt verdiler. Hukuk olarak, hukuk çerçevesinde, yargı olarak sonuna kadar direneceğiz. Kimse merak etmesin. Bu işleri çözeceğiz...
- Perinçek: Kim?
- Aslan: İkinci bir şey söylerdiler ama...
- Perinçek: Bu şey bir Yargıtay Başkanı, diğeri Anayasa?
- Aslan: Anayasa Mahkemesi üyesi
- Perinçek: Anayasa Mahkemesi başka...
- Aslan: Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı toplantıdan çıkamadı. Onunla görüşemedik. Selma Hanım ile görüştük.
- Perinçek: Üye mi?
- Aslan: Üye evet... Ondan sonra Yargıtay Başsavcısı ile Yargıtay Başkanı ile görüştük. Hasan Gerçeker. Geçen gün seçildi. Son derece kararlılar. Cumhuriyet meselesinde hiç de tavizleri yok. Bir şey istediler orası çok önemli. 'Siz' dediler, 'Siz bizim her şeyimizle, kitle desteğini, halk desteğini, toplum desteğini oluşturmanız gerekiyor.' Bunu söylediler.
- Perinçek: Kim kim gittiniz.
- Aslan: CMOK'un dönem sözcüsü avukat Ayten Aydeniz, Mennan vardı, bir de Ankara'dan Suay'da vardı. ADD'den Erkan'la Ali Ercan var. Telefon görüşmesindeki diyalogların ne anlama geldiğinin sorulduğu Perinçek ifade vermeden önce avukatıyla görüşmek istedi. Perinçek'in böyle bir konuşmayı kabul ettiğini ancak konuşmanın bant çözümünün tamamen ve eksiksiz olarak yapılmasını istediği belirtildi. Diyaloglarla ilgili olarak Perinçek'in ifadesinde özetle, "Bu konuşma bütün Atatürkçü aydınlar arasında, bütün Türkiye'de yapılan görüş alışverişlerine bir örnektir. Türkiye Atatürkçü aydını ile ayakta kalacaktır"
Gazetelerde yer alan bu konuşma gerçekse, davanın sonucu da bellidir. O zaman CHP hariç Ak Parti dahil tüm siyasi partilere büyük görev düşüyor. Bugün verecekleri karar sadece kendi gelecekleri değildir. Verecekleri karar milletin ve ülkenin geleceğini etkileyeceği kesindir. Atık, kişisel ihtiras ve korku zamanı değildir. Bugün giyotinde Ak Parti ve DTP var yarın MHP'nin olmayacağının garantisi var mı? MHP 12 Eylül darbesinde de idam sehpasında değil miydi? MHP'nin elinde kendisi ile ilgili yarına ait garanti varsa bile milletin geleceği ile ilgili garantisi var mı? MHP'nin kararı,yeni bir seçimde baraj altı olup olmayacağının da kararı olacağından endişe duymuyorum.
Ak Parti son birkaç yıldır demokratikleşme konusunda hızlı adımlar atmadı. Hatta Polis yasası ile geri adım atarken, 301 konusundaki kararsızlığı ciddi bir sorun olduğunu bir türlü göremedi. Genel kanaat şudur ki; Ak Parti son yıllarda yeni açılımlar getiremedi. Özgürlük alanlarını geliştirici düzenlemeler yapamadı. Hatta bir çok çözüm için felaketin gelmesini bekledi.
Demokrasi tarihimizde yazar-çizer kesiminin ezici bir çoğunluğunun, basının neredeyse yarında fazlasının, toplumun yüzde 80'sinin vicdani ve toplumsal desteğini hiçbir siyasi hareket arkasında görmemiştir.
Bu süreçte İnternet'in ve İnternet medyasının oluşturduğu kamuoyu bilinci asla göz ardı edilmemelidir. Ak Parti bu gerçeği görüp İnternet'in önüne –geçtiğimiz yıl yaptığı gibi- takoz olacak hiçbir çalışmanın içinde asla yer almamalıdır. Aksi durumda bu bumerang Ak Parti'ye de, topluma da, ülkemize zarar vereceği unutulmamalıdır.
