Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İsrail Kur’an-ı Kerim'i tefsir ediyor
İsrail Dışişleri Bakanlığı Kur’an-ı Kerim’i tefsir etmek için kurduğu site İslam dünyasında tepkiyle karşılandı. İsrail Quranet'le ne amaçlıyor? Tefsirin içeriği ne?
Çarşamba, 18 Haziran 2008 16:22

Haber Merkezi / TİMETURK

İsrail Dışişleri Bakanlığı, İslam dünyasıyla batı arasında bir iletişim köprüsü oluşturmak için internet üzerinde Kur'an-ı Kerim'i yorumlatıyor. Projede birçok İsrailli Arabın yer alacağı bildirildi. Dünyanın birçok yerindeki Müslüman kişi ve kuruluşlar, İsrail'in bu girişimiyle Kur'an ayetlerini İsrail ve ABD'nin istediği şekilde yorumlatacağı uyarısında bulundu.

Yahudi bir profesör olan Ofer Grosbard’ın yönettiği ve üç Müslüman araştırmacının danışmanlığını yaptığı Quranet isimli projenin hazırlanışında 15 Müslüman akademisyenin yer aldığını vurgulandı. Ber-Sabaa Üniversitesi tarafından ilk nüshası yayınlanan proje İsrail'de geleceği değiştirebilecek en iyi 60 icattan biri olarak Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in himaye ettiği ve 13-15 Mayıs tarihleri arasında Kudüs’te düzenlenen Gelecek Ufukları Konferansına da katıldı.

TEFSİRİN İÇERİĞİ

İsrail Dışişleri Bakanlığı Quranet’in kendi alanında tek olduğunu her eğitimci ve aile reisinin bunu bir eğitim aracı olarak kullanabileceğini söyledi. Kullanıcı sitede yer alan “index” sayesinde, ilgilendiği eğitim konusuyla ilgili ayetlere ulaşabilir. İsrail Dışişleri Bakanlığı sitesine göre kitap okura kendisini ilgilendiren terbiye konusunda yardımcı olduğunu bu konuyla ilgili bir ayeti kerime seçtiğinde konuyla ilgili günlük hayattan kısa bir hikâye göreceğini böylece en sonunda öğretmen ya da aile reisinin önünde ilgili Kur’an ayetini kullanmak için hissi bir rehber, çocuğuyla konuşurken ayetin içerdiği mesajın bilincinde olacağını ve en sonunda da olup bitenlerin nedenlerini açıklayan eğitimsel-psikolojik bir açıklama ya da analiz elde edecek.

Proje hizmetlerini Arapça’nın yanı sıra İbranice, Türkçe, Farsça ve Fransızca olarak sunmayı hedefliyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı Quranet sitesinde yayınlanan tefsire örnek olarak Fussilet Suresi 34. Ayet olan “İyilikle kötülük bir olmaz, Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.” ayetinin tefsirini örnek olarak verdi. İsrail tefsirinin bu ayet hakkındaki yorumu ise şöyle: “düşmanın gün gelir en iyi dostun olabilir.”

FİKİR NASIL ORTAYA ÇIKTI

Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinde yayınlanan habere göre bu projenin fikir babası bedevi öğrenci Büşra Mezarib’tir. Büşra fikrin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlatıyor: “Biz 15 bedevi öğrenci geçen sene master tezimiz için eğitim danışmanlığı konusunu seçmiştik. Hazırladığımız tez arasında Dr. Ofer Grosbard’in verdiği “Evrimsel Psikoloji” diye bir dersimiz de vardı. Ders normal seyrinde devam ederken hocaya döndüm dedim ki “size bir gerçeği söylememi ister misiniz? Bize öğrettiklerininiz hiçbir şeyin bize ne faydası ne de yardımı oluyor” Hoca şaşırarak “neden peki?” dedi. Dedim ki örneğin ben yarın eğitim danışmanı oldum diyelim.Biri bana gelse dese ki “beni cin çarptı” ya da bizim müslüman toplumda yaygın olan buna benzer bir şey söylese. Söyler misiniz Allah aşkına bize öğrettikleriniz bu derslerin bize bu konuda  nasıl yardımı olacak ?”

Hoca bana peki sana ne yardımcı olur? diye sordu. Dedim ki “Kur’an-ı Kerim” Bana konuyu açıkça anlatsana” dedi. Dedim ki "bu konuda bir ayetin Müslümanlar üzerinde yaptığı etkiyi başka bir şey yapmaz.”

