Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Diyanet’te tarihi Ramazan skandalı
Ramazan yaklaşırken "Hilalin görülmesi" tartışması bu yılda gündemde. Türkiye yıllardır takvime uyuyor ancak Diyanet'in 22 yıldır halktan gizlediği bir hata yaptığı ortaya çıktı.
Çarşamba, 27 Ağustos 2008 16:00

Emrullah Öztürk / TIMETÜRK

Hilal gözetleme, ülkemizde ve İslam âleminde bir türlü çözüme kavuşturulamayan bir mesele. Ramazan yaklaşırken “Hilalin görülmesi” konusu yıllardır Müslümanların gündeminde yer alan tartışmalardan biri.

Konunun tartışılan tarafı, ilmi verilere dayanarak hazırlanan takvimlerde belirtilen Ramazan ve bayram günleriyle hilali gözetleyip, görüldüğünde duyurulan günün farklılık arzetmesi halinde Müslümanların kafasında oluşturulan tereddütler...

Bir taraf hilalin çıplak gözle görülmesi gerektiğini savunurken karşı taraf teknolojik imkânların hilalin tespitini mümkün kıldığını öne sürüyor.

Peki, hangi taraf haklı?

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NIN 22 YILDIR GİZLEDİĞİ HATA NE?

Milli Gazete yazarlarından Ebubekir Sifil konuyla ilgili yaşanan tartışmaları dün köşesine taşırken 1986 - 1987 yıllarında Diyanet İşleri Başkanlığı'nda yaşanan ve yıllardır halktan saklanan bir skandalı gözler önüne serdi. Harameyn Turizm'in sahibi Ahmet Ziya İbrahimoğlu'na, o yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı Vakit Hesaplama Şubesi’nin müdürü olarak görev yapan Albay Arif Hikmet Köklü tarafından aktarılan olay, hilal gözetleme sorumluluk ve geleneğini Türkiye’de ne kadar zayıf ve yetersiz hale düşürüldüğünün acı bir göstergesi.

Ahmet Ziya İbrahimoğlu 1986 - 1987 yıllarında hilalini nasıl gördüğümüzü, birinde bir gün, diğerinde iki gün sonra Türkiye’de bayram yapılmış olması sebebiyle Müslümanların bayram günlerinde oruç tutma durumunda kalmalarını anlatmaya çalışırken, belgelerini sunmasına fırsat bırakmadan: “Evet bahsettiğiniz o iki yılda Türkiye’de biz hata yaptık Suudi Arabistan’dan hilalin görülmesi doğrudur. Mesele ilmin yanılması değil, hilalin kavuşma anıyla, dünyadan görülme anı konusundaki hatalı değerlendirmeden kaynaklanmaktadır. Bu yanılmayı ben zamanın Diyanet İşleri Başkanı’na bildirdim; fakat takvimlerden farklı bir bayram günü duyurmanın bazı sıkıntılara yol açabileceği endişesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı sessiz kalmayı tercih etti” dediğini aktardı.

TEK HATAYI TÜRKİYE Mİ YAPTI?

İbrahimoğlu, bununla beraber Suudi Arabistan’daki uygulamada hata yapılmadığını veya yapılmayacağını da asla söylemek istemediğini de net bir şekilde ifade ediyor. İki binli yılların başında Ru’yet-i Hilal konusunda Suudi Arabistan’da da iki yıl hatalı uygulama yapıldığına dikkat çeken İbrahimoğlu hata anlaşılınca kamuoyuna duyurularak eksik kalan günlerin kaza edilmesi gerekliliği hatırlatılmış olduğunu belirtti.

Bu durumda her iki tarafın da hata yapabileceğini kabul etmek gerektiğini belirten İbrahimoğlu, "dinini yaşamakta hassas ve duyarlı davranan Müslümanların nasıl hareket etmesi gerektiğini de ifade etmemiz lazım" dedi.

Suudi Arabistan’da hilali gözetleme anlayışı örf olarak yaşatılmaya çalışılıyor. İbrahimoğlu takip edilen usulun, yeteri kadar titiz davranılmasa da doğru olduğunu savunurken, bizde ise usulun doğru olmadığı gibi uygulamada da gereken titizlik ve hassasiyetin gösterilmediği tespitinde bulundu.

BİRLİK NASIL SAĞLANIR?

Eski Fetva Kurulu başkanlarından Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır'a göreyse eğer ufukta görüntüye engel bir şey varsa, dürüst bir müslümanın Ramazan hilalini gördüğüne dair yaptığı şahitlik geçerli sayılarak Ramazan ilan edilir. Ufuk açıksa o zaman, yalan söylemek için aralarında anlaşmış olmaları imkânsız olan bir topluluğun şahitliği aranır.

Bir yerde hilalin görüldüğü sabit olunca bütün müslümanların oruca başlamaları gerektiğini belirten Bayındır, Namaz vakitlerinin bölgelere göre farklılık göstermesi gibi hilalin görülmesinde de farklılıklar (ihtilâf-ı metâli) olacağını, ancak bir bölgede tespit yapılınca artık farklılıklara itibar edilemeyeceğini savundu.

