Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Altan Tan
BOP ve Irak’ın işgalinin 5. yılı
Salı, 01 Nisan 2008 10:52

Irak'ın işgalinin üzerinden 5 yıl geçti. Bugünkü durumu iyi anlayabilmek için işgal öncesi durumu hatırlayarak bugünle mukayese etmekte yarar var.

 

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)'nin sahipleri olan ABD, İsrail ve İngiltere üçlüsünün en büyük iddiaları Irak'ta kimyasal ve nükleer silahların olduğu idi. Bir diğer karşı çıktıkları konu ise Saddam yönetiminin başta Kürtler olmak üzere Irak'taki Türkmenler, Şii Araplar ve İslami çevrelere şiddetli bir baskı ve zulüm yaptığıydı.

 

ABD Irak halkına özgürlük sağlamak için Saddam rejiminin devrilmesi gerektiğini söylüyordu.

 

Büyük Ortadoğu Projesi sadece Irak halkına değil tüm Ortadoğu halklarına iki şey vaad ediyordu.

1.      Özgürlük ve demokrasi

2.      Refah, gelirin adil paylaşımı ve daha insanca bir yaşam.

 

BOP mimarları Ortadoğu'daki tüm krallık ve emirlik düzenlerinin modalarının geçtiğini; Suriye ve Irak'taki Baas diktatörlüklerinin ise halklarına baskı; şiddet ve acıdan başka bir şey veremediklerini söylüyordu. Bir avuç azınlığın modern ordular kurarak halklarına zulüm uyguladıkları, ülkelerinin tüm yeraltı ve yerüstü kaynaklarını hoyratça çar çur ettikleri bu rejimlerin mutlaka değiştirilerek devlet-millet barışmasının sağlanması gerektiği savunuluyordu.

 

Sünni-Şii, Türk-Arap-Kürt, Müslüman-Hıristiyan-Yahudi, zengin-fakir tüm mezhebi, dini, etnik ve sınıfsal çatışmaların çağdaş demokratik anlayışla çözülebileceği anlatılıyordu.

 

Kısacası demokrasi ve özgürlük bütün sorunları çözecek, dertleri sona erdirecek ilk tılsımlı anahtardı.

 

İkinci tılsımlı anahtar ise refah'tı. Ortadoğu'nun trilyonlarca dolarlık petrol gelirleri bir avuç azınlık tarafından talan ediliyordu. Bunca zenginliğe rağmen halkların büyük bir çoğunluğu sefalet içerisinde yaşıyordu. Bu servetin dörtte biri bile halkların yararına kullanılsa tüm Ortadoğu “İsviçre” olurdu.

 

 BOP senaristleri ABD, İngiltere ve perde arkasındaki İsrail özgürlük demokrasi ve refah vaad ederlerken sanki bir yeryüzü cennetinden bahsetmekteydiler.

 

Üstüne üstelik bir de bu yeryüzü cennetinde Arap-İsrail sorunu da çözülecek ve Filistinlilerin dramı da “mutlu sonla” bitecekti. Unuttukları tek şey ise Ortadoğu'daki çağdışı kalmış halklarıyla kavgalı mevcut güç rejimlerini 1. ve 2. Dünya Savaşları sonrası bizzat kendilerinin kurmuş olduğu idi.

 

2008 yılının bugünlerinde bir durum tespiti yapmak gerekirse:

 

1. Ortadoğu'daki başta Filistin sorunu olmak üzere tüm dini-mezhebi-etnik ve sınıfsal çatışmalar uzlaşmayla sona ereceğine aksine şiddet gittikçe artan bir dozda hızlanarak devam etmekte ve Ortadoğu'da adeta kan gövdeyi götürmektedir. İsrail-Arap, Kürt-Türkmen-Arap, Sünni-Şii anlaşmazlıkları daha da derinleşmiş ve içinden çıkılamayacak bir hale gelmiştir. Etnik sorunlar yaşayan Türkmen-Arap ve Kürtler kendi içlerinde ayrıca Şii Türkmen-Sünni Türkmen; Şii Arap-Sünni Arap;  Şii Kürt- Sünni Kürt olarak bölünmüşlerdir. Daha da ötesi Şii Araplar Abdulaziz el-Hakim ve Mukteda es-Sadr yanlıları olarak çatışmaktadır.

 

Körfezdeki krallık ve emirlikler devam etmekte, Lübnan tam bir Kaos yaşamakta, Filistin halkı ise Hamas'a destek verdiğinden dolayı tam bir cendere içine alınmış bulunmaktadır.  Irak'ta dört bin ABD askerine karşın yaklaşık altı yüz elli bin ıraklının öldüğü öne sürülmektedir. Halk diktatör Saddam rejimini arama noktasına gelmiştir.

 

2. Ekonomik yönden de durum felaket arz etmektedir. Ortadoğu'ya refah geleceğine yoksulluk ve sefalet daha da artmıştır. Irak'ta çoğunluğu çocuk ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliğinden dolayı tedavi edilemediğinden için hayatını kaybetmiştir. İki buçuk milyonu ırak içerisinde olmak üzere dört buçuk milyon insan göç etmiştir. Irak dışına göç eden ıraklılar tam bir felaket yaşamaktadır. Lübnan ve Filistinliler de aynı şekilde gittikçe yoksullaşmaktadır.

 

Kısacası Ortadoğu'ya vaad edilen DEMOKRASİ ve REFAH yerine KAOS, ÖLÜM ve YOKSULLUK gelmiştir.

 

Bazı analistler bu durumun BOP açısından tam bir fiyasko ve başarısızlık olduğunu söylerken bazıları ise amaçlarının tam olarak mevcut bu durum olduğunu; esasen Ortadoğu'nun bir bataklık halline getirilmek istendiğini ve bununda başarıldığını öne sürmektedir.

 

Mevcut durum birileri için “hayırlı” olsa bile Ortadoğu halkları için tam bir felakettir. 

 

BOP yöneticilerinin de şapkalarını önlerine koyarak bir değerlendirme yapmaları gerekmektedir.

 

 

 

 

sonun başlangıcı
Güven
Tarih tekerrür ediyor.Nasıl ABD Sovyetleri YILDIZ SAVAŞLARINA çekip ekonomisini bitirdiyse,şimdi de ABD Irak bataklığına çekilmiş ve ekonomisi bitirilmiştirSon başlamıştır.ABD'nin Irakta kaybı 4000 insan ve 1 trilyon dolardır.Hiçbir ekenomi bu yükü kaldıramaz.Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste..
Çarşamba, 09 Nisan 2008 15:31
Hep aynı tür yazılar mı?
Mertan Güney
Bu sitedeki yazarların bazılarının malesef aynı kısır döngüde yazı yazdıklarını görmek bizleri epey üzüyor.
Salı, 01 Nisan 2008 22:39
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 1.7318 1.7402
Dolar 1.2157 1.2216
Sterlin 2.1468 2.1580
RÖPORTAJ
Anket
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ermenistan-Türkiye Milli Maçı dolayısıyla Erivan'a gitmesini destekliyor musunuz?












Foto Galeri
Videolar