Öğrencinin anlattığına göre Ofer bir sonraki derse elinde Kur’an-ı Kerim’in 30 cüzü olduğu halde geldi. Bunları bize dağıtarak eğitici ve psikolojik tedaviye yardımcı olacak ayetleri bulmamızı istedi. Bu tarz ayetlerin oldukça fazla olduğunu bilmemiz pek zamanımızı almadı. İnsanı sorumluluk taşımaya, her zaman gerçeği ve doğruyu söylemeye ve başkalarına saygılı olmaya çağıran ayetler o kadar çoktu ki

Sonra Ofer seçtiğimiz ayetlere uygun günlük hayatımızdan birer kısa hikâye yazmamızı istedi. Hikâye aile reisinin ya da öğretmenin (veya eğitimcinin) ayetin mesajını ya da içeriğini çocuğuna nasıl aktarması gerektiğini ortaya koyacaktı.

Yaklaşık 300 kadar hikâye toparladık. Ofer ise her hikâyeye kısa ve kolay psikolojik-eğitici bir analiz ekliyordu. İşte buradan Quranet böyle ortaya çıktı. 

PROJENİN AMACI

İsrail Dışişleri Bakanlığı sitesine göre kitap okura kendisini ilgilendiren eğitim konusunda yardımcı olduğunu bu konuyla ilgili bir ayeti kerimeyi seçtiğinde günlük hayattan kısa bir hikâye göreceğini böylece en sonunda öğretmen ya da aile reisinin önünde ilgili Kur’an ayetini kullanmak için hissi bir rehber olacak, çocuğuyla konuşurken ayetin içerdiği mesajın bilincine varacak ve en sonunda da olup bitenlerin nedenlerini açıklayan eğitimsel-psikolojik bir açıklama ya da analiz elde edecek

Dışışleri Bakanlığı projenin sağlayacağı ayrıcalıkları sıralarken “hikmetli öğüt” diye tanımladığı Kur’an-ı Kerim’in bu proje sayesinde her mürebbi ya da aile reisinin kullanabileceği bir eğitim aracına dönüşeceğini ve daha önce hiç olmadığı kadar Kur’an'ın büyüklüğünün ortaya çıkacağını böylece tüm insanlığa hizmet edeceğini savunuyor.

Bakanlık projenin Kur’an-ı Kerim’i modern eğitim metotlarıyla birleştirip İslam Dünyasıyla Batı Medeniyeti arasında bir köprü kuracağını, Kur’an-ı Kerim’in güzelliğini yansıtarak insanoğlunun onurunu ortaya çıkardığını  ve insanın onurunu merkeze yerleştirdiğini böylece Kur'an-ı Kerim’i terör amaçlı kullananlara çok iyi bir cevap olacağını iddia etti.

FİLİSTİNLİ MÜSLÜMANLAR PROJEYE KARŞI ÇIKTI

Öte taraftan Filistin İslami Hareket sözcüsü Şeyh Zahi Nüceydat yaptığı açıklamada İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın duyurduğu Kur’an-ı Kerim tefsir projesinin çok tehlikeli bir girişim olduğunu bu projenin asıl amacının Kur’an-ı İsrail ve ABD’nin istediği tarzda anlayan müslüman bir nesil yetiştirmek olduğunu vurguladı.

İsrail ve ABD’nin Kur’anı istedikleri kalıba sokma girişimiyle bu hoşgörülü akideden tamamen uzak bir nesil yetiştirmenin amaçlandığını kaydeeden Şeyh Nüceydat konunun ciddi bir araştırma ve incelemeye ihtiyaç duyduğunu İsrailli Bakanlığı çalışmasının Kur’anı Kerim için merci olarak sayılan din âlimleriyle danışıldığı anlamına gelmediğini bunun İsrail’in bir oyunu olduğunu ileri sürdü.

Bu arada, Filistin Evkaf Bakanlığı bu tarz projelerin takdim ettiği tefsirlerin doğru olduğunu kabul etmenin çok zor olduğunu zira böyle bir zamanda bu tarz bir tefsirin çıkarılmasını gerektirecek her hangi bir neden olmadığını zaten Kur’anı Kerim’in doğru yorumluyan birçok islami tefsirin olduğunu ve bu tarz kitapların yayınlanmasının bu tefsir hakkında kuşkulara neden olduğunu açıkladı.

