Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Demirel: Türkiye'nin seçimden başka çaresi yok
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Anayasa Mahkemesi kararının çıkmasının ardından, Türkiye’de yeni tartışmalar ve çalkantılar olabileceğini söyledi.
Cuma, 04 Temmuz 2008 13:11

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, türban konusundaki gerekçeli kararın yayımlanması ve kapatma davasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi kararının çıkmasının ardından Türkiye’de yeni tartışmalar ve çalkantılar olacağı uyarısında bulundu. Demirel, “Türkiye düzlüğe çıkıncaya kadar seçime gitmeye mecbur. Türkiye’nin seçimden başka elinde çaresi yoktur. Çünkü, bir taraftan Cumhuriyetin temel niteliklerine yöneldiği iddia edilen tasarruflar vardır. Bu burada bitmez ve onun için bu bitinceye kadar, kaç tane seçim yapmak lazımsa, yapmak lazımdır” dedi.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, EkoEnerji Dergisi'nin bu ayki sayısında yer alan röportajında, Anayasa Mahkemesi’nin türbanla ilgili red kararının ardından yaşanan gelişmeler ve AKP’ye açılan kapatma davasına değindi. Türban ve laiklik tartışmalarının 2007 yılının Nisan ayında önemli çalkantılara sebep olduğunu hatırlatan Demirel, ardından yüzde 47 oyla iktidara gelen AKP’nin, bu ortamda iktidarı taşıyıp taşıyamayacağına ilişkin şüpheler yarattığını söyledi. AKP’nin siyasi iktidarı kendisinin her şeyi yapabileceği anlamında aldığını ve Türkiye’nin bir kurumlar devleti olduğunu unuttuğunu vurgulayan Demirel, “Bu kurumların da Anayasa’da yer aldığını, milli iradenin kullanılışında rolleri olacağını, bunun Anayasa’da söylendiğini de unuttu. Kurumlar arasında bir ahenk arayacağı yerde, kurumlarla çatışmaya girdi. Üniversitelerle çatışmaya girdi. Yargı organlarıyla çatışmaya girdi. Zaman zaman başka kurumlarla çatışmaya girdi” dedi.

"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ SORUNUNU ÇÖZMEZDİ"

Böyle bir ortamda AKP’nin başörtüsüne üniversitelerde serbestlik getirmek için Anayasa’da değişikliğe gitmesini hata olarak değerlendiren Demirel şöyle konuştu:
“Siyasi iktidar, Meclis’te destek de bularak anayasa değişikliğini yaptı. Aslında yaptığı anayasa değişikliği,  başörtüsü meselesini çözmeye yetmezdi, yani üniversitelerde  başörtüsünün serbest bırakılmasına yetmezdi. Bir de kanun çıkarması lazımdı. Bu kanunu çıkarsaydı, yine o kanun da Anayasa Mahkemesi’ne gidecekti.
Şimdi Türkiye aslında, yürütmenin bütün eylem ve işlemini yargı denetimine tabi tutmuş bir ülkedir. Ayrıca, bir anayasal denetimi de kabullenmiştir. 1961 Anayasası ile bir Anayasa Mahkemesi kurulmuş olup, Anayasa Mahkemesi anayasal denetim yapmaktadır. Bu anayasal denetimi yaparken, şekil bakımından mı bunu yapar, yoksa işin ruhuna iner mi meseleleri tartışma konusu olmuştur. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’da yapılmış bulunan değişiklikleri kabul etmemiştir. Bunun üzerine Türkiye’de büyük bir olay, çalkantı meydana gelmiştir. Gerekçenin ilanı beklenmeden, Anayasa Mahkemesi adeta topa tutulmuştur.”

"TARTIŞMALAR VE ÇALKANTILAR SEÇİME KADAR SÜRER"

Bir taraftan da AKP’ye karşı kapatma davası açıldığını ve bütün bu gelişmelerin iktidarın kaldıramayacağı kadar ağır konular olduğunu ifade eden Demirel, sözlerine şöyle devam etti:
“Siyasi iktidar Başsavcı’ya ve Anayasa Mahkemesi’ne çeşitli eleştirilerde ve ithamlarda bulunmuştur. Daha önce de söyledim, yargıya intikal etmiş bir konuyu tartışmak yerine, yargının alacağı kararı beklemek lazımdır. Zaten bütün bu tartışmalar yapıldı da ne oldu? Kapatma hadisesinde yine yargının alacağı karar bekleniyor. Anayasa değişikliği hadisesinde ise gerekçe bekleniyor. Gerekçe çıktıktan sonra ve bu kapatma hadisesiyle ilgili Anayasa Mahkemesi kararı çıktıktan sonra, Türkiye’de yeni tartışmalar ve yeni çalkantılar olacaktır. Bu tartışmaların ve çalkantıların yeni bir seçime kadar meseleyi götürebileceğini tahmin ediyorum.”

