Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dünyanın sonu mu olacak?
Çarşamba günü büyük bir atom parçalayıcıyı çalıştırarak 'Big Bang' deneyi yapacak olan bilim adamları dünyanın sonunu mu hazırlıyor? İşte cevabı...
Pazar, 07 Eylül 2008 12:07



Evrenin nasıl meydana geldiğini anlamak için gelecek hafta büyük bir atom parçalayıcıyı çalıştırmaya hazırlanan bilim adamları, dünyayı yutacak bir kara delik meydana geleceği endişelerinin yersiz olduğunu söyledi.

Çarpıştırıcı Jura dağlarının altında 27 kilometrelik tünele yerleştirildi.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı projesinin yeni güvenlik analizinde, yapılacak deneyin, dünyanın her gün yüksek enerjili kozmik ışınlarla çarpışmasından farksız olduğu vurgulanıyor.

Deneyi yapacak olan Avrupa Nükleer Araştırmalar Örgütü'nden (CERN) beş fizikçinin hazırladığı analizde "Doğa bugüne dek bu deneyi yaklaşık 100.000 kez yapmış durumda - ve gezegenimiz hala ayakta" deniyor.

Özellikle internette dolaşan bazı mesajlarda, atom parçalayıcının 10 Eylül Çarşamba günü çalıştırılmasıyla bir kara deliğe yol açacak güçlü enerji alanlarının ortaya çıkacağı, ya da garip bir parçacığın oluşarak, dünyayı sıcak bir sıvıya çevireceği söylentileri yer alıyor.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarındaki 27 kilometre uzunluğundaki bir tünele yerleştirildi.

HADRON ÇARPIŞTIRICISI
Hazırlık süresi: 14 yıl
Bilim ekibi: 40 ülkeden 10 binden fazla bilim adamı
Protonların çarpış hızı: Işık hızının %99,9999999'u
Deney ortamındaki sıcaklık: Yıldızlar arasındaki düzlemden daha soğuk
Çarpıştan sonra yok olma hızı: Saniyenin trilyonda birinden daha az
Bütçe: 6,2 milyar euro'ya varması bekleniyor

Tünel Jura Dağları'nın altında, 50-175 metre derinlikte bulunuyor.

Alet Çarşamba günü ilk kez çalıştırılacak ve birbirine zıt yönlerde hareket eden, iki paralel proton demeti yollayacak.

Protonlar ışık hızına yaklaştığında, çarpıştırıcının içindeki süperiletken mıknatıslar ışın demetlerinin yönünü değiştirerek, protonları muazzam bir hızla birbiriyle çarpıştıracak.

Amaç, 14 milyar yıl önce evrenin meydana geldiği Big Bang/Büyük Patlama'dan mikrosaniyeler sonraki ortamı yeniden yaratmak.

Çünkü bugünkü evrenin temel taşlarının o anlarda şekillendiği düşünülüyor.

Bilim adamları çarpışmadan doğacak "enkazı" inceleyerek, evrende bugüne dek sır olarak kalan bazı konulara ışık tutmayı umuyor.


Bilim adamlarının bulmayı umduğu parçacıklardan biri de "Tanrı parçacığı" diye bilinen Higgs bozonu

Örneğin madde, karşıt maddeye nasıl galip geldi? Karanlık madde nasıl oluştu? Hatta evrende daha da fazla boyut olduğunun kanıtları bulunabilir mi?

CERN bilim adamlarının hazırladığı yeni güvenlik raporu, ortaya çıkacak kara deliklerin "mikroskopik" boyutlarda olacağını ve büyüyecek, hatta varlıklarını sürdürecek enerjiden yoksun olacakları için hemen yok olacaklarını savunuyor.

Rapora göre "Her bir proton çarpışmasından ortaya çıkacak enerji, iki sivrisineğin çarpışmasıyla ortaya çıkacak enerjiden farklı değil."

Fransa hükümeti ise resmi bir kuruluş olan Nükleer Güvenlik Kurumu'ndan ayrı bir rapor istedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 29 Ağustos'ta deneyin durdurulması için yapılan başvuruyu reddetmişti.

