Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Altan Tan
“Kürt Sorunu” ekonomik bir sorun mudur?
Cuma, 25 Nisan 2008 00:22

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde, Diyarbakır sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan 17 kişilik heyeti kabulü esnasında yaşanan Kürt sorunu ile ilgili tartışmalar gündeme damgasını vurdu. Başbakan ile Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu arasında yaşanan polemik, Başbakan'ın birkaç ay önce yine aynı kişiyle Diyarbakır'da girdiği tartışmanın bir anlamda devamı oldu.

 

Can alıcı ve can yakıcı bir hale gelen Kürt sorunu, tanımı ve tarifi ile de tartışmalara neden oluyor. Yaklaşık yüz yıldır toplum ve siyasetin baş gündemini oluşturan Kürt sorunu birçokları için hâlâ salt bir ekonomik sorun.

 

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ise bu konu ile ilgili fikirleri “gel – gitler” yaşıyor. 12 Ağustos 2005 günü Diyarbakır'da yaptığı konuşmada “Bu sorunun adı Kürt sorunudur, benim sorunumdur, ben çözeceğim. Devletlerde hata işler, gerektiğinde halkından özür diler" diyen Başbakan bir müddet sonra Rusya'daki bir Kürt vatandaşın sorun ile ilgili sorusuna “sorun yoktur diye düşünürsen sorun olmaz” diye cevap vermişti. Diyarbakır Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileriyle yaptığı toplantılarda sorunu “salt ekonomik sorun” olarak tanımlamıştı. Kürt sorunun sadece, salt bir ekonomik sorun olduğu görüşüne katılmak mümkün değildir. İran, Suriye ve Türkiye siyasetlerini yıllardır meşgul eden; sadece Türkiye'de son 30 yıl içerisinde 40 bin insanın hayatına mal olmuş; başta ABD, Avrupa Birliği, Rusya gibi dünya siyasetine yön veren güçlerin gündemine girmiş bir sorunu “salt ekonomik bir sorun” olarak nitelendirmek imkânsızdır. “Salt ekonomik sorunu” çözmek için Doğu ve Güneydoğu'da 150 bin kişilik bir askeri güçle, 70 bin kişilik bir korucu ordusunun bulundurulması da izahı güç bir konudur.

 

Bir diğer altı çizilmesi gereken konu da sorunun çözümünde takip edilecek siyasi yol haritası ile muhataplar ve üslup sorunudur.

 

PKK ile açık veya örtülü her türlü münasebet red edilmekte; halkın oyuyla seçilmiş DTP ise PKK ile ilişkilendirilerek muhatap alınmamakta; Diyarbakır sivil toplum kuruluşları gibi heyetler ise resmi söylemin dışında bir söylemin dışında bir söylem geliştirdikleri için devre dışı bırakılmaktadır.

 

Peki, DTP ve sivil toplum kuruluşları da muhatap alınmayacak ve onlarla da konuşulmayacaksa kiminle konuşulacaktır! Ülkenin son “30” yılını adeta bir “cehenneme” çeviren, 40 milyar dolara mal olan bu sorun nasıl halledilecektir.

 

Peki, yılda 50 milyar dolar faiz ödeyen Türkiye, “salt ekonomik olarak” tanımladığı bu sorunun çözümü için “en önemli iş” denilen GAP sulama kanalları için gerekli olan 12 milyar doları niçin bulunamamaktadır!

 

Dünyanın birçok ülkesi tarihlerinde böylesi çok önemli sorunlarla karşılaşmıştır. Sorunların çözümü ancak ciddi bir teşhis, soğukkanlı yaklaşım ve kapsamlı projelerle mümkündür.

 

Tarihte günü kurtarmaya çalışmış hiçbir siyasetçi “bugüne” kalmamıştır.

