Karakter boyutu :
Önce kendinizi bir düşünün
Abdulhamid
Dediğiniz gibi illaki devlet ve milletin uyuşması , tek ruh olarak haraket etmesi gerekir. Yoksa şimdiki gibi cemiyet hayatına , millet hayatına kesinlikle erişemeyecek, müslümanlar arasında yaşayamayacak vahhabi ve radikal örgütlenmeler türer. Bu örgütler ne sanatın ne de bilimin gelişmesine fırsat verirler ki bunlar müslümanlar için hayati önemdedir. Bu cihatçı! örgütlerin başında batı bankalarında yüz milyon dolarları olan , uyuşturucu gibi kirli işlere karışabilen onlarca karısı olan cihatcı komutanlar türer. Tabi islamın garipliğine ve ezilmişliğine isyan eden gençler tek çıkış yol olarak bu örgütlere katılmak zorunda kalacak ve uzaydan atılacak bombalarla ne yazık ki kafaları patlatılacaktır.
Buna nasıl karşı konulmalıdır, evvela şu anda yaşamakta olani islamı hareketlerdeki islamı geleneğe muhalif devlet düşmanlığı silinmelidir. Bu ne Ebu hanife'nin ne de Bediüzzaman'nın yoludur. Onlar yaşadıkları dönemde ,devletten çok çekmelerine rağmen, İslamı gerçekten anladıkları için ve sonuçta olanın müslümanlara olacağını bildikleri için devlet düşmanı bir islamı hareketi engellediler. Yalnız bazı islamcılar ne yazık ki islami geleneğe zıt bir şekilde devlet düşmanlığı yapıyorlar ve iyi niyetli devlet görevlilerini dinden ve islami hareketlerden soğutuyorlar. Giderek bir kutuplaşma meydana geliyor ve olan yine halka yani bize oluyor. Halbuki devlet ve islam düşmanı komunistler bile devlet görevlilerinin hoşlarına gidecek şekilde sinsice konuşuyorlar(örnek olarak Çölaşan), bu şekilde kendilerini dinlettiriyorlar ve yine sinsice araya görüşlerini zehirlerini zerkediyorlar, bu davranış tipi eski bir yahudi geleneğidir. Bu islami hareket içinde mesela Mahçupyan yoktur ama müminler arasında devlet düşmanlığı oluşması için başörtülüler yanında! yer alır gibidir halbuki bütün yaptığı devlet görevlilerine ve devlete çakmak, devlet ile müslümanların arasını açmaktır, bütün gayesi budur çünkü kendisi basitçe gavurdur.
Bu konuyla alakalı olarak zikredeceğim Kral Faysal'ın bir sözü vardır. "İslam dünyasında 1.5 devlet vardır biri Türkiye yarımı da İran" demiştir. Dedelerimiz yani Osmanlılar İslamı hakkıyla anladıkları için islamı cemiyet hayatına nakşetmiişler, cemaat ve tekkelerle halk arasında islamı canlı tutmuşlardır(ki şu anki vahhabi hareket gibi zorlama, baskı idam vs. yoktur). Devlet bilimin ve sanatın üretilmesine fırsat verecek ortamı oluşturmuştur. Oluşan bilim ve sanat güçlü ve canlı ordular oluşturmuş , Osmanlı'da olduğu gibi müslümanları korumuştur. Ortak şekilde yaptıkları Navarin baskınını sonra İslam dünyasına hayasızca saldırışlarını hatırlayın. baskından bir müddet sonra, saldıran devletlerden Rusya kafkaslara, Fransa Cezayir'e, İngiltere de Mısır'a saldırmıştı ve ortalama olarak saldırdıkları yerlerde halkın yarısı ölmüştü.
İslamla tek ruh olmuş devletin, kendileri için ne şekilde tehdit oluşturduğunu bilen kafirlerin şu an İran'a karşı tutumları düşündürücü olmalıdır, gavurlar zaten cihatçı örgütlerden korkmakmaktadırlar. Korktukları devlettir tıpkı eskiden korktukları Osmanlı gibi. Biz Osmanlı ruhunu yani müslümanların ve islam sanatlarının koruyucusu devlet geleneğini yeniden diriltmeliyiz.
Önce kendinizi devlet düşmanı gerici İslami hareketin neresindeyim diye bir sorgulayın. Türkiye'yi ve geleneğini bilenler bu hareketleri özellikle kürtlerin arasında yaymak istemektedirler. Lütfen bunlara fırsat vermeyin , vermeyin ki çocuklarımız turistlere hizmetçi değil de özgür bireyler olsunlar.
Cumartesi, 12 Nisan 2008 17:27
Tüm Yorumlar İçin Tıklayınız ( 1 )
Piyasalar
| Alış | Satış | |
| Euro | 1.7314 | 1.7398 |
| Dolar | 1.1746 | 1.1803 |
| Sterlin | 2.1482 | 2.1594 |
RÖPORTAJ
Anket
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 1 yıllık icraatını nasıl buluyorsunuz?

Foto Galeri
Videolar



