Başvuruyu Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'nden bir biyokimyacı liderliğindeki bir grup vatandaş yapmıştı.

BBC

Kuantum dinine paravanlık yapın
Akın T.
Hayatında tek bir quantum problemi çözmemiş, elektromanyetik nedir bilmeyen, karadelikleri kara sananların böylesi ahkam kesmeleri gerçekten ibret ve dehşet verici. Amerika tüm dünyada "End Times" naraları atarken, "aha bakın bilim de dünyanın sonunu getirecek" diyerek rasyonelleştirmeye çalıştırdığı "Kıyamet zorlamasına" siz "inanıyorum" diyenler de ortak olun. Big Bang'den başka tekillik yoktur, özürlü medya onun kulu ve elçisidir! Yazık!
Pazar, 07 Eylül 2008 23:42
kıyamet alameti olabilir
tcderya
ecüş bücüşler çıkacak
Pazar, 07 Eylül 2008 21:56
big ban ve kur'an
celaleddin alioğlu
Bigban ve kur’an Yaratılış hakkında ileri sürülen bigban (=böyük patlama) teorisi için çokları bunun kur’ân’a uyduğunuh söyliyor iseler de durum bunun zıddınadır.Kur’ân bigban’ıh onaylamaz Kur’ânda semâlar ve yer bir bütün olup kapalı bir hacim oluşdururlar.Bunlarıh kürsiy kuşatmışdır. Ondan sonra da arş gelir.Umûr buradan tedbîr edilir.Ve semâ bir çatıdır hıfz olunmuş (bk.enbiyâ 32). Semâların ref veyâ halk olunması bigayri amedin yani direksizdir (rad 6) (lokman15). İşte bigbanıh gayrivâki kılan şey de kur’anın bu ifâdesidir. Demek ki fezâ açılımında arz ile semâ arasında düşüp kapanmağıh önleyici karşı bir direnc (=direk) yokdur. Bu da bu ikisi arasında böyük patlama gibi bir sebebe mebniy bir itme veyâ itinme gücünün bulunmadığınıh, fezâ açılımınıh sağlayan şeyin daha başka bir güc olduğunuh gösterir. İmdi bu daha başka güc nedir ? Hacc 65’de şöyle geliyor.“Tutar semâyıh düşmesi olduğundan üzerine arz’ın (da düşmez semâ). Meğer izni ile ola. Allâh nâs’dan yana raûf u rahîmdirmet.” Yine fâtır 41’de “ Allâh tutar semâlarıh ve arzıh zevâle ermesi var diye.Ve zevâle erse oliki tut(a)maz olikiyih hiç bir kimse ondan keri. O bir halîm oldu, bir gafûr.” buyruluyor. Bu âyetlerden anlıyoruz ki semâlar ve arzın hâl-i tabiiylerinde üsd üsde çakışıp dürülmeleri var ki bu düşme veyâ dürülme de bu ikinin zevâli demekdir.İkisi de fıtraten buna meyyal bulunuyorlar. Demek ki maddenin içinde yüzdüğü fezâ âleminde bütün cisimlerih içeren böyük bir gravitation, kâinâtşümûl biriktirici böyük bir çekim gücü vardur. Yani bütün madde merkeziy bir nokta etrafında dürülmeğe mâil bulunuyor.Bunuh engelleyen güc ortadan kalkdığı zaman maddeyih bir merkez üzerinde dürülmekden alıkoyacak hiç bir şey yokdur.Maddeyih dürülmeğe götüren bu güce kütle çekimi de diyebiliriz. İmdi kur’ânda bu dürülmeğe mâni olarak fezâ açılımınıh sağlayan güce ulaşmak için şu âyetih okuyalım. “Görmedi mi ollar kim küfreddiler semâlar ve yer bu ikisi bitişik idiler de biz olikiyih fatk eddik (=kopardık) ve sudan kıldık diri her şey’ih.Hâlâ inanmıyorlar mı ? ” (enbiyâ 30) Bu âyet semâların ve yerin önceki hâlinden ve bugünki hâle gelişinden haber verir iken kur’ansız düşünenlerih sorguluyor. Netekim onlar bu kozmik âlemin vaktiyle atomik planda vâki böyük bir patlama sonunda açılıp genişleyerek oluşduğunuh, böylece ortaya çıkan itici gücün hâlen bu genişletmeğih sürdürdüğünüh söyliyorlar ki bu semâlar ile yer arasında bir direk var demenin aynıdır.