Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
'Gaffar Okkan'ı JİTEM öldürdü'
PKK ve JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ı Hizbullah'ın değil, JİTEM'in öldürdüğünü ileri sürüyor..
Salı, 26 Ağustos 2008 04:38

İsveç'in başkenti Stockholm'de görüştüğümüz eski PKK ve Jİ- TEM itirafçısı Abdülkadir Aygan, Sabah gazetesinde yer alan röportajda Uğur Mumcu cinayetinde kullanılan patlayıcıların ABD'li bir askerden geldiğini, suikastta, öldürülen JİTEM komutanı binbaşı Cem Ersever'in rolü olduğunu iddia etmişti. Aygan'ın diğer anlatımları şöyle:

* JİTEM'in örgüt yapısı hakkında bilgi verebilir misiniz? 1990'da, Ergenekon operasyonunda tutuklanan Arif Doğan aradı. Cem Ersever beni tavsiye etmiş. Böylelikle JİTEM'e girdim. JİTEM'in örgütsel şeması şöyleydi: Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı İstihbarat Başkanlığı, Ankara Aydınlıkevler'de ve Diyarbakır'da JİTEM Grup Komutanlığı vardı. Ayrıca Batman, Mardin, Elazığ, Van, Silopi, Hakkari'de birimler vardı. İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Samsun, Sivas, Erzurum, İzmir ve Antalya'da da tim komutanlıkları bulunuyordu. Benim bildiğim kadarıyla JİTEM'de şu kişiler görev yaptı: İstihbarat Başkanı Tümgeneral Ali Akgöz. Akgöz'ün adı hiç gündeme gelmedi. Subaylardan Hüseyin Kara vardı, onun da adı pek geçmiyor. Albay Veli Küçük, binbaşılar Ahmet Cem Ersever, Aytekin Özen, Abdulkerim Kırca, Ali Yıldız, Cemal Temizöz, Cahit Aydın, Nurettin Ata, yüzbaşılar Tunay Yanardağ, Murat Kırkaya, Zahit Engin, Kadir Tahir, Uğur Atalay, Musa Sünbül, Savaş Gerçekçi, Sinan Yaşar, Abdullah, Zeki, üsteğmen Osman Aksu, üsteğmen Fatih Arslan.

* Bu isimler PKK ile mücadelede sertlik yanlısı mıydı? Ersever öldürünce Nurettin Ata ile görüştüm. Nurettin Ata, bana, "Boş ver bu işin peşine düşme. Yani Eşref Paşa gibi bir insanın kanına giren biridir Ersever" dedi. Eşref Bitlis, önce Ersever'i destekliyordu ama Ersever kendi başına yapı kurmaya kalkınca izin vermedi. Eşref Bitlis asker içinde farklı bir çizgiye sahipti. Özal'la örtüşen bir çizgisi vardı.

* Hizbullah, Diyarbakır Emniyet Müdürü Okkan'ı neden öldürdü? Hayır, Hizbullah değil, Okkan'ı JİTEM öldürdü. Çünkü Okkan, Diyarbakır'a atanmadan önce Jİ- TEM, Diyarbakır'da istediğini yapabiliyordu. Tim Komutanı Zahit Engin istediği gibi davranıyordu. JİTEM'in çalıştığı adamlar vardı lümpen takımından. Bunlar adam öldürüyor ve yaralıyorlardı, Emniyet bunların peşine düşünce Jİ- TEM'e sığınıyorlardı. Abdulkerim Kırca ve Zahit Engin'in Gaffar Okkan'a küfür ettiklerine kaç kere şahit oldum. "Rahat çalışamıyoruz" diyorlardı. Okkan olayı Jİ- TEM'in işiydi.

Cinayet 7 yıldır çözülemedi

DİYARBAKIR Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001 tarihinde öldürüldü. Saldırıda Okkan'ın korumaları Atilla Durmuş, Mehmet Sepetçi, Mehmet Kamalı, Sabri Kün ve Selahattin Baysoy da yaşamını yitirdi. Cinayetin Hizbullah tarafından işlendiği ileri sürüldü ancak sadece Mehmet Fidancı adlı Hizbullahçı hem örgüt üyeliğinden, hem de Okkan cinayetinden müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Davanın diğer sanıklarının olaya karıştığına dair bir bulguya rastlanmadı. Davanın gerekçeli kararında eylemin Hizbullah tarzı bir eylem olmadığı da belirtildi.
 