 

 

 

 

ahmet..a ya
muhamed hüseyin
abd nin en büyük mütefikinin türkler olduğunu gözün görmüyor. türkler isrsil ile iş birliği yapıyor gözün görmüyor senin ön yargılı olduğun seni beli etiriyor. sen cahiliye pasını üzerinden atamamışsın.kürtlerin kavmiyetçilik yaptığını söylüyorsun kavmiyertçilik nedir inan onuda bilmiyorsun ıraktaki şiiler ırakın işgalinde abdnin en büyük mütefiğiydi niye kimsenin gözü görmüyor bence tazelenmen gerekiyor. hele inançlı biriysen.....
Perşembe, 26 Haziran 2008 12:53
Her halkın duruşu vardıri
Ahmet_a
Her halkta dindar ,faşist, solcu, sağcı vs. insanlar vardır. Ben toplumları değerlendirirken bu fraksiyonlara bakmıyorum, baksam Hasan Cemal'in Kürtler kitabında anlattığına bakar bütün kürtlerin komünist olduğuna hüküm verirdim ve Hasan Cemal'in işine yarardım. Ben bakarken karşıma çıkan genel resme, bir karakteri mankenleştiren genel duruşa bakıyorum, kürtlerin övündükleri gibi dindar olmadığını, övündüklerinin aksine taş gibi kavmiyetçilik yaptıklarını, tarihte hiçbir müslüman halkın yapmadığı şekilde haçlılarla işbirliği içinde kalleşçe toprak yağması yaptıklarını görüyorum, arada bilmem kaç tane örgüt olduğu beni alakadar etmiyor, genel resim başka bir şey söylüyor çünkü. İnanın Kürtler yerlerinde kalsalar , işgalciyle beraber hareket edip insanları topraklarından sürüp yerlerine yerleşmeseler, kendi borularını kendi topraklarında öttürmeye çalışsalar gerçekten saygı duyardım, herkesin yapacağı gibi. Sence durum öyle mi? Sağcı veya solcu kürt Irak'ta olanlardan sevinçten gözlerinden yaşlar akarak bahsediyor, Türkiye'nin yarısını alacağını arzulayarak garip bir şehvetle zevk alıyor. Bu elde edişin haçlıların hangi kıyımıyla gerçekleşeceğini , hangi vahşet ve satın almalarla olacağını bile bile, adice. Bizdeki bir Türkü sen şimdi İran'a karşı savaştırabilir misin, komünist veya sağcısı olsun, İran'da 30 milyon Türk ün ağzına edilirken, hangi yahudi uşağı Türk ordusunu İran'a karşı savaştırabilir. Türkler yapmaz işte ,bu genel duruştur ve bizim karakterimizdir. Biz 1. cihan harbinde İngiltere ile anlaşıp, Farısilerin yaptığını yapsak ve savaşmasak, kölelerimizi gönderip arkada kasım kasım kasılsak bu kadar toprak kaybeder miydik, en azından soydaşlarımız sınırlarımız dışında kalır mıydı? Bak Farısiler ABD ile görüşüyormuş, sen ne konuştuklarını sanıyorsun? müslümanların kanını ve şerefini korumayı mı, yoksa sen şuraya hükmet orayı sömür ben burayı alacağım buraya karışma, pazarlığını mı? Bak Gürcistan'a Rusya asker sevketmeye başladı, çünkü anlaştılar ve batı karışmayacak, oraya hükmetmeye artık Rusların gücü yeterse sonrasında yeni bir antlaşma olacak. Tıpkı 2. dünya savaşından sonra yapılan antlaşmalar, paylaşmalar gibi, olan tabii mazlum halklara oluyor, güçlü olan eziyor, sömürüyor.
Perşembe, 01 Mayıs 2008 15:43
Ahmet - a'ya önerim
Metin Avcı