Öte yandan, Şeyh Hüseyin Ebu Ermile yaptığı açıklamada İslam ve Müslümanların düşmanı bu İsrailli Bakanlığı’n hedeflediği çarpıtma ve tahrife örnek olarak Fussilet Suresi’nde yer alan ayeti örnek vererek bu ayetin doğru tefsirinin insanların tümü sadakalarını vermeli ki hiç kimse fakir kalmasın ve böylece insanlar arasında sevgi bağları güçlensin dedi.

MISIR EVKAF BAKANLIĞI’NDAN UYARI

Öte yandan Mısır’ın dini müessesesi Evkaf Bakanlığı yetkilileri İsrail’in bu projesine karşı müslümanları uyanık olmaya çağırdı. Evkaf Bakan yardımcısı ve Din İşleri Bölüm Başkanı Dr. Şevki Abdullatif yaptığı açıklamada “ bu projenin asıl amacı müslümanlar arasında kutuplaşma sağlamak ve onları İsrail tuzağına düşürmektir, çünkü İsrailliler düşünceleri ve planlarıyla örtüşecek ayetleri seçmişler” dedi.

Dr. Abdullatif Vakıflar Bakanlığı’nın birkaç gün içerisinde bu projeye ve içerdiği yalan ve zehirli fikirlere karşı çok net bir cevap vereceğini, ayrıca bu tefsirin İslam Dünyası’nda dikkate alınmasını önlemek için bakanlığın her türlü tedbiri alacağını ve herkesin haberdar olması için bakanlığın internet sitesinde Kur’an-ı Kerim’in bu sahte tefsirinin iç yüzünü ortaya konan bir uyarı yazısı yayınlayacağını” söyledi. 

KUŞKU DUYMAK GEREK

Kahire Ayn Şems Üniversitesi İsrailiyat uzmanı Dr. İbrahim el-Bahravi de yaptığı açıklamada “bu tefsire ilişkin iyi niyetlere güvenmek mümkün değil, böyle bir tefsirin pazarlamasını yapanların iyi niyetli olduklarını söyleyemeyiz, dolayısıyla “gerçeğe ulaşmak için şüphe etmek gerek” prensibini uygulamakta fayda var” dedi.

El-Bahravi burada üzerinde durmamız gereken birkaç husus var. Bunlardan en önemlisi piyasada bulunan bu tefsirin yeniden gözden geçirilmesi, Kur’an ayetlerinin ve yapılan tefsirinin ilgili islami üniversiteler tarafından incelenmesi, Kur’an-ı Kerim ayetlerinden seçilen ayetlerin niteliği gibi konular. Bütün bunlar incelendikten sonra böyle bir katabın arkasında saklı olan gerçeği öğrenmiş oluyoruz” dedi.

El-Bahravi İsrailli araştırmacının cin çarpmanın tedavisinde Kur’an’dan faydalanma konusuyla ilgili ise şunları söyledi: “Bu konu müslüman ya da hristiyan tüm Arap toplumlarında yaygın sosyal bir gelenektir. Arapların dini semboller kullanarak cin çarpma konusunu tedavş etme girişimleri dinle bir ilgisi yoktur. Örneğin Mısır’da müslümanlar el-Azra ve Ma Gergis gibi kıpti kiliselerine hristiyanlarsa Seyyide Zeyneb’e giderek birbirlerinin dini sembolleriyle tedavi görmeye çalışıyorlar. Ancak Cin ve cin çarpmanın tedavisi İsraillilere kafalarına göre Kur’anı tefsir etme imkânı vermiyor. Çünkü Kur’an ibadet kitabı olup hayatın tüm alanlarını kapsamaktadır. Dolayısıyla sadece bu cin çarpma konusu açısından tefsir edilemez”

Bu arada bilindiği gibi Medine-i Münevvere’de bulunan Kral Fahd Mushafı Şerif Merkezi 2001 yılında Kur’an-ı Kerim’i düzgün bir şekilde İbranice’ye çevirmişti.

Kaynak:

A bridge between the Islamic world and the West

 

 

