Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Açe’de Türk milli takımı favori
Afrika’da, Arap Yarımadası’nda ve uzak doğu Asya’da tüm Müslüman halkların Avrupa Şampiyonası’nda gözdeleri Türk Milli Takımı. Açeliler, Almanya maçına şimdiden hazırlar.
Pazar, 22 Haziran 2008 15:49

Adil Yurtkuran / TİMETURK / Açe 

Açeliler futbolu seven ve yakından izleyen bir toplum. Bölgesel lig maçlarını izlemek için stadları dolduran Açeliler, uluslararası turnuvaları da gecenin bir vakti kafelere doluşarak izliyor. Bu yıl Avrupa Şampiyonası’na da benzer bir alâka gösteriliyor. Avrupa ile Güneydoğu Asya arasındaki saat farkından ötürü Avrupa’da oynanan maçlar burada gece yarısından sonra takip edilebiliyor. Buna rağmen, futbol sevdalıları bu zevki tatmak için gece yarısı kafelere koşuyorlar. Elbette bunda tropik iklimin bir avantaj yarattığını da söylemeliyiz. Gün boyu güneşin kavurduğu bu coğrafyada hayat geceleyin bir başka oluyor. Dolayısıyla eğlenmek için futbol maçları özellikle gençler arasında olağanüstü bir fırsat. Açeliler Türk Milli Takımı’na özel bir ilgi gösteriyorlar. Hafızalarında 2002 yılı Dünya Kupası finali tazeliğini hâlâ koruyor. 

21 Haziran sabahı, Türkiye’nin Hırvatistanı yendiği haberini ve ilk tebriği eşimden aldım. Birkaç gündür rahatsız olduğum için daha henüz kalkmamıştım. Ayrıca, Endonezya saatiyle gece yarısından sonra ikide oynanan maçı da izleyememiştim.  

Eşim bir arkadaşıyla yaptığı telefon görüşmesinin ardından Türkiye’nin maçı 3-1 kazandığını söyledi. Bu haber benim için pek süpriz olmasa da güne keyifli başlamak için kafi sebep sayılabilirdi. Gün boyu karşılaştığım bayan, erkek tanıdıklardan tebrikler aldıkça şaşkınlığım kadar sevincim de artıyordu. Tebriklerin biri de Güney Afrikalı ve Açe’de yaşayan bir Müslüman arkadaştan geldi.  

Açeliler, tıpkı 2002 yılında Japonya’da gerçekleştirilen Dünya Kupası’nda olduğu gibi Türk milli takımını yakından takip ediyorlar. Açe’ye geldiğim 2005 yılında pek çok genç arkadaşın Türk milli takımı 11’ini saydığını hatırlıyorum. Rüştü’sü, Emre’si, Ümit Karan’ı, Hakan’ı, Hasan Şaş’ı ve diğerlerini. Zaman zaman bir karşılaştırma yapmak için ‘Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı kimdir?” diye sorduğumda ya cevap veremiyor, ya da uzun süre düşündükten sonra doğru cevabı veriliyordu.  

Bu yıl da Haziran ayında yapılacak Avrupa Şampiyonası öncesinde Açelilerle maç hazırlıklarını konuşuyorduk. Hepsi 2002 yılındaki başarıyı bekliyordu Türk milli takımından. İlk maçın ardından gelen yorumlarda hayal kırıklığını görmek mümkün değildi. En yakın dostlarımdan Amir, “Türk milli takımı 2002’deki gibi süratli değil, tutuk ve savunma üzerine kurulu oynadılar.” yorumunu daha sonra bizim profesyonel futbol yazarların yazılarında da gördüm. Bu durum bir ümitsizlik yaratmadı değil. Ancak ikinci maçtaki performans ile kupadaki durumun iyiye gitmeye başlaması, Çek maçındaki olağanüstü galibiyet ile zirve noktasına ulaştı. Bu sefer dostum Amir “Bu maç, şu ana kadar turnuvanın en iyi maçıydı” yorumunu yaptı. Amir gene profesyonel bir yorum yapmıştı. Ertesi gün gerek Türk gerek İngiliz medyasında okuduklarım Amir’i teyid ediyordu.   

