Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
‘Şii yayılmacılığı iddiası batının teranesi’
Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Gelen Sekreteri Ayetullah Ali et-Teshiri, “Şii yayılmacılığı söyleminin ardında Şia-fobi var” dedi.
Perşembe, 07 Ağustos 2008 08:06

 

Haber Merkezi / TİMETURK

Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu (Daru't Takrib) Genel Sekreteri  Ayetullah Ali et-Teshiri, Batı medyasında, Arap dünyası ve Afrika’da Şii yayılmacılığıyla ilgili dile getirilen vehimleri eleştirdi. Teshiri, bu iddiaların arkasında Batı’daki Şia-fobia olgusunun yattığını ifade etti. Batılıların ortaya attığı bu vehimlerin amacının Müslümanlar arasında fitne çıkarmak olduğunu belirten Teshiri, özellikle de Hizbullah’ın 2006 yazında İsrail’e karşı zafer kazanmasının ardından Batılı medyanın Şii yayılmacılığı teranesi hakkında uyarılarının arttığına dikkat çekti.

Bazılarının Şii yayılmacılığı tehlikesi olarak adlandırdığı konudaki uyarılar, Irak lideri Saddam Hüseyin’in 2003 yılında devrilmesinin ve Şia’nın Irak’ta ABD işgaliyle birlikte iktidarı ele geçirmesi ardından arttı.

Uyarıda bulunanlar, her ne kadar etkisi sınırlı da olsa bazı Arap ülkelerinde Şia tebliğinin yapıldığını, Şiilerin Bahreyn ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde devlet kurumlarında daha çok görev alma yönündeki taleplerinin arttığını ve son beş sene içerisinde kendi hakları olduğunu iddia ettikleri konularda taleplerini birbiri ardına sıraladıklarını kanıt gösteriyor.

Hizbullah’ın İsrail’e karşı verdiği savaşta başarılı olmasının ardından bazı gözlemciler, siyasi Şiileşmenin gündeme geldiğini söylüyorlar.

SİYONİZMLE DEĞİL DİNLERARASI DİYALOG

Öte yandan Teshiri, sonuncusu İspanya’nın başkenti Madrid’de yapılan ve kendisinin de bizzat katıldığı dinlerarası diyalog düşüncesini desteklediğini açıkladı.

Dinlerarası diyalog toplantısına katılacak olan Yahudi hahamların İsrail’i destekleyen ya da Siyonist ideolojiyi benimsemiş kişiler olmamasını şart koştuklarını ve Şii ulemanın şartlar yerine getirilirse toplantıya katılacağını belirten Teshiri, siyonizmi insanlığın düşmanı olarak tanımladı.

Farklı din müntesiplerinin bir araya gelerek diyalog kurmasıyla aynı dinin müntesipleri olan Şiilerle Sünniler arasındaki diyaloğun birbirinden ayrı tutulması gerektiğini belirten Şii alim, İslam’ın medeni ve insani yüzünü ortaya koymak için önümüzdeki dönem her iki eksende de faaliyet gösterilmesi gerektiğini kaydetti. Teshiri, ahmak fanatiklerin İslami mukaddesata yönelik hakaretlerinin ise kaale alınacak kadar önemli olmadığını kaydetti. İşte, Ayetullah Teshiri ile yapılan röportajın tamamı:

BATI KENDİ HALKINA ISLAMOPHOBIA MÜSLÜMANLARA SHIAPHOBIA YAYIYOR 

Körfez ülkeleri ve Afrika gibi ülkelerde gelişmekte olan Şii yayılmacılığıyla ilgili olarak düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?.

—Bu Şia-fobi olarak değerlendirilmesi gereken bir husus. Batılı medyanın Müslümanlar arasında fitne çıkarmak için yaptıkları bir propagandadan başka bir şey değil. Şiiler ve Sünniler yüzyıllarca bir arada yaşamış kardeş mezheplerdir. Bu ikisinin arasını açmak isteyenler iki tarafa da düşmandırlar. İmam Humeyni bunu şu sözüyle teyit etmiştir: “Sünnilerle Şiilerin arasını açmak isteyenler, ne Şiidir ne Sünnidir, aksine ümmetin düşmanlarıdır.”