Yeni bir şey değil bu
Mehmet UFUKALP
Yahudilerin Yüce Kuranı tefsire yeltenmeleri yeni bir şey değil. İlk emevi sultanı muaviye zamanında kabul ahbar denen bir yahudi muaviyeye müşavirlik yapmış Kuranı tefsir etmiş ve ilk israiliyatı tefsirlere bulaştırmıştır. Onu yine muaviyenin sarayındaki görünürde bile müslüman olmayan Cohn Damascus Kuran Tefsiri ve İslam tarihi adına kitaplar yazmış ve İslam ümmeti içerisine salmıştır. Emeviler Rasulullahın Ehlibeytinin temsil ettiği gerçek islamı gölgelemek ve saltanatlarını baki kılmak için onlarla mücadele etmek için yahudilerden hristiyanlardan yardım almış, onları vezir müşavir ve ulema yapmışlar. Bütün bunlar yahudilik ve hristiyanlık izlerinin emevilerin islam anlayışında olduğu halde, hayal dünyalarında yalancı ravileri Ömer Bin Seyfe Abdullah Bin Sebe masalını uydurmuşlar kendi kirlerini Ehli Beytin üzerine atmaya çalışmışlardır. Gerçek ehli sünnet uleması ve Ehli Beyt uleması bunların yalanlarını eserleriyle ortaya koymuşlar ancak, sultanların güç ve yağdanlığına sığınan çanak yalayıcı yalancı emevi ulemaları ne yazık ki bu yalanları gerçekmiş gibi müslümanların arasına sokmuşlardır. Öyle ki çocukluğumuzda hatırlarız. Hazreti Davud gibi yüce bir peygamber için aynen şöyle deniyordu ve hocalar bu masalları tefsir diye camilerde halka okuyorlardı. Güya Hazreti Davud bir kuşu takip edip bir evin içine girmişmiş orada çıplak güzel bir kadınla karşılaşmışmış sonra onun askerlerinden birisi olan Uryanın hanımı olduğunu öğrenmiş, Uryayı savaşa göndermişmiş ki o ölsünde karısını alsın, sora Uryayı savaşa göndermiş Urya ölmüş ve Hazreti Davut güya o kadınla evlenmişmiş. İşte ümeyye oğullarının insanlara sunduğu islam bu. Ve bu tam anlamıyla bir yahudi uydurmasıdır.
Çarşamba, 24 Eylül 2008 08:55
ıron man
demir adam
Bilir misiniz Kur'an-ı Kerim'i kim israil için tefsir ediyor?Bu kişi tam 15 yıldır bekleniyor hem de Adana da yaşayan bir yahudi edebiyat adamı.İsrail demek ki biteceğini anladı sağ gösterip sol vuracak.Bence müslümanlar bu tefsirin peşine düşsün çünkü ......
Salı, 01 Temmuz 2008 12:52
önyargılar
ahmet tekin
Bu kadar önyargılı yaklaşımlara hayret ediyorum. Kutsal kitabımız yahudilerden İsrailoğulları diye bahseder. Vadedilmiş toprakları onaylar. Bugün Arap İsrail meselesi Tek tanrılı dinlerin anası yahudilikle aramızda düşmanlık çıkarıyor ama ne tarihte ne de Kuran-ı Kerim'de böyle diyor. A'râf Sûresi (137) Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik. Yûnus Sûresi (93) Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.
Perşembe, 19 Haziran 2008 14:45
Kendi kitaplarını
Yusuf
Kendi kitaplarında ne yaptılarki, kendilerinin düşman olduğu kitabı tefsir etsinler...
Çarşamba, 18 Haziran 2008 20:09
Önce Biz karşıyız.
Bülent Şahin Erdeğer
Kur'an'ın diriltici ve antiemperyalist mesajı egemenlerin en korktuğu şeydir. Bunun içindir ki gerek Türkiye'de gerekse de küresel egemenler Kur'an mesajını saptırmak için sahte, yönlendirici Kur'an çalışmalarına el atmışlardır. İslami ıslah ve tecdid çabalarını raydan çıkartmanın siyasetidir bu. Oysa İslam düşüncesi kendi özgünlüğünde kendini yeniler ve ıslah eder. Bunu da antiemperyalizmden kopmadan yapar. Reform İslam'da olmaz. Reform-ıslahat-tecdid Müslümanların İslam anlayışlarında, düşünce ve amellerinde olur. Bunun için ki Müslümanların kendilerini yenileme ve reforme etme ihtiyacı vardır bu reformun temeli de Öze dönüştür. Özümüz de yani Kur'an ve Sünnet te zalimlere karşı olma bilinci yatar. İslam reformizmi bunun için kendi özgünlüğünde ve özgürlüğünde ilerlemelidir. ABD VE İsrail'in saptırıcılığına da önce ıslahat taraftarları karşı çıkmalıdır.
Çarşamba, 18 Haziran 2008 19:18
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 1.8430 1.8519
Dolar 1.3578 1.3643
Sterlin 2.3667 2.3791
RÖPORTAJ
Anket
Ertuğrul Sağlam'ın istifasını doğru buluyor musunuz?








Foto Galeri
Videolar
Rüyalarınızın anlamını öğrenmek için tıklayınız