Açe’de yayınlanan günlük bir gazetenin genç köşe yazarlarından biri geçenlerde Açeli futbolseverler arasında Türkiye’yi tutanların sevgisinden bahsediyordu. Ancak bu sevginin ne Türklerle Açeliler arasında tarihte yaşanan ilişkilerden, ne de tsunami sonrasında Türklerin Açe’de inşa ettikleri ve dillere destan olan evlerden kaynaklanıyordu. Bu sevginin sebebi Türk bayrağının Açe Özgürlük Hareketi’nin bayrağı (artık ‘Açe Partisi’ bayrağı olarak yasallaştı) ile aynı olmasıydı. Bana kalırsa bütün bunların toplamıydı Açelilerin Türk Milli Takımı’na besledikleri muhabbet ve sempati.  

Şimdi rakip Almanya. Çarşamba günü bu maç için kafelerde Açelilerle birlikte yerimi alacağım ve onlarla birlikte güzel bir mutluluğa ortak olacağımı ümit ediyorum. Umarım, Türk Milli Takımı bizleri ve Açelileri sevindirmeye devam eder. Dünyanın bu güzel beldesinde yaşayan biz Türkler, Açeli dostların sevgi vemuhabbetleriyle yalnızlık hissetmiyoruz. Onların bu sempatilerinin devamının da gerek futbolda gerekse başka alanlardaki başarılarımızla devamlı olmasını dilerim. Çünkü, Türkiye’de kaç kişi bunun farkında bilmiyorum, ancak Açeliler Türkleri örnek almak istiyorlar.  

Bu arada Fatih hocaya bir önerim var. Futbolcuları ile Açe’yi ziyaret etmesini hararetle tavsiye ederim. Burada görecekleri ilgiden şaşkına döneceklerinden ve büyük bir mutluluk duyacaklarından eminim. 

 

İlgili haber için tıklayın:

İslam Dünyası'nda Türkiye zaferi coşkusu

 

 

havaya ateş açanlar ne olacak!
ulubatlı
bakalım almanya maçından türkiye finale çıkarsa, bakalım kaç kişi yaralanacak yada ölecek. havaya ateş açılacaksa yerleşimden uzak ve tehlike oluşturmayacak yerde ve namlunun ucunu tama havaya kaldırarak ateş edilirse kolay kolay birşey olmaz. birşey patlatılacaksa zaten havai fişekler bu işi yapıyor. ama silahdan ve insanlıktan anlamayan serseriler sevinecek ya. hiç önemlimi onlar için insan hayatı yada değerleri. kimlere ne acı yaşatacakları umurlarında değil. artık o serseriler üzerinde silahla sevinme yapılsın. onlar masumları ağlatmadan, onlar ağlasın. keşke imkan olsada, şeytan diyor; sık kafasına..
Pazar, 22 Haziran 2008 19:19
sevgi bağı dinimiz
Elif Akkuş
açeliler ile bizi birbirine bağlayan duygu mübarek dinimiz. Afrika'dan Açe'ye tüm kardeşlerimize sevgi dolu selamlar... Artık ırkçılık bitsin tek bağımızı kutsal dinimiz olsun. Osmanlı ruhu olurda belki yeniden dirilir
Pazar, 22 Haziran 2008 16:14
Bu islam bağından dolayı
Hasan Yolcu
İslam dünyasındaki bu sevgi İslam bağından kaynaklanıyor. İşte Türkiyem artık uyan. Sadece futbolda değil her alanda islam dünyası yanında yeterki adam gibi dur.
Pazar, 22 Haziran 2008 16:11
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.1394 2.1497
Dolar 1.5282 1.5356
Sterlin 2.4991 2.5122
RÖPORTAJ
Anket
Sizce Askeri yargı'nın varlığı demokrasiye uygun mu?
Foto Galeri
Videolar