Bunun en büyük delili, Hizbullah’ın 2006 yılındaki savaşta İsrail’i yenmesinin ardından Batılı yayın organlarında Şia karşıtı söylemin yükselişe geçmesidir. Bu fitnenin arkasında duranlar kendi komplolarının önünü açmaya çalışmaktadırlar.

Sonuncusu Madrid’de yapılan dinlerarası diyaloğun önemine inanıyor musunuz? Yoksa bu toplantı, sizce protokolden ve sözlerden ibaret bir buluşma mı?

Bu toplantılar, şayet açık bir strateji ve netleştirilmiş hedefler üzerine inşa edilirse; dinler, kültürler, medeniyetler arasındaki örtüşme ve uyum ortaya çıkacaktır. Hedeflenen anlaşma gerçekleşecektir. İslam âleminin dünyaya İslam’ın insani ve medeni yüzünü göstermek için gayret sarf etmesi gerekir.

Bu olursa, bazı fanatik ahmakların İslam’ın mukaddesatına yönelik saldırılarını görmezden gelebilir, İslam’ın tüm insanlık için ne anlama geldiğini kavrayamayan insanları korkutmaya çalışanlarla çatışmaktan kaçınmak mümkün olur.

Bence Suudi Arabistan Kralı’nın sponsorluğunda geçtiğimiz ay Madrid’de yapılan dinler arası diyalog toplantısı ve bundan sonra yapılacak olan toplantıların, önemli etkileri olacak organizasyonlar olduğunu düşünüyorum.

İsrail içinden ya da dışından hahamlar gelirlerse yine de katılacak mısınız?

İsrail’i desteklemeyen ve siyonist olmayan Yahudiler katılırsa katılırım. Siyonizm insanlığın ve diyaloğun düşmanıdır. Bu nedenle Yahudilikle Siyonizm arasında ayrım yapmak gerekir. Yahudilikle yapılacak olan diyalog, daha büyük uyum alanı oluşturmak açısından kaçınılmazdır.

Size göre, Şii-Sünni diyaloğu dünya çapındaki toplantılar kapsamında mı gerçekleşmesi gerekir yoksa Sünnilerle Şiilerin İslam şemsiyesi altında mı birleşmesi gerekir?

Bu toplantılar, Şiilerle Sünniler arasındaki diyalog için uygun zeminler değil. Çünkü başka dinlerle olan durumun aksine Şiilikle Sünnilik arasındaki ortak noktalar çok fazla. Aralarındaki diyalog üslubu da genel anlamda dinler arasındaki diyalogdan çok farklı olmak zorunda. İslami diyalog, Kuran, İslam kardeşliği ve ortak çıkar temelinde gerçekleşecektir. Hâlbuki dinler arası diyalog semavi dinler arasında yapılacak olup vicdan, mantık ve fıtrata dayanmaktadır.

Şia, Madrid toplantısında sadece 4 kişiyle temsil edildi. Bu tür toplantılarda bu seviyedeki bir temsilden memnun musunuz?

Biz daha fazla Şii âlimin toplantıya iştirak etmesini arzu ederdik, ancak diyalog Müslüman, Yahudi ve Hıristiyanlar arasında olduğu sürece Şii din âlimlerinin sayısının önemi yok.

Budizm ve Hinduizm gibi başka inançların temsil edilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunların da dinler arası diyalog toplantılarına katılmaları sizce zaruri mi?

Bence onların da katılması önemli. Özellikle de fıtratın bu inançlar üzerindeki etkisi gibi hepimizin ortak olduğu hususlar var. Bizim onlarla birçok noktada farklı inançlara sahip olduğumuz doğrudur. İnsanların oluşturmuş olduğu inançlarda da fıtratın bazı etkisinin olduğunu görüyoruz. Bizim bu alanları ortaya çıkarmamız, bu inançlar içinde fıtratın etkisinin boyutlarını daha derinlemesine bilmemiz gerekir. Dahası, bizimle onlar arasında ortak alanları tespit edip ortak hareket noktasında bu hususlardan yararlanılabilir.

Bazıları, Batı’nın İslam ülkelerine yönelik saldırılarını göz önünde bulundurarak bu tür toplantılara katılmayı zaaf alameti olarak gördüklerini söylüyorlar. Ne düşünüyorsunuz?

Diyalog isteyen tarafın kendisinin başkaları tarafından tanınmasını isteyen bir taraf olması hasebiyle zayıf olduğu düşünülebilir ancak biz, diyaloğun mantıklı ve insani bir yol olması hasebiyle bu tür durumlara izin vermeyeceğini düşünüyoruz.