"MAHKEME HANGİ KARARI ALIRSA, TÜRKİYE O KARARI KABULLENMELİDİR"

Anayasa Mahkemesi hangi kararı alırsa alsın, karara saygı duyulması ve tartışmaların sonlandırılması gerektiğinin altını çizen Demirel, “Burada şu iddiada bulunmak, bu iddiada bulunmak bence Mahkeme’nin alacağı kararı küçültmez. Mahkeme hangi kararı alırsa, Türkiye o kararı kabullenmelidir. Bu konuşma ve tartışmayı da burada kesmelidir. Sonra da onun icabına göre hareket etmelidir. Dünyanın sonu değildir. Hangi şekli olursa, siyaset çare bulmaya müsaittir” dedi.
Demirel, Seçim Yasası değiştirilmeden, siyasi partiler yelpazesine yeni partiler katılmadan gidilecek bir seçimin, Türkiye’yi düzlüğe çıkarıp çıkaramayacağına ilişkin bir soruya ise şöyle yanıt verdi:
”Türkiye düzlüğe çıkıncaya kadar seçime gitmeye mecbur. Siyasi Partiler Yasası değiştirilebilirse mesele yok. Değiştirilmezse de bu bunalım değildir, Türkiye’nin seçimden başka elinde çaresi yoktur. Çünkü, bir taraftan Cumhuriyetin temel niteliklerine yöneldiği iddia edilen tasarruflar vardır. Bu burada bitmez ve onun için bu bitinceye kadar, kaç tane seçim yapmak lazımsa, yapmak lazımdır.”
Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesi durumunda, yeni siyasi oluşumların ortaya çıkabileceğini ancak halkın şuan böyle bir talebinin olmadığını söyleyen Demirel, “Çünkü, halen bir siyasi parti var ve iktidarda. Her gün sabahtan akşama kadar beyanatlarını dinliyorsunuz. Henüz olan bir şey yok. Ama kapatma kararı alınırsa veya devam kararı alınırsa, şekil değişir” diye konuştu.

ANKA


sahte baba
erdal koyun
Süleymanname Sen gül diyarının yapma gülüsün! Aynı yapmacıkla Çoban Sülü’sün! Yoktur izlediğin bir dava yolu; Bir bu yan, bir şu yan, büküntülüsün! Türk’e zıt sermaye merkezlerinden, Bir zikzaklı yolda hep, güdülüsün! Milli yekparelik gelmez işine; Bu yüzden parçalı, bölüntülüsün 1 Ve devlete mason biraderlerin Tam da maslahata denk ödülüsün! Ne sır sendeki bedava oluş! Problemler içinde en müşkülüsün! Fikir dağlar boyu kocaman kitap; Sen de o kocaman kitabın bir virgülüsün! Böyleyken ustasın gözbağcılıkta; Cüceler sirkinin baş Herkülüsün! Gözyaşı ve çığlık vatanında sen, Hüzün bahçesinin şen bülbülüsün! Büzülmüş susarken mahzun hakikat, Davuldan ziyade gümbürtülüsün! Teokratik rejim olmaz deyip de, Peşinden müslüman görüntülüsün! Kolera, vergiler, zamlar, enflasyon; Bir felaketsin ki, binbir türlüsün! Gelirsiz giderli bütçelerinle, Her yıl, milyar milyar köpürtülüsün! Okka okka vicdan satıl alırsın; Topuzu altından oy baskülüsün! Bir gökdelen sanır seni gören göz; Bilmez ki, temelden çöküntülüsün! Büyük Kongre, dikiş tutturduğun yer; Meclise gelince söküntülüsün! Bağlısın hak bilmez yeminlilere; Hakkı bilenlerden çözüntülüsün! Üçbuçuk mebusa kaldı diye fark, Kimbilir, ne kadar üzüntülüsün! Millet gökten adam dilensin, dursun! Ümit fakirinin keşkülüsün! Kuzum, senin neren Anadolludur? Türk’ e Amerikan püskürtülüsün! Farkın şu ki, eski Başbakanlardan, Sen o belaların son püskülüsün! ( 1971 ) . Necip Fazıl Kısakürek sen bu ulkeye cok sey vermedin tek verdiğin bir sey var ise insanların duygularını inanclarını somurdun yeter artıkkkkkkkkkkkkkkk nereye gitsen kovuluyorsun universiterlerde protesto halktan tepki KREDİN BİTTİ GEC BU AYAK OYUNLARINI SEN ARTIK EMEKLİSİNNNNNNNNNNNNNNNN
Pazartesi, 07 Temmuz 2008 07:42
ZIRT PIRT
TAMGA
İŞİMİZ GÜCÜMÜZYOK İKİDE BİR SEÇİMEMİ GİDECEĞİZ. TABİ SENİN TUZUN KURU.BU ÜLKEYE YETERİNCE HİZMET ETTİN ARTIK DEĞERLİ FİKİRLERİNİ KENDİNE SAKLA.EMEKLİLİĞİNİN TADINI ÇIKAR.
Cumartesi, 05 Temmuz 2008 13:45
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 1.8430 1.8519
Dolar 1.3578 1.3643
Sterlin 2.3667 2.3791
RÖPORTAJ
Anket
Ertuğrul Sağlam'ın istifasını doğru buluyor musunuz?








Foto Galeri
Videolar
Rüyalarınızın anlamını öğrenmek için tıklayınız