Şimdi siyaset mutlaka; Anayasa Mahkemesi'nin yapısını değiştirmek yerine Anayasa Mahkemesi'ni ortadan kaldıracak adımı atmalıdır. Çünkü yeni hali ne olursa olsun 11 kişinin iradesinin TBMM'sinin üstünde olması asla kabul edilemez. Anayasa Mahkemesi'nin varlığı zaten en büyük hatadır. Haziran 2007'de kamuoyu ile paylaştığım 'Böyle Bir Anayasa İstiyorum' adlı çalışmamda da belirttiğim üzere; yeni anayasa değişikliği bir bütün olarak yapılamayacaksa -ki bu şu aşamada yetişmesi zor- bu durumda mutlaka Türkiye Milletvekilliği'nin içeren iki aşamalı sisteme geçilmelidir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
1- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dört yıllık süre ile halk tarafından seçilir ve 500 milletvekilinden oluşur.
2- TBMM'de her ilin temsili zorunludur.
3- Meclis'i TBMM Başkanı temsil eder.
4- TBMM iki aşamalı bir meclisten oluşur.
5- Bir seçim bölgesinde en yüksek oyu alan parti bir adet Türkiye Milletvekili çıkarır.
6- Milletvekilleri seçildiği ile temsil etse de tüm halkın milletvekilidir.
Türkiye Milletvekilliği
1- Türkiye Milletvekilleri Cumhurbaşkanı'nca ikinci kez reddedilen ya da siyasi parti ve yargı tarafından iptal başvurusu yapılan kanunlar hakkında karar alır.
2- TBMM Başkanı Türkiye Milletvekilleri arasından, Başkan Vekilleri ise TBMM'nin diğer üyeleri arasından seçilir.
3- Türkiye Milletvekilleri de normal yasama çalışmalarında yer alırlar.
4- Türkiye Milletvekillerinin en az lise mezunu olması şarttır.
5- Türkiye Milletvekilliği üst üste en fazla iki dönem ara vermek koşuluyla en fazla dört dönem seçilebilirler.
TBMM çalışmalarının kanunlaştırılması
1- TBMM kabul ettiği kanunları Cumhurbaşkanı'nın onayına sunar. Cumhurbaşkanı 15 gün içerisinde onaylayıp Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Başbakanlığa gönderir yahut bir daha görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderir.
2- Cumhurbaşkanı'ndan geri gelen kanun TBMM'de yeniden görüşülüp kabul edilmesi durumunda Cumhurbaşkanı kanun onaylayıp Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Başbakanlığa gönderir yahut bir daha görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderir. İkinci kez gelen kanun yalnızca Türkiye Milletvekillerinin katılacağı ve TBMM Başkanın başkanlık edeceği oturumda anayasaya uygunluk denetimi yapılıp gizli oylama ile kanun anayasaya aykırılık iddiasında bulunulan maddeleri ile ilgili karar alır.
3- Karar üye tam sayısının bir fazlasının verdiği oy yönünde verilir. Oylama eşit çıkmış ise oylamalar tekrarlanır.
4- Türkiye Milletvekillerinin verdiği karar kesindir. Cumhurbaşkanı onaylayarak 5 gün içerisinde Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Başbakanlığa gönderir.
5- Türkiye Milletvekillerinin onayından geçmemiş bir kanun anayasaya aykırılığı iddiasıyla grubu bulunan siyasi partiler ile Danıştay, Yargıtay ve Sayıştay Genel Kurulu kararıyla TBMM Başkanlığı'na müracaat edebilir. Ayrıca anayasa değişikliği ile nedeniyle anayasanın yeni maddesine aykırı düştüğü iddiasıyla da müracaat edilebilir.
6- TBMM Başkanlığı TBMM'nin ilgili ana komisyonu ile Anayasa Komisyonu görüşünü alarak aykırılık talebini Türkiye Milletvekillerinin onayına sunar.
7- TBMM iptal edilen kanun ilgili maddesi hakkında 3 ay içerisinde yeniden düzenleme yapar.
Bu yanında olmazsa olmaz diğer özgürlükleri genişletici çalışmalarla birlikte bir paket –anayasa sadece hukukçularca hazırlanmamalıdır- hazırlanmalıdır. Meclis'ten kaç oy alırsa alsın mutlaka referanduma gidilmelidir. Referandum ardında yaklaşan yerel seçimle birlikte genel seçime gidilmelidir. Militarist ve oligarşik vesayetten kurtulmanın başka yolu yok.