Diyalog, bu bahsettiğim hususları zorunlu olarak içermez. Tersine ortak alanlar arar, başkaları açısından müphem olan noktaları açığa çıkarmaya çalışır.

Evet, ötekine saygı duymak, tabii durumundan çıkarmamak için onu kışkırtmamak, muhatabına kötü davranmamak diyaloğun şartlarındandır. Bu, aynı zamanda Kuran-ı Kerim’in de öngördüğü bir husustur. Peygamber efendimiz, iman açısından insanların en büyüğü olmasına rağmen müşriklere şöyle bir çağrıda yapmaya davet edilmiştir: “Öyleyse doğru yolda veya apaçık bir sapıklıkta olan ya biziz ya sizsiniz." (Sebe:24). 

Genel olarak dinine ve kendine özgüveni olanlar, diyaloğa girmeye daha yatkındırlar. Çünkü dinin özündeki değerli cevherden emindir. Kimsenin eleştirisinden korkmaz.

Batı’nın Haçlı duyguları ve siyonist nefretle İslami kimliği yok etmeye yönelik elinden geleni yapıyor olmasına ve taraflar arasındaki uçurumun giderek artıyor olmasına rağmen iki taraf içerisindeki makul insanların mevcut sorunların çözümü ve müşterek hususların artmasını sağlamak için bir araya gelmeleri halen mümkün bir konudur. Bu, taraflar içerisindeki fanatik kesimlere karşı çeşitli vesilelerle mücadele edilmesine engel değildir.  

 Dünya İslami Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu'nun resmi web sitesi

 