Bir hadiste konuya şu şekilde işaret ediliyor: "Ramazan hilalini görünce oruca başlayın, Şevval hilalini görünce orucunuza son verin. Eğer buluttan hilal görülmezse Şaban ayını 30'a tamamlayın.” Hem Peygamberin emrini yerine getirmek hem de astronomi âlimlerinin devamlı denetimini sağlamak için hesabın yanında ayrıca gözlemlerin yapılması gerektiğini belirten Bayındır, gözlem konusunun başıboş bırakılmasını, belirtilen şartlar içinde ve belli bir disiplin altında denetlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bayındır, böyle davranıldığı takdirde arzulanan birliğe ulaşılmış olacağını savunurken gerekçesini şu sözlerle açıklıyoır: "Çünkü yalnız hesaba uymak herkesi tatmin etmez. Bu titizlik ve dikkati gösteren ülke zamanla bu işin önderi olur. Böylece hem o ülkenin kendi vatandaşları içinde hem de bütün Müslümanlar arasında birlik sağlanmış olur. "

1974'TE TÜRKİYE'DE HANGİ ESASLAR BELİRLENDİ?

Hilal görülmesi tartışmalarına çözüm bulmak için 1974'te Diyanet İşleri Başkanlığı geniş çaplı bir çalışma başlatmış. Kandilli Rasathanesi yetkilileri ile İstanbul'da günlerce süren ilmî toplantılar gerçekleştirilmiş. Müzakereler sonunda Kandilli Rasathanesi'nin yıllardan beri devam edegelen tatbikatında bazı değişiklikler yapılması uygun görülmüş. Bu geniş çaplı çalışmanın içindeki isimlerden biri olan Prof. Dr. Hayrettin Karaman, varılan anlaşmada hesaplamalarının belirlenen şu esasları göre yapıldığını aktarıyor: İslâm aleminde "ihtilâf-ı metâli" denilen, ayın farklı bölgelerde, farklı zamanlarda doğması nazarı itibara alınmayacak. Yani ay, İslâm aleminin herhangi bir yerinde görülürse, diğer ülkeler o ayı görmeseler bile ilk olarak ayı görmüş olan memleketin hilali görmesine itibar edilir. İslâm'da birlik ve beraberliği sağlamak için diğer bölgelerde farklı zamanlarda ayın görülmesine itibar edilmez.

Karaman bunun tatbikattaki neticesini şöyle yorumluyor: O güne kadar Fas'taki tepeyi, hesaplamanın başlangıç noktası almış olan Kandilli Rasathanesi artık bu nirengi noktasını bırakacaktı. Ekvatorun kuzeyindeki +50 paralel dairesi ile, ekvatorun güneyindeki -50 paralel dairesi arasındaki topyekün 100 derecelik paralel dairelerini tarayacaktı. En erken hangi paralel dairesi üzerinde ay görülüyorsa ona göre kamerî ayın başlangıcını tayin edecek ve diğer bölgeler için de başlangıç zamanı böylece birleştirilmiş olacaktı.

Kandilli Rasathanesi 1974 tarihli protokolden sonra 1975 yılı için yaptığı hesaplamalarda bu esaslara uyduğunu belirten Karaman, fakat yine de İslâm âleminin bazı memleketleri ile yurdumuz arasında farklı bayramların devam ettiğini ifade ediyor.

İSLAM KONFERANSI TEŞKİLATI İÇİNDE NEDEN BÖYLE BİR YAPI YOK?

Dr. Ebubekir Sifil ise, aslolan her iki metodun birlikte uygulanması ve sonuçların her iki metod esasında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bunu yapacak olanın da, İslam Konferansı Teşkilatı yahut bütün İslam ülkelerinin iştirak ettiği benzeri bir yapılanmanın olduğuna işaret ediyor.