"Turgut Özal, Öcalan'a altın kalem gönderdi"
 
 
* Özal'ın, Öcalan'a kalem gönderdiğini söylüyorsunuz? Bunu nereden biliyorsunuz? Evet, Turgut Özal meseleyi silahsız halletmeyi düşünüyordu. Apo'ya bir altın kalem gönderdiğini duyduk o zaman. Yani "Silahla değil kalemle çözelim" mesajı veriyor.

* Kim götürmüş bu kalemi? Bunu söyleyen kişi devletle irtibatı olan biri. Aynı zamanda PKK'yla da ilişkileri olan biri. Siyasetçi mi asker mi, bunları Öcalan'ın açıklaması lazım.

* 90-99 arasında kimler için infaz emri verildi? Hatırladığım infazlar şunlar: Musa Anter, Vedat Aydın, Necati Aydın, Ramazan Keskin, Mehmet Ay, Abdulkadir Çelikbilek, Melle İzzettin ve şoförü Şahabettin Latifeci, Murat Aslan, İhsan Haran, nakliyatçılık yapan bir şahıs, Zoğurluların iki oğlu, Servet Aslan ve Mersinli Fatma adındaki bir kız öğrenci, İdris Yıldırım, Körtik köyünden Hasan, Silvanlı Ramazan Yazıcı, Mehmet Saim Dönen ve amcası, Edip Aksoy, Orhan Cingöz, Ahmet Ceylan, Sıdık Etyemez. Jİ- TEM'de infazlarda tabanca, uzun namlulu silahlar, el bombaları, susturucular, çelik boğma telleri, içerisine MP-5 suikast silahı monte edilmiş bond çantası, balistik muayenesi mümkün olmayan özel mermiler, siyanür zehri, C-4 plastik patlayıcılar... JİTEM'ci subaylar devletin tepesindekilerin gaflet, dalalet ve hıyanet içinde olduklarını söylüyorlardı.
 
"Ergenekon'un gizli tanığı bana 'İtirafçılık yapma' dedi"
 
 
* Ergenekon davasının eski PKK'lı gizli tanığı, Ergenekon'la örgüt arasında ilişki olduğunu ima ediyor. O kişinin, Hamza Bindal olduğunu öğrendim. Bindal ben örgütten ayrıldıktan sonra "Sen itirafçı oldun. Annenden utan" demişti. Ben de "Bir namussuzluk yapmadım ki annemden utanayım. Halen örgütün peşinden gittiğin için asıl sen utan" diye cevap vermiştim. Bindal annemin teyzesinin kızının oğludur. Aslında Hamza'ya saygım vardı. Çünkü 1980 yılındaki ilk tutukluluğum esnasında sorguda nasıl direndiğini görmüştüm. Hamza, Öcalan'ın köylüsüdür. Çok şey bilir.
 