Editöre
Said
Editör kardeşim, Şimdi kaç kez yazdığım yorumları yayımlamadığını gördüm, burada kesinlikle kasıt buluyorum. Kim olduğunuzu bilmiyorum; ama istanbula ulaşınca Turan beyle senin şu mevzuyu bir ele alalım diyorum. Kardeşim zaten yeterince Şii ve İran reklamı yapıyorsunuz, bari izin verin.
Cumartesi, 09 Ağustos 2008 14:37
MÜSLÜMANLARIN BİRLEŞME ZAMANIDIR
M.Emin
Sevgili kardeşlerim; Sünni ya da şia, ne fark eder. Sadece Allah’a inanan insanların dini aynı, kitabı aynı, peygamberi aynı, söylemleri aynıdır. Herkes Hz. Kur’an’ı ve Peygamberler Peygamberi Hz. Muhammed(S.A.S.)’i esas alıyorlarsa arada bir çizgi Kadar da fark bile yoktur. Esas olan Yüce Allah(C.C.)’ın emirlerine önce harfiyen iman etmek ve sonra da uymaktır. Siyonist güçler; İslami kisveye girip Müslümanların arasına fitne ve nifak sokmaya çalışıyorlar. Sahte FURKAN diye uyduruk bir kitap hazırladılar. İbrahim’i dinler birliği, dinler arası diyalog, Ortak fetva makamı vs. gibi yalanlarla İslam dünyasına tuzak kuruyorlar. Müslüman Irak’a haksız olarak ve iftiralarla ve barış getirmek adına saldıran, Milyonlarca Müslüman’ı katleden Haçlılar milyonlarcasını da evsiz barksız, yiyeceksiz, çıplak bıraktılar. Ve hala da Müslümanların kanlarını akıtmaya devam etmektedirler. Müslümanları önce kavmiyetlerine göre ayırıp, bundan netice alamayınca mezheplerine göre ayırıp CİA, Scotlad Yard ve Mossad ajanlarıyla Müslümanları birbirine düşürmeye çalışan Haçlı şövalyesi Bush ve stratejik ortağı Tony Blair şimdi Müslüman Dünyasına mavi boncuk dağıtarak kandırmaya çalışıyorlar. Çok Değerli Müslümanlar; İslam’ın ve Müslümanların kısacası ALLAH’ın düşmanlarına karşı birlik olalım. Bundan sonra Çağımız İslam’ın gelecek çağlara hükmetme, insanlığa barış ve huzuru yaşatma çağlarının başlangıcıdır. Unutmayalım her doğum sancılı olur. Böylece bütün insanlık âlemi kurtuluşa erecektir. Allah’ın izni ile Yüce Rabbimizin rızasına kavuşacağız, inşallah. Doğru teşhislerinden ve gayretlerinden dolayı “Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri Ayetullah Ali et-Teshiri”ye şükranlarımızı arz ediyoruz. Allah(C.C.) Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik için, katkı sağlamak için gayret gösterenlerden razı olsun
Perşembe, 07 Ağustos 2008 19:35
MEN HÜSEYİNEM BALAM
İLHAN KARAGÖZERDOĞAN
TARİHE ÇOK İYİ BAKIP DERS ÇIKARMAK GEREK.DERS ÇIKARIRKEN İLMİ İLE AMEL EDEN ALLAH DOSTLARININ HAYATLARINI ÇOK İYİ OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM.MEDENİ BEY HÜSEYİN İNİZ YOK DİYOR.BİZİM HÜSEYİN İMİZ HASAN IMIZ VAR ALLAH A ŞÜKÜR.SONRA MÜCTEHİD KONUSUNA GELİNCE:''DİNİN AFETİ;FACİR BİLGİN,ZALİM HÜKÜMDAR,CAHİL MÜCTEHİD(OLMAK ÜZERE)ÜÇ KİMSEDİR''DİYOR ALLAH RESUL U.SÜNNİ ALEMİ 1100 YILDIR MÜCTEHİD ÇIKARAMIYORSA?İSLAM ALEMİNDEKİ ANA SIKINTILARDAN TEK SORUMLU KESİM ORTA DA DEĞİL Mİ?ÖYLE DÜŞÜNE BİLİRİZ.FAKAT İNANAN İNSANLAR OLARAK MEŞVERETTE ÇOK ZAYIFIZ.TARİHİN DERİNLİKLERİNE ÇOK FAZLA DALMADAN ALİ ŞERİAT İYİ OKUYALIM.NASIL VE NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?NEYİ ELEŞTİRDİ DE BU İNSAN ÖLDÜRÜLDÜ? BEN MÜSLÜMANIM DİYEN HERKESİ SELAM VE DUA İLE KUÇAKLIYORUM HÜRMET GÖSTERİYORUM.''BİZ İNSANI EN MÜKEMMEL ŞEKİLDE YARATTIK''AYET İYLE DE EYVALLAH DİYOR: YARATILANI YARATAN DAN ÖTÜRÜ SEVİYORUZ. SELAM VE DUA KARDEŞİNİZ İLHAN
Perşembe, 07 Ağustos 2008 19:07
demek hazır degiliz
Medeni Yusufoğlu
Bu tepkiler sunni dünyasının buna hazır olmadığını gösteriyor..Lafı uzatmaya gerek yok mesela teheccüt vacip derecesinde dir şia da....bunun gibi nice örnekleri var şia nın ....arasında fark var demedim sunni kaynaklar kuruyor dedim,sevgili kardeşim...ben ne kadar medeniyim,kısmetin olursa tanırsın...Hazmedeceğiz.....sevgilerimle.....
Perşembe, 07 Ağustos 2008 13:29
Medenileşmemiş medeni'ye
Ali yiğit
Hüseyinler Şia'yı değil İslam'ı temsil ederler. Bugün tüm ümmet sekülerleşiyor, sadece sünniler değil. Anlaman için buyrun İran'a git. Hakikati gözlerinle gör. Sünni dünya 300 asırdır sömürgeciliğe karşı mücadele etmekte, hem de kendini yenilemekte. Hani müctehiddden ne anladığına bağlı ayrıca. Irak'taki şianın hali pür melali ortada... Bunlar uzun mevzular. Bol örnekli olarak anlatmak gerekiyor. Ama umarım mesajı almışsındır. Sünni dünya ümmeti temsil ediyor ve mezhepcilik yapanları azdır. Azınlıklar istedikleri gibi övünebilir sorun değil. Halbuki biz de şii kardeşlerimizin ümmet bilinciyle hareket etmesini istiyoruz.
Perşembe, 07 Ağustos 2008 12:28
Piyasalar
  Alış Satış
Euro 2.1032 2.1133
Dolar 1.6711 1.6792
Sterlin 2.5000 2.5131
RÖPORTAJ
Anket
Korsanların gemileri fidye için kaçırdığı öne sürülüyor. Sizce de öyle mi?












Foto Galeri
Videolar
Rüyalarınızın anlamını öğrenmek için tıklayınız