Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fehmi Koru
Bir çatırtı, bir çatırtı daha...
Cuma, 08 Ağustos 2008 05:16

CHP ile Genelkurmay arasındaki söz düellosu akıl almaz boyutlara ulaştı. Deniz Baykal konuşmuyor, partinin bir sözcüsü ön planda görünüyor; ancak ağız dalaşının CHP ve Baykal adına sürdürüldüğü çok belli. "Genelkurmay ile siyasi iktidar arasında sıcak ilişkiler" tespitiyle başlayan çıkış, görevini tamamlamak üzere olan Org. Yaşar Büyükanıt'a emekliliği sonrası tahsis edilmek üzere satın alınan zırhlı otomobille ilgili yaygaraya kadar devam etti.

Geçmişin 'CHP+ordu=iktidar' biçiminde özetlenen formulünden bugün orduyla arasına kara kedi giren CHP tablosuna gelineceğini kim tahmin edebilirdi?

Kızgınlığın kökeninde neyin yattığını tahmin etmek zor değil. 22 Temmuz 2007 seçiminde ortaya çıkan Meclis aritmetiğinini hala hazmedemedi CHP; oyların yeniden ve daha fazla sayıda Ak Parti'ye yönlenmesinde suçlu aranırken 27 Nisan'da Genelkurmay internet sitesine konan 'e-muhtıra'nın da listeye eklendiği anlaşılıyor. Tepki oylarının siyasi dengeyi değiştirdiği kabul edilince suçlu bulmak zor değil nasıl olsa...

Cumhurbaşkanlığı seçiminin Abdullah Gül'ün Çankaya'ya çıkmasıyla sonuçlanmasından da askeri suçluyor olabilir mi CHP? 'e-muhtıra' öyle bir gelişmeyi durdurmak amacıyla internet sitesine konulmuştu. 367 şartıyla ilgili karar da Anayasa Mahkemesi'nden aynı amaçla çıkartıldı. Erken seçime niçin gidildiğini de unutmadık; Cumhurbaşkanlığı seçimi 367 kararıyla kilitlenince tek çözüm milletin hakemliğine müracaat etmekti.

Bazıları 367 kararında askerin payını arıyor, ancak o kararın alınması CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne başvurusu ile gerçekleşmişti. Cumhurbaşkanlığı seçimini zora düşürüp erken seçimi kaçınılmaz hale getiren de CHP'nin manevralarıydı. İşler alışıldık zemininde gitseydi, 22 Temmuz seçimi gerilimsiz geçecek ve belki de Ak Parti o kadar yüksek, CHP de düşük oy almayacaktı.

Bütün bu gelişmelerde kendi belirleyici tavrının oynadığı merkezi rolü görmezden gelip bütünüyle askeri suçlamak hem rasyonel değil, hem de CHP'ye yakışan bir tavır sayılmaz. CHP'liler gözlüklerini değiştirseler iyi olacak.

Doğru perspektiften yaklaştığımız takdirde CHP'nin göz bozukluğunun askeri de zor duruma düşürdüğünü görebiliriz. Deniz Baykal 'iç savaş' tehdidi savurmayıp Cumhurbaşkanı seçebilmek için Meclis'in en az 367 milletvekilinin katılımıyla açılması şartını tasdik ettirmek amacıyla Anayasa Mahkemesine başvurmasaydı, 'e-muhtıra' yayınlanmasının sebebi kalmayacaktı. CHP o konuda kendi elini temiz tutmayı başardı; Anayasa Mahkemesi ile askerin imajının bozulması pahasına hem de...

CHP, Anayasa Mahkemesi ile askerin imajını zedeleyen garip tutumunu seçimden sonra da sürdürdü. Meclis'ten geçen iki maddelik anayasa değişikliği anayasaya göre Meclis'in yetkileri dahilinde bir tasarruftur; Anayasa Mahkemesi değişiklikleri yok sayarak anayasal yetkilerini aşmış oldu. Aynı CHP demokrasilerde en büyük ayıplardan biri kabul edilen parti kapatma konusunda sessiz kalarak kabahatin başkaları tarafından paylaşılmasına çanak tuttu.

Her girişimi, her tercihi başkalarının kabahatli görülmesine sebep oluyor CHP'nin; kabahatli bulunanların buna sonuna kadar tahammül etmesi herhalde beklenemezdi. Anayasa Mahkemesi'nin Ak Parti'yi kapatmama yönünde tecelli eden iradesi, "Bizden buraya kadar" diye de okunabilir. CHP garip tavırlarıyla uzun yıllar öncesine dayanan ittifaklarını tuz-buz ediyor; yakında buna tabandan kopmalar da eklenirse şaşırmamalı.

Kimse CHP'nin kapanmasını istemez; partiler için mukadder olan ilgisizlik ve rağbet görmeyişten kaynaklanan kendiliğinden kapanma durumudur.

İttifakları çatırdayan CHP oraya doğru yol alıyor galiba.

 

Yeni Şafak

 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.1032 2.1133
Dolar 1.6711 1.6792
Sterlin 2.5000 2.5131
RÖPORTAJ
Anket
Korsanların gemileri fidye için kaçırdığı öne sürülüyor. Sizce de öyle mi?












Foto Galeri
Videolar
Rüyalarınızın anlamını öğrenmek için tıklayınız