 
Kaynak: Sabah
 
bülent ünver jitem
bülent ünver konya
arkadaşlar yanılıoyrsunuz bu gün jitem denen istihbarak birimi olmasa idi doguda o kadar istihbarat yapmış bir birim kelle koltukta o kadar mucadele etmiştir elbette pkk ile iç içe olacak aksi halde nasıl bir istihbarat almasını beklioyrsunuz. gaffar okanı jitemin öldürdügü söletileri tamamen yalandır pkk nın yaptıgı alenen ortada bunu neden jiteme mal edioyrsunuz anlam veremiyorum. bir siyasi ugruna bu kdar komutanın paşanın ergenekon adı altında tutuklamaları utanc verici. vatan elden gidioyr topraklarımız tek tek satılıoyr böle bir olayla ört pas edilmeye çalışıyor allh aşkına gözünüzü açın artık. hizbullah dioyruz bunu kuran yetiştiren bizim devletimiz degilmi pkk ya karşı kurulan bir örgüt oldugunu artık beşikteki çocuk bişlioyr abtullah öcalanı besleyip hala pkk yı yönetmesine musade eden devlet degilmi başımızdaki insan lar degilmi meclise o pkk lıları sokan başımızdakiler degilmi yeri geldimi yargı dioyrlar meclisdeki pkk lılara yargı mudale edemiyor adamlar artık alenen devlet içinde devlet kuracagız diyen onlar degilmi neden mudahale edemioyruz da içerde olması gerekenlerin yerinde şimdi komutanlarımız siyasi ugruna içerde açın artık gözünüzü yapmayın etmeyin devlet elden gidioyr el altın satıyorlar vatanımıza devletimize sahip çıkalım dedelemiz ne zorlukla bu vatanı kurmuş üç beş çapulcuya meydan bırakmayalım
Pazartesi, 27 Ekim 2008 21:11
Gaffar'ı Arıyoruz
Disco
Rahmetle yad ediyoru. Onun zamanında güzel şehrimiz en güzel diskoteklerine kavuştu. Hatırladığım kadarıyla onun zamanında ve deahi teşvikiyle dokuz adet diskotek açıldı. Şu anda akşamları diskolarda rahat bir şekilde manitalarımızla tepiniyorsak, onunsayesindedir. Diyarbakır'lılar olarak onu asla unutmayacağız. Ruhu şad olsun.
Cuma, 29 Ağustos 2008 16:08
siz nasıl gazetecisiniz
şahin güney
sabah naedense erdoğanın adamıyım demekten cekin miyor. bu izbulluh pkk ne kadar temiz miş.bütün bizlik jitemin işiymiş. neden izbullahı kötüler bie yazı bulamadım. ergenekon örgütünü ele veren eski pkk itirfçılarıymış.ozaman allah razı olsun pkk ve hizbullahtan
Cuma, 29 Ağustos 2008 11:44
Ben de Tanıma Fırsatı Bulamadım
A.Turan
Çok istememe rağmen böyle çalışkan, mert, cesur vatan aşığı bir kişiyi sağlığında tanıma fırsatı bulamadım. Hep basından takip ettim. Bu memlekete en büyük hizmeti Atatürk merhum yapmıştır. Onu da tanıma fırsatı bulamadım. Onun da başarılarını hep basından ve ders kitaplarından takip ettim. Ayrıca bu vatana hizmet etmiş Cumhurbaşkanlarımızın hiç birini tanıma fırsatı bulamadım. Başbakanlardan ise sadece Erdoğanı uzaktan görmüşlüğüm var. Hizmetlerini hep basından takip ediyorum. Allah muvaffak etsin.
Çarşamba, 27 Ağustos 2008 09:22
Halka Hizmet Hakk'a Hizmettir
M.Emin
Gaffar OKKAN; çalışkan, dürüst, doğru sözlü, doğru olduğuna inandığı her şeyi hayata geçiren, iyi bir baba, iyi bir devlet adamı, iyi bir yönetici idi. Diyarbakırlı kardeşlerim öyle her idareciye pirim vermez. Ama Şehit Gaffar OKKAN’ı diğerlerinden çok daha farklı kılan özelliklere sahipti. Diyarbakırlı bunun farkındaydı. Vatanını ve Milletini, Ay Yıldızlı Türk Bayrağını canından çok seven Diyarbakırlılar Gaffar OKKAN’ı ne sağlığında, ne de şehit olduktan sonra yalnız bırakmadılar. Başarılarını basından izlediğim Gaffar Okkan Merhumu tanıma fırsatı bulamadım. Sadece ölümünden bir iki yıl sonra Hendek ilçesinde Anayol kenarındaki mütevazı kabirlerini görmek nasip oldu. Çok duygulanmıştım. Diyarbakır başta eş dost ve sevenleri onun kabirlerini ziyaret edip Kur’an-ı Kerim okuyor, ona ve tüm şehitlerimize dua ediyorlar, teröristleri ise lanetliyorlardı. Bu Millete büyük fedakârlıklarla hizmet eden Eşref Bitlis, Recep Yazıcıoğlu, Adnan Kahveci ve gaffar Okkan ve diğer isimlerini sayamadığım şehitlerimiz neden unutulmadı? Çünkü Onlar halkın istediği mert, cesur ve çalışkan, Halk ve Allah dostu insanlardı. Hayatlarının en güzel çağlarında Onların ölümüne sebep olanlara Allah lanet etsin. Halk bu insanları seviyor diye onları ortadan kaldırmak, nasıl bir insanlık anlayışıdır? Olsa olsa bu canavarlık olur. Onlar bu Milletin sinesinde yaşıyorlar. Bu Büyük Millet sevenlerini, sevdiklerini, hizmetlerinde kusur etmeyenleri, Şehitlerini, candan dostlarını unutmadı. Ve asla unutmayacak. Onları katleden hainler her kim olursa olsunlar, lanetle anılacaktır. Allah(C.C.) Şehitlerimizin hepsine gani gani rahmet eylesin.
Salı, 26 Ağustos 2008 22:17
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.1032 2.1133
Dolar 1.6711 1.6792
Sterlin 2.5000 2.5131
RÖPORTAJ
Anket
Korsanların gemileri fidye için kaçırdığı öne sürülüyor. Sizce de öyle mi?












Foto Galeri
Videolar
Rüyalarınızın anlamını öğrenmek için tıklayınız