![]() Fehmi Koru
|
WASHINGTON Hemen herkes 'gaf' sözcüğüyle ifade ediyor ağzıdan çıkanı; konuk olarak kendi mekânlarına gelmiş başkan adayı Barack Obama'ya bir soru yönelten evsahibi AP haber ajansının yönetim kurulu başkanı Dean Singleton, sorusunda, Üsame bin Laden'den 'Obama bin Laden' olarak söz ettiğinde buna 'gaf' deyip geçebilir miyiz gerçekten?
Herhalde tek bu olayla karşılaşılıyor olsa üzerinde durulmaya değmez bir 'dil sürçmesi' sayılabilirdi AP yöneticisinin ağzından çıkan; kamuoyu yoklamalarında ve önseçimlerde önde giden Barack Obama söz konusu olduğunda bu tür olayların sıkça yaşanması garip kaçıyor.
Demokrat Parti'nin başkan adaylığını elde etmek için Hilary Clinton'a karşı dişe diş bir mücadele sürdüren Senatör Barack Obama, hiç kuşkusuz, belden aşağı vurmaların hedefi.
Amerikan Gazete Yöneticileri Birliği (AGYB) gibi ismi bile saygınlık uyandıran bir kuruluşun üyeleri, başkan adaylarıyla biraraya geldiklerinde, neden John McCain ve Hillary Clinton'a karşı hoşgörülü ve saygılı davranırken, karşılarında Barack Obama'yı gördüklerinde neden sertleşir ve saygısızlaşırlar? Bizde olduğu gibi ABD'de de gazeteciler muhafazakâr Cumhuriyetçilerden hoşlanmaz, aynı kökenden geldikleri Demokratlara daha yakın dururlar. Yakınlık hissetikleri iki aday varsa, samimiyet ölçüsüyle tartar ve değerlendirirler...
İyi de Barack Obama söz konusu olduğunda bu ölçüler neden değişiyor? AGYB üyelerinin adaylarla ayrı ayrı karşı karşıya geldikleri toplantılarda, üç aday arasından gönüllerindeki başkanın McCain olduğu çok belliydi. “Demokrat olacaksa Hillary olsun” tercihleri de sırıtıyordu. Obama'ya dönük Üsame 'dil sürçmesi' AGYB toplantısında meydana geldi.
Kısa süre önce San Fransisco'daki bir konuşmasında, ekonomik açıdan zora düşen orta sınıf Amerikalıların, ne yapsınlar, kendilerini Tanrı'ya ve silâhlara verdiklerini, yabancı göçmenlere taktıklarını söylemişti Obama; politik açıdan söylenmeyecek bu sözleri 'dil sürçmesi' olarak görene pek rastlanmıyor. Obama'nın ısrarla “Maksadını aşan sözler” demesi de bir anlam taşımıyor. Hem adaylar hem de medya, o sözlerinden hareketle, Barack Obama'yı sıkıştırıp duruyorlar. Kanırta kanırta hem de...
Obama'nın ağzından kaçtığı için hesaba çekildiği ve gözden düşürülmeye çalıştığı sözler üzerinde biraz düşünün ve CHP sözcüleri ile medyadaki CHP'lilerin bizde sarf ettikleri görüşlerle o sözleri karşılaştırın. Bizde 'göbeğini kaşıyan adam' ve 'bidon kafalılar' edebiyatıyla halkı küçümseyenlerin ABD'deki mukabilleri, Obama'nın maksadı aşan sözlerinden halkı küçümsediği anlamını çıkarma çabasındalar.
Annesi tarafından zor şartlarda büyütülmüş, geldiği her yere tırnaklarıyla mücadele vererek ulaşmış Obama 'elitist/seçkinci' olarak ilân edildi ABD'de. Yıllık geliri onmilyonlarca dolar olan, Yale Üniversitesi mezunu Hillary Clinton bile, Barack Obama'dan “Seçkinci” diye söz edebiliyor.
Belli ki, öne geçen ve 'değişim' sözcüğüyle yaktığı ateş giderek bütün ülkeyi etkisi altına alan Barack Obama'yı durdurmaya karar vermiş birileri. Halkın gözünden düşürmek, oylarını eksilterek adaylığını engellemek için, kimi ağzından kaçan sözleri kanırtmakla, kimi de 'dil sürçmesi' görüntüsünde belden aşağı lâf sokuşturmakla meşgul. Etkili oldukları da fark ediliyor.
Hillary Clinton-Barack Obama çekişmesinden kim kazançlı çıkacak; 'süper-delegeler' üçüncü bir isim mi (muhtemelen Al Gore) çıkaracaklar yoksa? Kasım ayında yapılacak seçimde Beyaz Saray'a yine Cumhuriyetçi Parti'den bir başkan mı seçecek Amerikan halkı? 'Değişim' sihirli sözcüğüyle yola çıkılan bir seçimde statükonun kazanması garabeti mi yaşanacak yoksa?
Gözlemciler, “Yakın zamanlarda hiç böyle bir kampanya dönemi yaşanmamıştı” görüşündeler.
YENİ ŞAFAK
| Alış | Satış | |
| Euro | 1.7372 | 1.7456 |
| Dolar | 1.1844 | 1.1901 |
| Sterlin | 2.2009 | 2.2124 |