Her toplumda iyi ve kötü vardır. İster müslüman olsun ister olmasın. Bir kavimden birinin işlediği kötülük tüm kavmi bağlamaz. Türklerdende ABD ve İsrail yanlıları olduğu gibi karşıtları vardır. Kürtlerden de ABD ve İsrail'i destekleyen olduğu gibi karşıtları vardır. Örneğin ABD'nin Irak işgalinde ilk şehid ettikleri Kürtlerdir. 500'e yakın kürt öldü. fakat kimse sesini çıkarmadı. Kimdi o ölenler? Ensar el islam adlı kürt grubuna bağlı kürtler. Bugün hala ırak'ta direnenler arasında 10'a yakın kürt grubu bulunmaktadır. Barzana ve Talabani'ye bakıp bir halk yargılamayın. Bu dinin gereğidir. Elbette Türkler tarih boyunca İslam'a büyük emek vermişlerdir. Hakikaten 19. yüzyıla kadar asla ırkçılık yapmamışlardır. İsmet özelin vurgulamak istediği de bir yönüyle budur. Ama siz siz olun kafir bile olsa bir kavmi toptan aşağılamayın... üstün olan Allah indinde belli olacaktır...
Perşembe, 01 Mayıs 2008 14:44
Bugün
Ahmet_a
Ben bugün Türklerin aynı Türkler olduğundan bahsediyorum, diğer müslüman milletlerin kafirle işbirliği yaparak bize diş geçirmeye ve topraklarımızı yağmalamasına adalet ve ahlak adına karşı çıkıyorum. Bu bugün Allah için ne yaptığımıza girmiyor mu, yoksa kafirin menfaatı için ne yaptığımıza mı giriyor? İyi kafirle bir olalım da müslüman coğrafyada haçlıların etkisini artıralım, onlar da tabii safça kürtleri tutsun! sen de akıllı ve mücahit ol. Bir de kürtlerin dindarlığı , görüldüğü gibi fostur, hem de ilk fırsatta fos çıktı. Afganistan'da bütün müslüman milletler Ruslara, modern haçlılara karşı savaştı, Irak'ta savaşmayan bir tek kim var tahmin et, savaşmayı bırak nasıl da işbirliğiyle ve iştahla topraklamızı yağmalıyor, insanları tehdit ve ölümle korkutup kaçırarak köylülerini yığıyor.
Perşembe, 01 Mayıs 2008 13:40
Elbette üstünlük inanç iledir
Ahmet_a
Ben de bunu anlatmaya çalışıyorum ya, niye çarpıtmaya çalışıyorsun? Ben sadece maziden mi bahsediyorum, aynı anda şimdiden de bahsediyorum. Şimdi kürtler değil mi ABD ile yani haçlı olduğunu söyleyenlerle işbirliği yapıp diğer milletlerin topraklarını yağmalayıp cani bir sistem kuran, ABD Türkiye'nin yarısını cömertçe ona buna haritalarla bölüp parçalar ve dağıtırken heralde gözleri sevinten yaşaran müslüman kardeşlerimiz bizden daha dindar değildir. Heralde ABD nin Irak'ta kurduğu adaletli! sistemi batı uzantısı Türkiye medyasında öve öve bitiremeyenler bizden daha takvalı değildir. Heralde biz kürtler gibi Türklerin kapılarının altından evini bir hafta içinde terket demiyoruz. Ben diyorum ki Türkler islamda daha samimi olduğu için kavmiyetçilik yapmamaktadır . Düşünsene ABD ile işbirliği yapıp Kürtlere,Araplara veya Farısilere saldırdığımızı(halbuki tam tersi oldu), petrol bölgelerini İngiliz şirketleriyle paylaştığımızı ve bu yüzden İngilizlerin bizi desteklediğini,yerel halkalara ya Türk tanıdık bul ,öl ya da kaybol dediğimizi. Abd kimin kendilerine daha yakın, kimin karakterinin daha satın alınabilir olduğunu bildiği için bizim etkimizi silmek istiyor tıpkı filistin'de ve diğer coğrafyalarda zamanında yaptıkları gibi. Niye bizim özgür topraklarımız haçlı işbirlikçilerine dağıtılsın, işbirlikçiler tarafından yağmalansın, bu islama daha mı uygundur?
Perşembe, 01 Mayıs 2008 13:28
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 1.9310 1.9403
Dolar 1.4220 1.4289
Sterlin 2.4090 2.4216
RÖPORTAJ
Anket
Kuzey Irak'taki Kürt yönetimi ile diyalog çözüm mü?








Foto Galeri
Videolar
Rüyalarınızın anlamını öğrenmek için tıklayınız