Çünki direk de bir yerde düşmeğe (gravitasyona) karşı duran bir direnc alanıdır. Kur’ânda ise bu genişleme hâdisesinin evveli başlangıcda bitişik olan semâlar ve arzın koparılması (fatq) olarak beyân ediliyor ki bu, oluşumda uygulanan gücün koparma gücü olduğunuh gösterir. Bu koparıcı güc ise bir itme gücü değil, aksine bir çekme veyâ yolma gücüdür.Yani semâ ve arz açılımı direksiz bir açılımdır. Zâriyât 47’de “Ve semâyıh onuh bir kuvvet ile binâ eddik ve biz genişletenleriz met” buyruluyor. Demek ki bu koparma semâlar ve yerin dışından bir kuvvet, fizik bir güc uygulaması ile oluyor ve hâlen bu kuvvet uygulaması devâm da ediyor ve edecek,bir vakte kadar. İmdi bunda maddenin üsdüsde birikmeğe olan meyline karşı koyucu hâriciy bir çekim sözkonusudur desek ve bunuh da kürsiynin semâlarıh ve yerih vâsi olması sebebi ile kürsiy çekimi olarak ansak aykırı söylemiş olmayız. Bugün içinde bulunduğumuz fezâ açılımı yâhut genişlemiş evren işbu koparıcı kürsiy çekiminin böyük madde kütlesinih kopuk tutması sonucu oluşmuş bulunuyor. Yani başlangıcda madde hepsi bir kütle hâlinde üsdüsde birikip sıkışmış durumda idi.Fezâ yok idi.Bu kütle dışından küresel bir dış çekim (= kürsiy çekimi) ile birbirinden koparılıp oluşan boşlukda düzenli biçimde savruldu.Hâlen semâlar ve yer bu kürsiy çekimi ile ayakta duruyarlar. Semâların ve yerin kayyimi ise o kürsinin sâhibi olan allâhdır. Varsayalım ki kürsiy çekimi dindi.Herşey önceki hâline avdet eder.Ozaman da bu âlem zevâl bulmuş olur. Bunuh önleyecek kim var, allâhdan başka. Ki bir yerde bu zevâl var.Ve yaratılışıh rabbimiz iâde edecek. Yeniden halk edecek semâlarıh bu kez başka semâlar olarak ilk halkında olduğu gibi yine bi gayri amedin,yani direksiz. Ve yer de başka yere değiştirilecek. Hülâsâ beşerin yapacağı hiç bir deney veyâ kuvvet uygulaması kürsiy çekimine dayalı bu muhkem ve muhteşem düzenih yerinden kıl kadar bile kıpırdatamaz.Kâinâtın sonunuh getirecek olan gökler ve yerih kuşatmış olan kürsiynin sâhibinden başkası değildir. Celaleddin alioğlu
Pazar, 07 Eylül 2008 19:16
Bence isabetli başlık
Emre
Konunun eksenini genişletiyorsunuz. Bu sabah baktığım tüm yabancı ajanslar bu başlıkla haberi geçmiş. bir de haber bbc kaynaklı... Bbc de aynı başlığı kullanmış.
Pazar, 07 Eylül 2008 14:02
Yazık yani
Akın T.
Dünyanın en önemli ve en büyük bilim deneyi ile ilgili koyduğunuz başlıkla haberin ilgisi var mı? El-İnsaf yani, hani bilimden anlamıyorsunuz, bari haddinizi bilin.
Pazar, 07 Eylül 2008 13:53
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.0052 2.0149
Dolar 1.5858 1.5934
Sterlin 2.3896 2.4021
RÖPORTAJ
Anket
Hindistan saldırılarını Müslümanlar mı yaptı?












Foto Galeri
Videolar