Diyanet
Abdullah AKGÜN
Diyanet bu konuda açıklama yapmıştır. Türkiyenin izlediği yol diğer arap ülkelerine oranla daha sağlıklıdır. Şuan teknoloji çok ileride ve ayrıca hilal gözetlemeside yapılmakta. Lütfen diyaneti bu kadar küçük düşürmeyin.
Pazartesi, 29 Eylül 2008 15:09
Muhammed Ali
Şüphesiz ki bu bir öğüttür..
".. Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir." "..Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerdir. " ...Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fasıklardır. "(maide 44.45.47) " Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) gönderdik. Artık aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiğinde (yol ve şeriatlerde) sizi denemek için (böyle yaptı). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri(n gerçek tarafını) O haber verecektir. * (Sana şu talimatı verdik): Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer (hükümden) yüz çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına bela etmek ister. İnsanların birçoğu da zaten yoldan çıkmışlardır. * Yoksa onlar (İslam öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? İyi anlayan bir topluma göre, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır? "(maide-48.49.50) " Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Aırtık dileyen Rabbine bir yol tutar." (İnsan 29 )
Çarşamba, 03 Eylül 2008 01:34
son yazi
zatiley
Biz demedikki Allahin Kanununda degisiklik olur diye. onceki yazdiklarimi dikkatle okumamissin. ozune bagli kalinarak gelisime aciktir demisiz. ozune bagli kalmak degisiklikle alakali bir anlam icermiyor zaten.yine dedikki Kurani kerimin sonsuz acilimi vardir. sen İlla budur dersen Kurani kerimi sinirlandirmis olmazmisin. İmanda taklit olmaz demissin dogru demissin ama bugun kacimiz okudugu arapca dualarin anlamlarini bilerek dua ediyor ve namazini okudugu arapca kelimelerin anlamini idrak ederek kiliyor. eger bu kelimelerin anlamini idrak edemiyorsak bilmiyorsak Bana gore taklitten oteye zaten gecemeyiz. belki sen biliyo olabilirsin bunu senin adina solemiyorum. ornegin yabanci bir turist geldi bize bir seyler sordu ve biz soledigi seyi anlamadik ohalde anlamadigimiz turistle nasil anlasicaz kendimizi nasil ifade edicez. eger okudugumuz arapca kelimelerin anlamini bilmeden idrak etmeden yapiyorsak zaten taklit etmis oluruz. tefekkur etmek icin anlamak gerekir. ((İslam hayatın her karesine karışır..Helaya girer-çıkarken bile bir tavsiyesi olan bir din nasıl olurda müslümanların her türlü işinin yegane güdülme yolu olan devlet nizamı hakkında sessiz kalır)) demissin. ilk once dogru bisey solemissin sonra tersini solemissin. ilk olarak tafsiyede bulunur demissin ki bu dogru her zaman tafsiyede bulunur zorlamaz bu tafsiyeleri yerine getirmek o kula kalmis artik ister yapar ister yapmaz sonuclarini ona gore yasar. sonrada devlet isinede karisir demissin devlet insanlara zorla hukmedemez o kisinin dini hakkinda yorum yapamaz yargliyip hapse atamaz. ornegin bir musluman var ve dinin geregini tam olrak yapamiyo sen bunu cezalandirarak dogru yola sokamazsinki. zorlastirmayin kolaylastirin diyo. İnsanlar devlet dine karrssin diye caba harcicana o gucunu Allahla kul arasinda kendi arasinda en guzel sekliyle dinini yasamaya ayirmali bence. ilk once insana insan olarak bakmali yasadigi devletin dinine bakip onun inanclarini kontrol edip Allahla kul arasina karismaya hic kimsenin hakkida yoktur zaten. sadece tafsiyede bulunursun geregini yapar veya yapmaz o ona kalir ve geregini ona gore yasar. Ama benim devletim dinime karrissin benden hesap sorsun sormassa ben cennete gidemem diyosa iranin kapilari aciktrir. ben Allahla kul arasina kimse karisamaz diyorum kisaca ve laiklikte bunu soler ama sen kufurun ucurumunda duruyosun dersen bunu Allahtan baskasi bilemez diyorum ve onun adina yorum yapma diyorum. Allah rahman ve rahimdir demissin bunu biliyorum zaten konumuzla ne alakasi var onuda anlamadim. surda nekadar yasıcamiz belli degil zaten konustugumuz konu devlet dine karissinda karissin diye caba harciyoruz. muhammed ali kardes sen bana tafsiyede bulundun bende sana. Sen kendi bildigin gibi yasa Bende kendi bildigim gibi ikimizde yasadigimiz seylere gore hesabini vericez. Ama lutfen o hesabi sen degilde Allah sorsun bana. Allahla kul arasaina karismasin diyen laikler kufrun icindeyse biz musluman degilmisiz biz cehennemligiz sen cennnetliksin kardesim.
Salı, 02 Eylül 2008 22:57
Allah hayırlısını versin
mehmet ali öztürk
ben gerçektenbu tür tartışmaların içinde büyüdüm yani önce oruçtutar herkes son gün orucu tutarken biz o gün içerisinde hilal görülmüş şu arap ülkesinde bizde oruç bozardık evet her sene bu rezillikniyeanlamadık haram ama umurunda değil faizci diyanetin...hakkımızda hayırlısı olsun
Salı, 02 Eylül 2008 12:22
gavur icadı
kartal kaan
insanlığın tarihi bir olmasına rağmen herhangi bir din mensubu ülke bir diğerini hiç bir şekilde kabullenemiyor.Allahımız sadece bizler ve sizler için değilki.. bu konuda da bilimsel çalışma gerekiyor fetva devirleri geçti bilimsel çözümlerle uğraşın yobaz hırıstiyan gibi yobaz müslüman olmayın
Salı, 02 Eylül 2008 06:28
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.0052 2.0149
Dolar 1.5858 1.5934
Sterlin 2.3896 2.4021
RÖPORTAJ
Anket
Hindistan saldırılarını Müslümanlar mı yaptı?












Foto Galeri
Videolar